Evimizde huzur kalmadı artık sohbet etmiyoruz

Bilgisayar bağımlılığıyla ilgili yazı dizimize gelen mesajlar, sorunun boyutunu gözler önüne seriyor. Bir annenin yazdığı şu satırlar, aileleri bekleyen tehlikenin kanıtı:

Evimizde huzur kalmadı artık sohbet etmiyoruz

Bilgisayardan gerçekten nefret ettim, evimizde huzur kalmadı. Tatile çıkarken bile bilgisayar götürmezsek oğlum gelmiyor..

Memory Center Kliniği'nden Psikiyatrist Ahmet Çevikaslan; okurlardan gelen bilgisayar bağımlılığıyla ilgili soruları yanıtladı:

3 YAŞINDA BAĞIMLI OLDU!

* Çocuğum 3 yaşında bilgisayarla tanıştı. Şu anda 11 yaşında ve bilgisayar tamiratı bile yapıyor. Babası bilgisayar öğretmeni, o işe gidince bilgisayarın başından kalkmıyor. Fakat internette futbol ağırlıklı oyunlar oynuyor. Kardeşi şu an 3 yaşında ve onu da alıştırdı. Bilgisayardan gerçekten nefret ettim, evimizde huzur kalmadı. Artık sohbet etmiyoruz, tatile çıkarken bile bilgisayar götürmezsek oğlum gelmiyor. Bu durumda ne yapmalıyız? (T.Ç.) Oyun bağımlılığı Türkiye'de çok yaygınlaşmaya başladı. Bilgisayarla erken tanıştırmakla hata yapmışsınız. Aile, bilgisayar için kota koymalı. Bilgisayar her gün kullanılacak bir şey değil. Süre, yaşa göre ayarlanmalı. Aileler çocuklarıyla birlikte internet kullanmalı; onların MSN mi, oyun mu, yoksa diğer alanlarla mı ilgilendiğini takip etmeli. Çocuğunuz acilen psikoterapi almalı. Artık aile onun davranışlarını kontrol edemiyor; bu yüzden bir anlaşma yapılmalı. Kurallara uymadığında bilgisayarın ortadan kalkacağı söylenmeli.

AİLEM BANA İNANMIYOR

* Ben Ezgi, 15 yaşındayım. Babam haberinizi görmüş ve bana okuttu. Ailem internet bağımlısı olduğumu düşünüyor; ama ben öyle olmadığıma inanıyorum, hatta buna eminim! Yazdığınız testi de okudum ve uyguladım, çoğu madde bana uymuyor. İnternete girmediğim zamanlarda kendimi mutsuz hissetmiyorum. Her gün internette kalma sürem artmıyor, aksine azalıyor. İnternette olduğum kadar TV de izliyorum, arkadaşlarımla da görüşüyorum, kitap da okuyorum. Fakat ailemi nasıl inandırabileceğimi bilmiyorum. İnternette çok zaman geçiriyorum evet ama bu bağımlı olduğumu mu gösterir? Öyle olsaydı bir yerlere tatile gittiğimizde bir hafta filan internetten uzak kaldığımda bilgisayarı aramaz mıydım? Ama ben eksikliğini hissetmedim bile. Sizce de ben bir bağımlı mıyım? Değilsem eğer ailemi nasıl inandırabilirim? (E.D.) Hiçbir bağımlı, 'bağımlı' olduğunu kabul etmez. Ama eğer gerçekten annenin ve babanın verdiği süre içinde internette kalıp sonrasında ayrılıyorsan, o zaman bağımlılıktan söz edilemez. Yalnız ders başarısı da ebeveyn tarafından bir delil olarak sunulabilir. Öte yandan ergenlik döneminde çocuklar çok fazla odalarında kalır ve anne-babayla daha az vakit geçirir, bu da ailenin kaygısını artırır. Bu nedenle onlarla konuşarak ya da biraz daha fazla zaman geçirerek annenin ve babanın kaygılarını azaltabilir, sana daha çok güvenmelerini sağlayabilirsin.

PORNO SİTELERE GİRİYOR

* Oğlum porno sitelere giriyor. Bilgisayara güvenlik kilidi koyuyoruz, onu da kırıp yeniden bu tarz sitelerle ilgileniyor. Sizin öneriniz nedir? (H.K.) Bilgisayar, çocuklara her türlü yaşam olanağı sunuyor. Aile çocuğu karşısına alıp, 'Senin bilgisayar kullanmana karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz şey bundan senin zarar görmen' diyerek telkinde bulunmalı. Bu sitelerin yaşına uygun olmadığı ve cinsel bilgilerin bu tarz siteler aracılığıyla edinilmesinin sağlıklı olmadığı anlatılmalı. Diyalogun işe yaramadığı noktada önlem, önlemin işe yaramadığı noktada ise yaptırım devreye girmeli.

OYUN MU DERS Mİ?

* Oğlum üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Okuldan geldikten sonra sürekli bilgisayar başında. Bize ders çalıştığını söylüyor ama bana daha çok vaktini oyunlarda geçiriyor gibi geliyor. Bu duruma nasıl çözüm bulabiliriz? (G.G.) Sınav hazırlığı söz konusu olduğunda aileler daha kaygılı oluyor. Aile, bir psikolojik danışmanın da yönlendirmesiyle çocuğa zamanı nasıl yönetebileceğini öğretmeli. Çocuğun öncelikli konulara, yani derslerine daha çok vakit ayırması gerektiği anlatılmalı. Sorumluluklarını yerine getirdikten sonra da bilgisayarda istediğini yapmasına izin verilmeli.

