Dış yardımın bu kıza faydası olur mu?

Haitili kadın nelerin başarılabileceğini gösteriyor.

Dış yardımın bu kıza faydası olur mu?

Haitili kadın nelerin başarılabileceğini gösteriyor. disyardimHaiti'yi perişan eden depremin ardından yaklaşık dört yıl geçti. Hâlâ evsiz olan yüz binlerce insandan biri de, 13 y aşındaki Darline St. Luc. ABD'nin dış yardım kurumu USAID'in tahıl çuvallarından yaptıkları su sızdıran ve fare kaynayan bir barakada ailesiyle birlikte yaşamaya çalışan Darline, bazen günlerce aç kaldığını söylüyor.

En son birkaç ay önce bir parça et yiyebilen Darline, neredeyse yumurtanın tadını bile unutmuş. Babasını geçen yıl kaybeden Darline, okul üniforması, ayakkabılar, kitaplar ve araç gereç almak için gereken 200 doları bulamadığı için okul bırakmak zorunda kalmış. Ama eski bir işkence odasını (Los Altos, California'da bu iş için para toplayan lise öğrencilerinin yardımıyla) okula dönüştüren olağanüstü bir Haitili kadın sayesinde, Darline tekrar okula gidebiliyor. Kabul edelim ki, dış yardımların (merhum Senatör Jesse Helms'in ifadesiyle) "parayı sokağa atmak" anlamına geldiğini düşünen çoğu kişi için, Haiti tam bir ibret hikâyesi. Bu ülkeye milyarlarca dolar akıtıldı. Ortalıkta beyaz arazi araçlarıyla dolaşan sayısız yardım görevlisi var. Ama Haiti hâlâ bu yarımkürenin en yoksul ülkesi. Princeton Üniversitesi'nden kalkınma ekonomisti Angus Deaton, kariyerinin başlarında dış yardımın yararına inanırken, zamanla bunun işe yaramadığı ve hatta zararlı olduğu sonucuna varmış. Yeni kitabında (Büyük Kaçış) yardımın ekonomik büyümeye katkıda bulunmadığı gibi yolsuzluğu artırdığını söyleyen Deaton, yardım görevlilerini kastederek, "Bu kendini admış ve ahlaklı insanlar zararlı oluyor" diyor. Deaton'a katılmasam da, birçok şey bununla ilişkili olduğu için, bu önemli bir görüş. Başlangıç olarak, yardımların çoğu kez müttefiklere arka çıkmak veya Amerikan şirketlerini desteklemeyi amaçladığı için kimi zaman işe yaramadığını kabul etmeliyiz. Deaton'a göre ABD'nin yaptığı yardımların yüzde 70'i, ilgili ülkelere (en azından nakit olarak) ulaşmayabiliyor. Yani yardımların Darline gibi Haitililerin hayatını iyileştirmemesi şaşırtıcı değil. Daha genel bir değerlendirmeye göre, yardımların ekonomik büyümeyi artırıp artırmadığı tartışılsa da hayat kurtardığı kesin. Haiti'de bebek ölüm oranı 1990'lardan beri yarı yarıya düştü. Yine dünya genelinde yardımlar çocuk ölümlerini büyük oranda azaltırken, bir duraklamanın ardından doğum oranlarını da düşürdü. Haiti'de kadın başına ortalama çocuk sayısı 1980'de 6'yken, şimdi 3.3. Yardımın ekonomik büyüme üzerindeki etkisi daha karmaşık. Ama insanların eğitimle ve daha iyi beslenmeyle birlikte daha üretken hale geldiklerini ve düzgün ekonomi yönetimi talep ederek büyümenin artmasına zemin hazırladığını düşünmek için sebep var. Eleştirenler için örnek bir vaka olan Haiti'nin yeniden ilerleme kaydettiğini belirtmek gerek. Ekonomisi ABD'ninkinden daha hızlı büyüyor, adam kaçırma olayları azaldı, yeni tekstil fabrikaları da imalat sanayisini canlandırıyor. Doğru türden yardımların dikkate değer kazanımlar getirebileceğini gören Haitililer de, Darline gibi kızlar için kendi yardım ağlarını kurmaya başlıyor. Darline'in gittiği okul, Haiti'nin kırsalında yoksulluk içinde büyüyen Rea Dol (46) tarafından kuruldu. 