BİLİM DÜŞÜNCEYİDE GÖRÜNÜR KILDI!

BİLİM DÜŞÜNCEYİDE GÖRÜNÜR KILDI!

Hiç kimsenin, düşüncelerimizi okuyamayacağını düşünürdük. Fakat bilim adamları şimdi deneklerin beyin etkinlerini izleyerek, deneklerin ne yapmak istediklerini önceden görebildiler.

BİLİM DÜŞÜNCEYİDE GÖRÜNÜR KILDI!

İnsanın amaçlarının okunduğu beyin bölgeleri. Sağda, beyindeki uyarı motifleri gösterilmekte. Bunlar toplama ve çıkarma işlemine göre farklılık göstermekte. Solda ise somut beyin bölgeleri görülüyor. Yeşil işaretli bölgelerdeki uyarımlardan, deneğin ne yapmak istediği okunuyor. Kırmızı bölgede ise eyleme geçirilen düşünce okunmakta.

Beyin araştırmacıları uzun bir süredir bir insanın beyin etkinliklerinden, düşünceleri hakkında neler öğrenebileceğini merak ediyorlardı. Bugüne kadarki araştırma sonuçları, mesela basit hareketlerin beyin etkinliklerinden gayet iyi okunabildiğini göstermişti. Max-Planck Kavram-ve Sinirbilimleri Enstitüsü'nden John-Dylan Haynes ile birlikte çalışan İngiliz ve Japon bilim insanları, şimdi soyut süreçlerin de (örneğin: kararlar, planlar) beyin etkinliklerinde izlenip izlenemeyeceğini araştırdılar. Bu amaçta hayvanlarda bulunmayan matematik yetisinden yararlanılmış.

Araştırmacılar deneyler sırasında katılımcılara basit matematik soruları vermişler. Örneğin iki sayıyı toplama ya da çıkarma işlemi gibi. Denekler daha sayıları görüp, işleme başlamadan önce araştırmacılar deneklerin, soruları ne şekilde çözeceklerini %70 doğruluk payıyla, fonksiyonel manyetik rezonans tomografisiyle izledikleri beyin etkinlerinde okuyabildiklerini söylüyorlar Current Biology dergisinde. Soruları kapalı alan denekler, hangi sayıları toplayacaklarını veya çıkaracaklarını bilmiyorlardı.

Araştırmacılar bu şekilde deneklerin ne yapacaklarını beyin etkinlerinden okuyabileceklerinden emin olmuşlar. Sayılar ancak birkaç saniye soru ekranda görünmüş ve denekler istedikleri soruyu cevaplamışlar. "Özgürce alınan kararların prefrontal korteksin orta kısmında, talimatların ise yan kısımda depolandığı tahmin ediliyordu. Bu tahminleri deneylerimizle kanıtladık diyor Haynes.

Şimdiye kadar görülemeyeni, görünür kılmak "Multivaryant Motif Tanıma" olarak isimlendirilen yeni bir yöntemle mümkün olmuş. Düşünceyi okumak için bir bilgisayar, beyindeki karakteristik etkinlik motiflerini tanıyacak şekilde programlanmakta. Bildik yöntemlerden farklı olarak burada kişilerin niyetlerini öğrenmek için, farklı beyin bölgelerindeki ölçümler kombine edilmekte. Yöntemin bu kadar iyi işlemesi, beynin işleyiş biçimiyle ilgili. Deneyler, amaçların sinir hücrelerinde değil, sinirsel etkinlik içinde, mekânsal dağılım gösteren motiflerde depolandığını göstermekte.

Böylece beyinde bölgesel ağırlık noktaları izleniyor: Önde bulunan bölgeler, soruların cevaplanmasına kadarki düşünceleri işlerken, arkadaki bölgeler denekler hesaplamaya başladıktan sonra etkinleşmekte. Yani beynin bir bölgesinde amaç olarak depolanan davranışlar, yerine getirilebilmeleri için beynin başka bir yerinde kopyalanması gerekmekte.

Araştırmayla elde edilen sonuçlar, yöntemin klinik ve teknik alanda daha iyi uygulanabileceğini göstermekte. Bugün bile bilgisayar destekli protez veya beyin-bilgisayar arayüzleri sayesinde felçli insanların yaşamları kolaylaşmakta. Fakat bunlar daha çok hastanın yapmak istedikleri hareketleri okuyorlar. Yani hastalar sadece düşünceyle protezleri veya bilgisayar imlecini hareket ettirebiliyorlar. Oysa yeni araştırma son derece karmaşık düşüncelerin bile beyin etkinliklerinden okunabileceğini gösterdi. Yöntem şimdilik sadece manyetik rezonans tomografisiyle işliyor. Elektroansefalografi görüntüleme tekniğine daha sonra aktarılacak.

Nilgün Özbaşaran Dede

KAYNAK: //www.cumhuriyet.com.tr

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Nikotin bağımlılığı Kalp hastalığı, felç, kanser, akciğer hastalığı ve diğer birçok sağlık durumu riskinizi artırmanın yanı sıra, sigara içmek beynini
  • Özgüven, özsaygı, özdeğer gibi kavramları içeren ego, genler ve stres gibi pek çok faktörden etkileniyor.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Psikiyatri, ruhsal bozuklukların ve duygusal ve davranışsal bozuklukların kökeni, teşhisi, önlenmesi ve yönetimi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu nedenle
  • Krampların nedenleri nelerdir? Krampların nedeni tuz eksikliği midir? Bu ne kadar doğru? Kramp sırasında ne yapmak gerekir?
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Randevu Al