ÇOCUKLARIMIZI KAYBEDİYORUZ

* Şimdiki çocuklar cin gibi maşallah; bilmiş bilmiş...Bir de bilgisayar onları tam çıldırtıyor. O yüzden liseden önce bilgisayar olmamalı; lisede alınmalı ve o zaman da dozunda kullanılmalı. Malum; aileler internetin nelere yol açtığını unutmamalı. (M.Y.)

*
Nasıl bir öneridir bu böyle; Ortaokuldan önce bilgisayar başına kesinlikle oturtulmamalı!' Çocukta soyut düşünce; çevresiyle ilişkileriyle geliştiği gibi, aynı zamanda okuyarak, televizyon seyrederek ve bilgisayar kullanarak da gelişir. Yirmi sene evvel televizyon için de 'çocukları uzak tutun' diyorlardı... Ama aslında bu neslin sorunu; kendi bilmediği bir dünyada (bilgisayar ve internet) çocuklarına nasıl yön vereceğinden haberdar olmaması, nasıl önlem alabileceğini bilmemesidir. Genellikle ya fiş çekilir ya da internet bağlantısı iptal edilir. Belki modemi saklayan aileler de vardır! Bilinmeyenden korkmak ve yasaklamak ne zamandır bilimsel bir çözüm oldu? (O.T.)

*
Çocuklarımızı bağımlı hale getiren bu Knight Online adlı oyunun yasaklanması mümkün değil mi? Aynı şeyler bizim de başımıza geldi. Çocuğum bu oyunu çok oynadığı için okulu bıraktı, tam bir yıl hiç kendisine ulaşamadık. Şimdilik iyi, okulu bitirdi. Eskisi gibi oynamamaya gayret ediyor. (Z.F.)

*
Çocuklarımızı internetten koruyalım ve gerçek dünyaya dönmelerini sağlayalım. (M.Y.)

*
Çok zor bir dönem; aynı şeyleri bir anne olarak ben de yaşıyorum. Knigt Online oyunu çocuklara çok zarar veriyor. Bir önlemi yok mu bunun? Çocuğumu nasıl koruyacağımı şaşırdım ve de acayip sinirli. Oyunu kaldırsınlar yoksa çocuklarımızı kaybediyoruz. (T.Ö.)

Sigaraya Başladım Okul Hayatım Bitmek Üzere

* Ben 17 yaşındayım ve köklü bir Fransız lisesinde öğrenciyim. Bugünkü yazınızı annemin ısrarıyla okudum ve bir mail atmak istedim. 8 yaşımdan beri bilgisayar oyunu oynuyorum. Özellikle 'Ultima Online' adlı oyun hayatımı çok etkiledi ve ortaokulda bile derslerim düşüktü. 5. sınıfa kadar annemin sözünü dinlerdim ama ergenlikten sonra karşı çıkmaya başladım ve oyunun bağımlısı oldum. Hayatımı çok etkiledi... Şimdi artık oyunu oynamıyorum fakat şimdide sürekli MSN ortamındayım. Yaz tatilimin çoğu bilgisayar başında geçti. En basitinden ben elektro gitar çalıyorum, gitar hocam bende büyük yetenek görüyor ve peşimi bırakmıyor. Ben de gitar çalmayı çok seviyorum; fakat ne zaman gitarı elime alsam karşımda bilgisayar açık oluyor ve biri bana MSN'den mesaj attığı zaman dikkatim dağılıyor, sonra da gitar çalışamıyorum. Karnede 4 tane kırığım geldi, 1 tanesini verebildim. Zaten sınıf tekrarı yapmıştım ve bu sene de sınıfta kaldım. Öğrencilik hayatımın bitmesi tehlikesiyle karşı karşıyayım. Şimdi bu sıralar tekrar oyunlara döndüm; özellikle Team Fortress Classic ve Counter-Strike oynuyorum. Neden bu kadar çok oynadığımı biliyorum: Bir şeylerden kaçmak için! Ama kaçılmıyor maalesef. Mümkün olduğunca az oynamaya çalışıyorum, fakat canım sıkıldıkça veya ders olaylarını unutmak için tekrar oyuna giriyorum. SAĞLIĞIM TEHLİKEDE Ayrıca ben sigara içiyorum nerdeyse günde 1 paket! Üstelik 3 milyonda 1 görülen bir böbrek hastalığım olduğu için kalbim de tehlikede! Bilgisayar başında oturdukça sigara içiyorum, canım sıkıldıkça sigara içiyorum. Ailem sigara içtiğimi öğrendi; haklı olarak çok kızıyorlar ve üzülüyorlar. Nerdeyse 3 sene aradan sonra 1 hafta tatile gittim. Şimdi bütün arkadaşlarım tatilde olduğu için dışarıya da çıkamıyorum ve zamanımı bilgisayar başında öldürüyorum. Yani aslında benim bilgisayar bağımlılığım yok; fakat zaman geçirme aracı olarak bu 'aptal kutusunu' kullanıyorum. Bana ne önerebilirsiniz acaba? Mutlaka psikoloğa gidip internet bağımlılığıyla ilgili tedavi almalısın. Hayatının başka alanlarıyla da ilgili sorunların olduğunu görüyorum. Şu an içinde olduğun durum, senin hayatına yetmiyor. Bir çıkış yolu bulmaya ihtiyacın var. Senin de belirttiğin gibi; çözüm yolu olarak kullandığın şey, seni daha büyük bir kısır döngüye sokuyor. Sağlık sorunları ve okuldaki başarının düşüklüğü, psikolog desteği ve terapi sonrasında toparlanacaktır ve sana da kendini daha iyi hissettirecektir. Anne-babayı da içine alan bir destek, bu süreci daha pozitif yaşamanı sağlar.

ESRA TÜZÜN SABAH GAZETESİ GÜNAYDIN EKİ

 

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al