Burada kimlik sorunları var

Güney Kore - Jasmine Lee, Filipinli annesinin anlamayacağını unutup telefonda Korece konuşmaya başlayınca, artık bir Koreli olduğunu düşündü. İşte değişen Kore'de kimlik sorunları.

Burada kimlik sorunları var
Paylaş:

Güney Kore - Jasmine Lee, Filipinli annesinin anlamayacağını unutup telefonda Korece konuşmaya başlayınca, artık bir Koreli olduğunu düşündü. İşte değişen Kore'de kimlik sorunları.

kore_kimlikAncak konuşmasının akıcılığından etkilenen Koreliler, "Korelilerden daha Korelisin" yorumlarıyla asimilasyonun da bir sınırı olduğunu kendisine hatırlatıyor. Filipinler'de Jasmine Bacurnay olarak dünyaya gelen 35 yaşındaki Lee, Nisan'da Güney Kore meclisine seçilerek tarih yazdı. Kendisi sonradan vatandaşlığa geçen ve etnik Koreli olmayan ilk milletvekili oldu. Mmilletvekili seçilmesi, ülkenin modern tarihindeki en önemli nüfus kaymalarından birinin göstergesi. Lee, bu değişim için "Koreliler beyinleriyle anlıyor ama henüz kalpleriyle kucaklamadılar" diyor. Daha 10 yıl önce, ders kitapları Güney Korelileri "tek kandan" gelmeleri ve etnik homojenlikleriyle gurur duymaya çağırırdı. Göç alma geleneği olan ülkelere kıyasla yabancı doğumlu nüfus hâlâ küçük olsa da, Güney Korelilerin kimliklerini sorgulamalarına neden oluyor. Devletin finanse ettiği Koreli Kadınların Gelişimi Enstitüsü'nde çok kültürlülük araştırmalarını yöneten Kim Yi-seon, "Koreliliği yeniden tanımlamanın vakti geldi. Geleneksel olarak, bir Koreli, Kore'de Koreli anne babaya doğan, Korece konuşan, Koreli gibi görünen ve Kore milliyetinden kişi demekti. İnsanlar, sırf Kore vatandaşlığına sahip diye birinin Koreli olduğunu düşünmez" diyor. Değişime yol açan etkenlerden biri, kırsal yaşamı benimsemek isteyebilecek Koreli kadınları çekmekte zorlanan taşral ı erkeklerin Güneydoğu Asyalı kadınlarla evlenmesi. Evlilik göçmenlerinin sayısı 2007'de 127 binken, geçen yıl 211 bine çıktı. Göçmen kadınların çoğu Vietnam ve diğer yoksul Asya ülkelerinden geliyor. Büyük şehirlerde Korelilerin pis ve tehlikeli diye burun kıvırdığı işlerde ter döken Bangladeşli ve Pakistanlı genç erkekler de Güney Kore'nin ihracata dayanan ekonomisinin Çin'le rekabet için ihtiyaç duyduğu ucuz iş gücünü sağlıyor. Bu işçilerin sayısı 2007'de 260 binken geçen yıl iki katından fazla artıp 553 bine çıktı. Bu sayının içinde sürelerini aşanlar ve yasadışı çalışanlar yok. Güney Kore'de artık her 10 evlilikten biri yabancı eşle yapılıyor. Okula giden çocukların toplam sayısında düşüş olmasına rağmen (dünyadaki en düşük doğum oranlarından biri sebebiyle 2007 yılında 7.7 milyon civarındayken bu yıl 6.7 milyona indi) anne veya babası Kore asıllı olmayan öğrencilerin sayısı her yıl 6 bin artıyor. İktidardaki Saenuri Partisi'nin üyesi olan Jasmine Lee, "Çok kültürlü toplum gelmekle kalmıyor, şimdi burada" diyor. Ama Lee'nin seçilmesinin ardından göçmen karşıtı eylemciler, yurtdışından gelen "zehirl i otların Kore soyunu bozduğu ve Kore milletinin kökünü kazıdığı" uyarısı yapıp, siyasi partilere Lee'yi meclisten atarak kendilerini "arındırmaları" çağrısı yaptı. Başbakan Kim-Hwang-sik ise bu yabancı düşmanı söylemleri "hastalıklı" diyerek kınadı ve Güney Korelilerden, çok kültürlü topluma geçişi tercih değil, mecburiyet olarak kabul etmelerini istedi. Ancak bizzat hükümet, Güney Kore'ye gelen yabancılardan İngi l izce öğretmeleri , HIV testlerinden geçmeleri gibi birtakım taleplerde bulunarak yabancı düşmanlığını teşvik etmekle suçlanıyor. Aynı işlerde çalışan Güney Korelilerden bu tür taleplerde bulunulmuyor. "1995 yı l ındayken, Korece 'merhaba', 'teşekkür ederim' diyebildiğim için insanlar bana bayılırdı. Ama 2000'lerden itibaren insanlar şüpheyle bakmaya başladı. Otobüste bana 'Niye buradasın' diye sorarlardı" diyor Lee. Lee, Güney Kore'nin daha gidecek çok yolu olduğunu düşünüyor: "Geçenlerde güya çok kültürlü uyumu t eşvik e tmeyi amaçlayan bir programda, organizatörler, katılımcıları biri "Koreliler" için, diğeri "çok kültürlü aileler" için iki otobüse ayırdı." Lee, "Çok kültürlü gibi etiketlere ihtiyaç duymayan bir toplum tahayyül ediyorum" diye ekliyor. THE NEW YORK TIMES