8'inci sınıfta okulu bırakan Dol, aralıklarla okula geri dönmüş. Dol sonradan bir okuma-yazma kursu ve ardından, içinde bir işkence odası bulunan eski bir gizli polis üssündeki okulu açmış. Adını destek sağlayan yerel bir toplum kuruluşundan alan ve anaokulundan lise sona kadar eğitim veren SOPUDEP adlı bu okulda şu anda, düşük gelirli ailelerden gelen 835 çocuk okuyor. Maddi imkânı olanlardan ücret alan Dol, parası olmayanlardan ücret almadığı gibi bazen bedava üniforma ve kitap bile veriyor. Bu okul yerel liderlik ile dış yardımın örnek bir işbirliğini sergiliyor. Bir Kanada vakfı okula oldukça yardım sağlamış. Dol Haiti'deki bir misafirhanede, Los Altos Lisesi'nde öğretmenlik yapan Seth Donnelly ile tanışmış. Böylece Los Altos öğrencileri 200 bin dolarlık yardım toplamış ve iki okulu daha devralan Dol, bir de yeni okul inşaatına başlamış. Gerek Dol gerekse uluslararası yardım örgütleri için insanlara yardım etmek, sanılandan daha zor. Kanadalı destekçiler depremin ardından Dol'a, 6 metrelik bir gemi konteyneri dolusu kitap ve giysi göndermiş. Ama Haitili gümrükçüler el koydukları konteyneri bir yıl alıkoyduktan sonra gümrük ve depolama ücreti olarak 15 bin dolar istemiş. Bu para bağışçılar tarafından ödenmiş. Pes etmeyen Dol daha iyi bir gelecek için çalışan diğer Haitili örgütlerle işbirliği yapıyor. Dol kitapların bir kısmını, kötü şöhrete sahip gecekondu semti Cité Soleil'deki eğitim faaliyetlerini destekleyen Sakala adlı programın yeni kütüphanesine göndermiş. Sakala'nın Haitili yöneticisi Daniel Tillias'a göre bu kütüphane, yerli lerin kendi sorunlarını çözebileceğini ve bağımlılık ve edilgenlik yaratan yardım odaklı kültürü aşabileceğini gösteriyor. Tillias "İnsanlar 'Neden bir kütüphane kuralım ki? Unicef bunu bizim için yapsın' diyor. İnsanlar hayatlarını sadece kendilerinin iyileştirebileceğini anlamalı" diyor. Darline hâlâ büyük zorluklarla karşı karşıya; hayatında doktor ve dişçi yüzü görmemiş, evinin ve ortak tuvaletlerin çevresinde fareler koşturuyor. Artık 13 yaşına giren ve erkeklerce taciz edilen Darline, yaşadığı derme çatma ve suç yatağı kampta güvenlik olmadığı için iki kız kardeşi gibi tecavüze uğramaktan korkuyor. Darline "Tuvalete giderken farelerden çok erkeklerden korkuyorum. Fareleri öldürebilirim ama erkeklere bir şey yapamam" diyor. Bu kasvetli ortamda okul, daha iyi bir gelecek için umut ışığı sunuyor. Okulda her gün bir öğün bedava yemek yediği için daha iyi beslenen Darline'in kansızlığı hafiflemiş. Dol Darline'e okul üniforması verip ai lesine okula geri dönebileceğini söylediğinde, ben de barakadaydım. Ailenin gözleri sevinçten parladı. Darline şimdi liseyi bitirmeyi, hatta Dol'un SOPUDEP.org sitesinde kurduğu bir üniversite fonu sayesinde üniversite okumayı düşlüyor. Darl ine'in komşusu olan beş çocuk, bedava eğitim alıp alamayacaklarını sormak için okula gitti. Dol bunu yapabilmek için para bulmaya çalışıyor. Çünkü bu gecekondu semtindeki herkes, doğru yardımın bir çocuğun hayatını gerçekten değiştirebileceğini görüyor. THE NEW YORK TIMES