Dilimizdeki yağ reseptörleri

Uzun bir süre dilimizin ayırt edebildiği tatların sadece tatlı, ekşi, tuzlu veya acı olduğu sanılıyordu. Ama dilimizdeki yağ reseptörleri öyle değil.

Dilimizdeki yağ reseptörleri

 Uzun bir süre dilimizin ayırt edebildiği tatların sadece tatlı, ekşi, tuzlu veya acı olduğu sanılıyordu. Ama dilimizdeki yağ reseptörleri öyle değil.

Haber3Daha sonraları ise tatlı ve tuzlu arasında, yağlı ve biraz da eti çağrıştıran bir tat olan “umami” de eklendi bunlara. Amerikalı bilim insanları şimdi dilimizde yağa karşı duyarlı olan reseptörler de buldu. Şişmanlık Batı dünyasında durdurulamaz bir şekilde artıyor. Neredeyse iki Avrupalıdan biri fazla kilolu. Bu “şişmanlık salgını”nın araştırılması sırasında bilim insanları şimdi yeni bir anahtar bulmuş olabilir. Çünkü Washington Üniversitesi Tıp Okulu araştırmacıları, insanların yağın tadını doğrudan alabildiklerini kanıtladı. Bugüne kadar yağlı yiyecek düşkünlüğünün özellikle de yağın kokusu ve özel yapısına bağlı olduğu sanılıyordu. Oysa yağlı yeme isteği ağızda başlıyor. Dilin tat tomurcukları üzerinde yağ reseptörleri bulunmakta. Fakat bunların sayısı insandan insana değişiyor. Araştırma çerçevesinde en fazla yağ reseptörüne sahip kişilerin yağın tadını sekiz misli daha iyi aldıkları ortaya çıkmış, dolayısıyla da bu insanlar daha az yağla yetiniyor. Yağ reseptörü ne kadar az ise yağlı yeme isteği de o kadar artıyor diyor araştırmacılar. Tahminlere göre beş insandan birinde CD36 reseptör eksikliği var. Bu da yağ tadının daha kötü algılanması anlamına geliyor. Fakat bu genetik faktör dışında beslenme alışkanlığı da CD36 genin miktarı üzerinde etkili oluyor. Testler, besinle birlikte ne kadar çok yağ alınırsa reseptör sayısının da o kadar azaldığını göstermiş. Yağ tadı, ilaçlar veya özel diyetler yardımıyla daha iyi alınabilir.  CUMHURİYET BİLİM TEKNOLOJİ EKİ
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Trol nedir, kime denir? Anlayalım, öğrenelim, saptayalım, ayıklayalım ve tabii ki kurtulalım. Peki nasıl? İşte rehberiniz...
  • Bu depresyonun sıklığı %5-20 olarak bildiriliyor. Peki Postpartum depresyonu nedir? Kadınlar doğum sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (an
  • Ağustos böceğinin ötüşü doğanın en hoş seslerinden biri olarak görülür. Bu böceğin sesi gizemli olduğu kadar yüksektir de.
  • Kirazın gut hastalığından kaynaklanan ağrıları dindirdiği bildirildi.
  • Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?
  • Vişne nelere iyi geliyor?Kırmızı meyvelerden vişnenin ekşi tadının yanında çok tatlı, sağlığa yararlı etkileri var.
  • Randevu Al