DOKTOR REÇETEYE MÜZİK YAZDI

DOKTOR REÇETEYE MÜZİK YAZDI

ŞULE KÖKTÜRK

Kimi zaman neşelenmek, rahatlamak, hüzünlenmek için dinlediğimiz müzik, kimi zaman da sohbetlerimize ve içkimize eşlik ederek yaşamın tadını damakta bırakıyor. Ancak müziğin hayatımızdaki yeri bunlarla sınırlı değil, müzik, beynimizin gelişmesinde de önemli rol oynuyor. Müzik dinlemek ve şarkı söylemek hareket, hafıza, dikkat, konuşma alanlarını harekete geçirerek beynin aktivitesini arttırırken özellikle enstrüman çalmak zekâyı geliştiriyor. Müziğin insana mutluluk ya da mutsuzluk verdiği, serotonin salınımı üzerindeki etkisi yine araştırmalarla kanıtlanmış.

Nöropsikiyatri İstanbul Hastanesi'nde görevli psikiyatrist Dr. Adnan Çoban , ilaçla psikiyatri tedavisine destek olarak müzikle terapi seansları uygulayan hekimlerden biri. Aynı zamanda, yaklaşık 3 yıl TRT İstanbul Radyosu'nda da görev yapmış, müzikle haşır neşir bir hekim olan Çoban, psikiyatrist yardımına ihtiyaç duyacak kadar kötü durumda olmayan, ancak kendini depresif hissedenler için, "Eğer dinlediğiniz müzik o anda sizi rahatlatıyorsa, büyük ihtimalle sizin için yararlıdır" diyor. Bütün ısrarlarımıza karşın, terapi yapan bir şarkı listesi vermeyen Çoban, müzikle terapi konusundaki sorularımızı yanıtladı.

- Müzikle terapide öncelikle dikkat ettiğiniz noktalar nelerdir?

İlk olarak kişinin sosyo-demografik özeliklerini (Nereli, nasıl bir aile ortamında, hangi müziği dinleyerek büyümüş, eğitim seviyesi, kültür seviyesi nedir?) bunları belirlemeye çalışıyoruz. Bütün bu bulguların eşliğinde, kişinin bedensel ve zihinsel olarak hangi müziğe ve hangi enstrümana uygun olduğunu buluyoruz.

- Hangi hastalarda kullanılıyor?

Psikiyatrideki bütün hastalar için kullanabiliyoruz. Ancak, müziği anlama kabiliyeti az olan, müzikal yeteneği olmayan, müziğe ilgisiz hastalarda bunu kullanmak istemiyoruz.

- Beraberinde ilaçlar kullanılıyor mu?

Psikiyatrik rahatsızlıklarda, sadece ilaç tedavisi, sadece psikoterapi ya da sosyal terapi gibi bir anlayış yoktur. Öncelikle biyolojik ihtiyacı yani ilaçla tedaviyi belirlemek gerekiyor. Bunu tedavinin etkinliğini güçlendirmek için, psikolojik, sosyal ve müzikle terapileri devreye sokuyorsunuz.

- Müzikle tedavinin de biyolojik etkileri var mı?

Evet, örneğin, enstrüman çalma beynin ön bölgesinin aktivitesini arttırıyor.

- Ne işe yarıyor bu?

Motivasyon sağlıyor, bir işe başlama isteği, planlama programlama, problem çözme, muhakeme etme, dürtü kontrolü, kişinin sinirlerine hakim olması gibi etkileri var. Beynin ön bölgesi, dürtü kontrolünü sağlayan bir bölge. Alkol, madde bağımlılarında beynin ön bölgesini aktif hale getirmek, haliyle kişinin bu fonksiyonlarının güçlenmesine sebep olacaktır.

- Madde bağımlıları üzerinde etkisi var mı?

Evet. Madde bağımlıları için ritm terapi çalışmalarına başlayacağız. Ritm eğitimi insanın beyninin beyincik, ön bölge ve orta alanlarının işbirliğini arttırıyor. Bu işbirliği alkol ve madde bağımlısı insanlarda büyük oranda bozuluyor. Aynı zamanda şizofreni hastalarında da bu işbirliği bozuluyor. Alkol ve madde bağımlılığında tedaviden sonraki sosyal ortam çok önemli. Hastaneden çıkış sonrasında da onlar için yeni bir sosyal ortam oluşturmuş oluyor müzikle tedavi.

- Enstrüman çalmak beyni aktif hale getiriyor ya müzik dinlemenin ne gibi etkileri var?

2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türk müziğindeki rast, mahur acem-aşeyran gibi batı müziğindeki majör makamların beynin sol ön bölgesinin uyarımını arttırarak insanda mutluluk duygusunu arttırdığı tespit edilmiş.

- Tedavi için başvurmayan hastalar bu konuda ne yapabilirler?

Tek başına müzikle terapi kullanılarak bir insanın tedavi edilmesi olanaklı değil, bütüncül bir yaklaşım olmaz. Biyolojik bir zemin gerekiyor. Eğer tedavi için başvurmuyorsa, en azından insanların majör makamlarda ve hızlı ritmlerde eserleri dinlemeleri, enstrüman çalmaları veya sözlü eserler, onlar için çok daha iyi olacaktır.

KAYNAK: //www.cumhuriyet.com.tr

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al