Bu hastalığın kökünü kazıyacak doktor

Filtrelenmiş su, Gine kurdunun sonunu getirebilir. İşte bir hastalığın kökünü kazıyacak olan doktor.

Bu hastalığın kökünü kazıyacak doktor
Paylaş:

Filtrelenmiş su, Gine kurdunun sonunu getirebilir. İşte bir hastalığın kökünü kazıyacak olan doktor.

hastalik_doktorDoktor Donald R. Hopkins'in evindeki ofisinde Hindu suçiçeği tanrıçasının ve Yoruba suçiçeği tanrısının heykelleri var. Bir cam kavanozun içindeyse, yeryüzünde kalan son Gine kurtlarından biri yüzüyor. Suçiçeğinin kökü kazındı ve Hopkins bunda önemli bir rol oynadı. Gine kurdu hastalığı, dünyada sadece 600 kadar kişide var. Bu rakam, Hopkins'in hastalığı yok etme girişimine öncülük etmeye başladığı 1986'da 3.5 milyondu. Hopkins, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ndeyken (CDC) üstlendiği bu görevi, şimdi eski ABD başkanlarından Jimmy Carter'ın insan haklarını geliştirme ve hastalıklarla mücadele için kurduğu Carter Merkezi'nde sürdürüyor. Hedefe çok çabuk ulaşılmadı. Hastalığı yok etmek için koyulan tarihler, bir ileri bir geri çekildi. Bugün 71 yaşında olan Hopkins, "Yine de Gine Kurdu hastalığının benden uzun yaşama ihtimalinin git gide azaldığından her geçen gün daha da emin oluyorum" diyor. Kalan vakaların neredeyse tamamı, bağımsızlığına yeni kavuşan ve barış halinin büyük ölçüde sağlandığı Güney Sudan'da. Birkaç vaka da, hastal ıkla mücadele eden ekiplerin şu an için çalışmasının çok tehlikeli olduğu ama Fransız birliklerinin isyancıları geri püskürtmesinden bu yana daha güvenli hale gelen Mali'de. Dünyanın dört bir yanındaki köyleri ziyaret etmeyi gerektiren bir iş seçmek, yılanlar, fareler, yarasalar, uçaklar, yükseklik ve gıda zehirlenmesinden korkan biri için mantığa aykırı görünebilir. Kendisi de suçiçeğiyle mücadelede bir efsane olan eski CDC direktörü Doktor William H. Foege'ye göre, Hopkins'in köylere gitmeye devam edip yılanlarla haşır neşir olması, onun "dünyanın en azimli insanlarından biri olduğunu" gösteriyor. Hopkins, çok eskinden beri doktor olmak istiyormuş. Öğrenciyken sindirim sisteminin kilden yapılmış bir modelini tasarladığı için yerel bir bilim fuarında ödül kazanmış. 15 yaşındayken, Atlanta'da siyahî erkeklerin gittiği prestijli bir vakıf üniversitesi olan Morehouse'dan burs kazanmış. Tropik tıbbı seçtiği anı hâlâ dün gibi hatırlıyor. Mısır'a yaptığı bir sömestre gezisinde, çocukların yüzünde gezinen sinekler görmüş ve bu sineklerin körlüğe yol açan bir göz enfeksiyonu olan trahom bulaştırdıklarını öğrenmiş. Chicago Üniversitesi'nde tıp okurken, bir tropik hastalıklar profesörü onu kurt hastalıklarını araştırmaya teşvik etmiş. 1967'de Foege, ondan o zamanlar dünyada suçiçeğinin en çok görüldüğü Sierra Leone'deki suçiçeğiyle mücadele girişiminin başına g eçmesini v e y eni b ir strateji denemesini istemiş. Ekipler bütün ülkeyi aşılamak yerine, yeni salgınların peşine düşecek, salgın bitene kadar git gide genişleyen bir çemberin etrafında aşı yapmaya devam edecekti. Hopkins'in söylediğine göre strateji o kadar işe yaramış ki, Sierra Leone iki yıldan kısa bir süre içinde suçiçeğinden tamamen kurtulmuş. Hopkins, ABD'ye geri döndükten sonra, Harvard Üniversitesi'nde tropik tıp dersleri vermeye başlamış ve CDC'de yükselerek 1978'de direktör olarak emekli olmuş. O zamanlar, önde gelen kamu sağlığı uzmanlarının büyük bir hayali varmış: Yeryüzündeki herkese temiz su ulaştırmak. Hopkins daha mütevazı bir hedef belirlemiş: Gine kurdu mevcut suyun filtrelenmesiyle yok edilebilir. İnsanlar, kopepod adı verilen küçük tatlı su kurtları barındıran göllerden su içtiklerinde hastalığı kapıyor. Larva sindirim sisteminden kurtuluyor ve vücudun içinde büyüyerek yaklaşık bir metreye ulaşıyor. Daha sonra cilde doğru ilerliyor (daha çok ayaklara ama bazen de ellere, göğse ve hatta göz çukuruna). Sonrasında yakıcı bir asit salarak bir şişlik oluşturuyor ve içine doluyorlar. Hasta, enfeksiyonlu bölgeyi soğuk suya tutar tutmaz, kurt milyonlarca larva bırakıyor. Hastalığı yok etme çabaları sadece aşıya değil, basit filtreleme teknolojilerine ve dev bir yerel sağlık çalışanları ağına dayanıyor. Bu çalışanlar vakaları buluyor, göllere böcek ilacı koyuyor ve ailelere içme sularını filtrelemeyi öğretiyor. Hopkins bu ağları kurma, ağları yönetecek yerel liderler bulma ve sağlık bakanlarının konuya odaklanmasını sağlama konusunda uzmanlaşmış durumda. Carter da eski devlet başkanı olarak prestijini kullanıp Afrikalı devlet başkanlarını kampanyayı devam ettirmeye teşvik ederek Hopkins'i destekliyor. Carter, 1995'te, Sudan iç savaşı sırasında "Gine kurdu ateşkesi" olarak bilinen dört aylık bir ateşkesin müzakerelerinde bulundu. Hopkins, programların düzgün bir şekilde yürütüldüğünde hızlı ilerleme sağlanabileceğini söylüyor. Gana 18 ay içinde 501 vakayı sıfıra indirdi. Carter, "O olmasaydı bu noktaya gelemezdik" diyerek Hopkins'i övüyor. "Donald, son kurt ölene kadar emekli olmayacağına dair bana söz verdi" diye ekliyor. Hopkins'in buna bir cevabı var: "Emekli olmak istesem bile, Başkan Carter'a tam olarak ne söyleyeceğim? Benden 17 yaş büyük ve hâlâ sapasağlam. O çok güçlü bir adam" diyor. 2004'te bir zamanlar dünyada Gine kurdu vakasının en fazla olduğu Nijerya'daki bir köyü ziyaret eden Doktor Donald R. Hopkins. Ülke, son vakasını 2008'de bildirdi. THE NEW YORK TIMES