Bu vitaminleri almalı

Vücudun artık üretmediği vitaminleri almak gerekiyor.

Bu vitaminleri almalı

Vücudun artık üretmediği vitaminleri almak gerekiyor.

vitamin1Meksika'nın Pasifik sahilinde seyreden bir İspanyol filosundaki tayfalar ölümcül şekilde hastalandı. Sefere katılan rahip Antonio de la Ascension, "İlk belirti, vücudun tümünde görülen ve dokunmaya karşı hassas hale getiren ağrı. Özellikle bel altından başlayarak, vücudu mor lekeler kaplıyor. Ardından diş etleri öylesine şişiyor ki, dişler bir araya gelemiyor. Hastalar sadece içebiliyor ve sonunda konuşurken aniden ölüyor" diye yazmıştı. Tayfalar hem tanıdık hem de gizemli iskorbüt hastalığına yakalanmıştı. Bunun nasıl tedavi edileceğini kimse bilmiyordu. Ama Ascension mucize olarak gördüğü bir olaya tanık oldu. Tayfalar kıyıda cesetleri gömerken, denizcilerden biri bir kaktüsün meyvesini yedi ve kendini daha iyi hissetti. Rahip "Hepsi bu meyveleri yemeye ve gemilere taşımaya başladı. İki hafta sonra tümü iyileşti" diye yazdı. İskorbütün sebebinin meyve sebze eksikliği olduğu zamanla anlaşıldı. Ama iskorbütün C vitaminiyle tedavi edilebileceği ancak 1928'de, Macar biyokimyacı Albert Szent-Gyorgyi tarafından keşfedildi. Szent-Gyorgyi'nin deneyleri 20'nci yüzyılda yapılan çok sayıda vitamin araştırmasından biriydi. İnsan bedeninin 13 organik molekülü az miktarda almaya ihtiyaç duyduğunu bulundu. A vitamini eksikliği körlüğe, B12 vitamini eksikliği şiddetli kansızlığa, D vitamini eksikliği de raşitizme. Peki, bu tuhaf küçük moleküllere nasıl böyle bağımlı hale geldik? Vitaminlerin yaşamı n yaklaşık dört milyar yıl önceki başlangıcından beri çok önemli olduğu anlaşılıyor. Erken yaşam formları kendi vitaminlerini üretebiliyordu. Ama bazı türler sonradan bu yeteneği kaybetti. Vitaminler için birbirlerine bağımlı olmaya başlayan türler, bilim insanlarının "vitamin trafiği" olarak adlandırdığı karmaşık bir molekül akışı yarattı. Vitaminler canlı hücreler tarafından yapılır. Örneğin D vitamini derimizde, güneş ışığı bir kolesterol öncüsüne değince üretilir. Limon ağacı glikozdan C vitamini üretir. Bir protein binlerce atomdan oluşabilirken, bir vitamin sadece birkaç düzine atom içerebilir. Ama küçük boyutlarına rağmen kimyasal becerilerimizi artıran vitaminler, kendi başlarına yapamadıkları reaksiyonları gerçekleştirmesi için proteinlerle işbirliği yapar. Delaware Üniversitesi'nden biyokimyacı Harold White III, "Bakteriler, mantarlar, bitkiler, insanlar; yani herkes onlara ihtiyaç duyar" diyor. Vitamin üretme yeteneği gelişince, bazı türler bu konuda özellikle ustalaştı. Örneğin, bitkiler C vitamini fabrikalarına dönüşerek yapraklarını ve meyvelerini bununla doldurdu. C vitamini başlangıçta muhtemelen bitkileri strese karşı korudu. Vitamin bu işlevi başka canlı türlerinde hâlâ yerine getiriyor. Ancak C vitamini bitkilerde zaman içinde, meyve gelişiminin kontrolüne yardım etmek gibi yeni işlevler üstlendi Bitkilerin böyle yetenekli C vitamini üreticilerine dönüşmesi yüz milyonlarca yıl aldı. Ama vitamin üretimi çok daha kısa sürede değişebilir. Bizim kendi atalarımızın D vitamini üretimini değiştirmesi sadece binlerce yıl aldı. İnsanlar Afrika'yı terk edip güneşin gökyüzünde daha alçak bir konumda olduğu ve daha az ultraviyole ışını gönderdiği yüksek enlemlere yayıldı. Cilt rengi daha açık hale gelen Avrupalılar ve Asyalılar, sağlıklı miktarda D vitamini almaya devam etti. D ve K vitaminleri hariç, sağlıklı kalmak için ihtiyaç duyduğumuz vitaminleri üretemeyiz. Bazı durumlarda bunları üretebilen atalarımız, sonradan bu yeteneği kaybetti. Mesela 100 milyon yıl önceki memeli atalarımız kendi C vitaminini üretebildikleri için asla iskorbüte yakalanmazdı. Birçok omurgalı, C vitamini üretebiliyor. Fransa Ulusal Tarım Araştırmaları Enstitüsü'nden Rebecca Stevens, "Tüm genlere sahip olduğumuz için bizim de C vitamini üretmemiz gerek" diyor. Ama kurbağa veya kangurudan farklı olarak bizdeki GULO adlı gende mutasyonlar var. GULO proteinini üretemediğimiz için C vitamini yapamıyoruz. Ottawa Üniversitesi'nden biyolog Guy Drouin, "Bu sadece bizim sorunumuz değil" diyor. Araştırmacılar kuyruklu ve kuyruksuz maymunlardaki GULO genlerinin devre dışı olduğunu buldu. Drouin bu canlılarla ortak atamızın yaklaşık 60 milyon yıl önce C vitamini üretme yeteneğini kaybettiği sonucuna vardı. İnsanlar B12 vitaminini de üretemedikleri için bunu gıdalardan almak zorunda. Bunun yollarından biri, et yemek. Etini yediğimiz hayvanların B12 vitaminini kendi hücrelerinde üretmediği anlaşılıyor. Vitamini bunların bağırsaklarındaki bakteriler üretiyor. Bizler de besinlerimizi tüketirken vitamin sentezleyen binlerce bakteri türüne ev sahipliği yapıyoruz. İrlanda'daki University College Cork'tan Douwe van Sinderen, "Bu hâlâ bir teori. Ama bakterilerin ihtiyaç duyduğumuz bazı vitaminleri sağlayabildiğine dair kanıtlar artıyor"diyor. THE NEW YORK TIMES