ÇOCUK İÇİN TEHDİT OLUŞTURUYOR

ÇOCUK İÇİN TEHDİT OLUŞTURUYOR
Paylaş:

DHA

Vekil açıklaması: Artık yabancılardan değil, çocuğun nerdeyse en yakın çevresi onun için tehdit alanı oluşturuyor.

Diyarbakır'da düzenlenen seminere katılan TBMM Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi, AK Parti Milletvekili Halide İnceraka, geçmişte ailelerin çocuklarını her konuda uyardığını belirterek, "Günümüze geldiğinizde katiliniz babanız, tecavüzcünüz ağabeyiniz, saldırganınız dayınız. Bir bakıyorsunuz ki, artık yabancılardan değil, çocuğun nerdeyse en yakın çevresi onun için tehdit alanı oluşturmaya başlamış" dedi.

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün düzenlediği 'Asayiş ve çocuk suçluluğu ile mücadelede önleyici tedbirler ve çok fonksiyonlu işbirliği semineri' başladı. İki gün sürecek seminere TBMM Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Halide İnceraka, Diyarbakır Vali Vekili Memduh Tura, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ayşegül Jale Saraç, Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) Genel Müdür Yardımcısı Özcan Kars ile uzmanlar katıldı.

BÖLGEDE ÇOK ÇOCUK AZ EĞİTİME NEDEN OLUYOR

Diyarbakır'a daha öncede TBMM Komisyon üyesi olarak geldiğini belirten milletvekili Halide İnceraka, şöyle konuştu:

"Ülkelerin gelir dağılımı ve yatırımlara bakıldığında her tarafın aynı şekilde bundan yararlanamadığını görüyorsunuz. Türkiye'yi bir çocuk olarak düşündüğünüzde İzmir ve Hakkari ülkenin imkanlarını aynı ölçüde alamıyor. Çocuğumuz doğduğunda boyunu, kilosunu ölçtürüp tartışıyoruz, bakıyoruz ve sorun varsa hemen tedavi etmeye çalışıyoruz. Fakat, sevginizi, ekmeğinizi paylaşamadığınız çocuk sakat doğuyor, ruh sağlıkları mümkün olmuyor. Ülkede aile başına düşen milli gelire baktığınızda çok büyük bir fark yok. Ama kişi başına düşen milli gelire baktığınızda bölgede bu oran düşüyor. Çünkü çok çocuk var. Çocuk sayısı artınca annenin uykularını kaçırıyor. Eğitimin az alınmasına sebep oluyor."

İncekara, Türkiye’de birçok cezaevi, islahevini ziyaret ettikleri sırada çocukların, "Niçin bizi cezaevinde hatırlıyorsunuz?" diye sorduğunda çok utandığını anlattı. Çocukların suça bulaşmadan, mutlaka eğitilmesi ve sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan İncekara, şunları söyledi:

"Çocukların suça bulaşmadan önleminin alınması lazım. Suçu işledikten sonra ıslahevinde yanaklarını okşamanın anlamı yok. Çoluk çocuk işi diyorlar. Ülkemizin nüfusunun yarısı kadın, yarısı genç. 25 yaşın altında yaklaşık 30 milyon kişiden söz ediyoruz. Üretilenden, vergiden, sağlık, eğitim ve benzeri şeyler için en fazla payı isteyen bir gruptan söz ediyoruz. Bu nüfusun ailesine de vergiye de kattığı birşey yok. Onun için çoluk çocuk işi, çok ciddi iştir. Bu nüfus birkaç AB ülkesinin nüfusu kadardır. Şehirlere gittiğimizde daha biz şehirlere gitmeden önce oradaki arkadaşlara Ankara tarafından aman ha denildiğini biliyoruz. Okul müdürü,  'bizim okulum tertemiz herşey süt liman' dediğinde biz de tabi tabi deyip tebessüm ediyoruz. Çocuğun olduğu yerde yaramazlık olur. İlginç olan şu tabi, biz eskiden çocuklarımızın yaptığına haylazlık ve yaramazlık diye tanımlardık. Hepiniz yetişirken anneleriniz babalarınız tanımadıklarınızdan tehlike geleceği şeklinde uyarırlardı. Aman çocuğum tanımadığın kişiyle konuşma elinden birşey yeme denirdi. Günümüze geldiğinizde katiliniz babanız, tecavüzcünüz ağabeyiniz, saldırganınız dayınız. Bir bakıyorsunuzki, artık yabancılardan değil, çocuğun nerdeyse en yakın çevresi onun için tehdit alanı oluşturmaya başlamış."

SUÇLU ÇOCUK YOK, SUÇA İTİLEN ÇOCUK VAR

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ayşegül Jale Saraç, suçlu çocuk olmadığını suça itilmiş çocuk olduğunu belirterek, çocukların suça itilmesinin çok önemli sebepleri olduğunu söyledi. Prof.Dr. Saraç, “Bunlar aile, okul, öğretmenlerin tutumu, çevre, arkadaşlar ve medyadaki bazı programlardır. Çocuk ailesinin yapısına göre şekil alır. Çocuğa iyi bir kişilik verilmemiş, sosyal ve kültürel olarak aç bırakılmış ise suça itilmesi çok kolay. Çocuk ve suçun yanyana gelmesi doğru değil. Ailedeki baskılar, öğretmenlerin okuldaki bazı baskıcı tutumları, çevre ve kötü arkadaşlıkların yanısıra medyada duyulara hitap eden rol modeller çocukları kötü etkilemektedir. Üniversite olarak üzeremize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

Diyarbakır Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, böyle bir çalıştayın Diyarbakır’da ilk kez yapıldığına dikkat çekerek, çocukların hem ailelerin, hem de milletlerin geleceği olduğunu söyledi. Sağlam, “Onun için mutlaka eğitim lazım. Suçlu çocuk yoktur, suça itilen çocuk vardır. Böyle bakmak gerekir” dedi.