ENGELLİ AİLELERİ DEPRESYON KISKACINDA

ENGELLİ AİLELERİ DEPRESYON KISKACINDA

ENGELLİ AİLELERİ DEPRESYON KISKACINDA

Adana'da yapılan bir araştırma, engelli çocuğu olan ailelerin açlık sınırında ve depresyonda olduğunu ortaya çıkardı.

Fehmi Kaya Özel Eğitim Merkezi, Çukurova Üniversitesi ile birlikte 2004 yılı başında Adana'nın merkez Yüreğir İlçesi'nde engelli çocuğu olan 120 aile üzerinde araştırma yaptı. Yüz yüze yapılan görüşmelerde, bu ailelerin güçsüzlük, güvensizlik, anlamsızlık ve değer çatışması içinde oldukları ve çıkış yolu bulamadıkları saptandı. Engelli ailelerin kısa yada uzun bir dönem önce kırsal alanlardan Adana'ya göç ettikleri ve bulundukları çevreye, kent kültürüne uyum sağlayamadıkları belirlendi. Bu ailelerin yüzde 62'sinin Doğu ve Güneydoğu illerinden geldikleri, yüzde 75'inin 3 ve daha fazla çocuk sahibi oldukları, yüzde 49'unun ilkokul mezunu olduğu, yüzde 7'sinin ise okuma yazma bilmediği tespit edildi.

Engelli ailelerin yüzde 83'ü yoksulluk alt sınırında yaşıyor ve genellikle işsiz yada geçici işçi olarak veya asgari ücretle çalışıyor. Bu ailelerin sadece yüzde 10'u asgari ücret üstünde bir gelire sahip. Ekonomik çıkmaz ve çevreye uyum problemlerinin yanı sıra engelli çocuğa sahip olmadan kaynaklanan psikolojik problemler, bu ailelerin değişmez gündemini oluşturuyor.

Engelli çocuk sahibi anne babalara uygulanan depresyon ve anksiyete ölçeklerinde de şaşırtıcı derecede yüksek oranlar görüldü. Bunların bazıları şöyle:

Yüzde 84'ü sürekli mutsuz hissediyor, yüzde 83'ü sürekli ağlamaklı, yüzde 83'ü sürekli sinirleri bozuluyor, yüzde 95'i kendini üzgün hissediyor, yüzde 94'ü başına kötü şeyler geleceğini düşünüyor, yüzde 24'ü kendini öldürmeyi düşünüyor, yüzde 94'ü her şeyden sıkılıyor, yüzde 58'i karar veremiyor, yüzde 57'si kendini beğenmiyor, yüzde 54'ü geceleri uyumakta zorluk çekiyor.

KAYNAK: //www.habersaglik.com

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al