Evlilik için arz ve talep dengesi

Talipler çok olunca kadınların toplumdaki gücü artıyor.

Evlilik için arz ve talep dengesi
Paylaş:

Talipler çok olunca kadınların toplumdaki gücü artıyor. Haber5Bazı kültürlerde, iş evlenecek kişiyi seçmeye gelince aşk nakit para kadar önemli değil. Eş seçiminde para açık bir rol oynamadığında bile kur yapma adetlerine ekonomik teorinin en temek kuralı, arz ve talep karşıtlığı, yön veriyor. Örneğin Hindistan'daki çeyiz sisteminde, damattan daha yaşlı olan gelinin ebeveynleri genelde müstakbel damatlarına daha fazla para veriyor. Kadından daha iyi bir işte çalışan erkeklere de daha çok para veriliyor. Kısacası, çoğu ülkede gerçek bir evlilik piyasası var ve ekonominin kuralları orada da geçerli. Eş arayan kadınların sayısının fazla olduğu piyasalarda, ticaretin şartları erkeklerin lehine değişiyor. Eş arayanların çoğunluğu erkek olunca da tam tersi geçerli. Çin'de kültürel olarak erkek çocuklarının tercih edilmesi ve cinsiyet tercihine dayalı kürtaja olanak tanıyan teknolojilerle birlikte devletin tek çocuk politikası, genç insanlar arasında büyük bir cinsiyet oranı dengesizliğinin belirmesine yol açtı. Genç nüfusta 100 kadına 120'den fazla erkek düşüyor. Piyasa modellemelerine göre, Çin'deki evlilik piyasasında ticaretin şartlarının keskin bir şekilde kadınlar lehine değişmesi gerekir. Kadınlar ve aileleri, müstakbel damatların gelir potansiyeline daha eleştirel yaklaşır gibi görünüyor. Evin büyüklüğü çoğu kez zenginliğe dair daha güvenilir bir işaret olarak görüldüğünden bir aile, gelirlerinin daha büyük kısmını konuta harcayarak oğullarının evlilik şansını artırabiliyor. Çin evlerinin boyut dağılımını inceleyen New York'taki Columbia Üniversitesi'nden Ekonomist Shang-Jin Wei ile Uluslararası Gıda Politikası Araştırmaları Enstitüsü'nden Xiaobo Zhang, oğulları olan ailelerin kız çocuk sahibi ailelerinkinden çok daha büyük evler yaptırdığını buldu. Ayrıca bir şehirde erkeklerin kadınlara oranı ne kadar yüksekse, erkek çocuk sahibi ailelerin evlerinin ortalama boyutunun da o kadar büyük olduğunu buldular. Wei erkek çocuk sahibi çoğu ailenin, evlerine kaçak bir üçüncü kat eklediklerini söylüyor. Bu kat dışarıdan bakınca evin orijinal bir parçası gibi görünse de içeriden bakınca yarı bitmiş ve pratik hiçbir özelliği olmayan bir eklenti. Wei, "Çöpçatanlar bu taktiği iyi biliyor. Ama ailenin evi üç katlı değilse, çoğu o ailenin oğluyla bir görüşme ayarlamayı reddediyor" diyor. Erkeklerin finansal risk almayı niçin mecburi bir strateji olarak gördüğünü de anlayabiliriz. Diyelim ki bekâr bir erkeğin riskli bir işe 10 bin dolar yatırma şansı var. Adam başarılı olursa, 1 milyon dolar kazanacak ve eş bulma konusunda sosyal açıdan çok daha başarılı olacak. O halde bu yatırımı yapması mantıklıdır, çünkü yapmadığı takdirde kesinlikle başarısız olacaktır. Wei ve Zhang araştırmalarında, erkeklerin kadınlara oranının daha yüksek olduğu bölgelerde yaşayan erkeklerin riskli yatırımlar yapma olasılığının daha fazla olduğuna dair kanıt da buldu. THE NEW YORK TIMES