BEBEKLERE DVD ZARAR VERİYOR

BEBEKLERE DVD ZARAR VERİYOR
Paylaş:

KAYNAK: REUTERS

Yapılan araştırmaların, popüler video ve DVD'lerin bebeklerin dil gelişimini geciktirebileceğini, okuma yeteneklerini, kelime haznesiyle hafızalarını zayıflatabileceğini gösterdiği belirtildi.

Daily Mail'in haberine göre, konuyla ilgili yapılan 80 araştırmanın değerlendirilmesi sonucunda, küçükken çok fazla televizyon seyretmenin ileri yaşlarda hiperaktivite ihtimalini artırdığı da ortaya çıktı.

Araştırmayı kaleme alan Prof. Dimitri Hristakis, yeni yürümeye başlamış bir çocuğun uyanık kaldığı saatlerin yüzde 30 ila 40'ını televizyon karşısında geçirdiğini, çocukların yüzde 90'ının daha 2 yaşına varmadan düzenli TV izleyicisi haline geldiklerini söyledi.

Hristakis, ailelerin bebeklerinin IQ seviyelerini yükseltmek amacıyla kullandıkları "Baby Einstein" ve "Brainy Baby" gibi eğitim videolarının etkili olduğu yolunda bilimsel kanıt bulunmadığını, tam tersi bunların zararlı bile olabileceğini bildirdi.

NE KADAR ÇOK DVD, O KADAR AZ KELİME...

Tayland'da yakın zaman önce yayımlanan bir araştırma, 1 yaşın altındaki çocukların günde iki saatten fazla televizyon seyretmesinin, konuşma yeteneklerinin gecikmesi ihtimalini 6 kat artırdığını ortaya koydu.

Bir başka araştırma, söz konusu DVD'leri seyreden 7 ila 16 aylık bebeklerin, akranlarından daha az kelime bildiklerini gösterdi. DVD başında geçirilen her bir saatin 6 kelime daha az öğrenilmesine yol açtığı kaydedildi.

Acta Paediatrica Dergisinde yazan Hristakis, 3-5 yaş arasındakilere faydalı olduğu söylenen Susam Sokağı programının bile, daha küçük yaşta seyredilirse dil gelişimini erteleyebileceğini belirtti.

Hristakis, kendi araştırmalarından birinde, bebekken çok TV seyredenlerin okuma ve hafıza testlerinde iyi performans gösteremediklerini ifade etti.

Washington Üniversitesi öğretim üyesi Hristakis, ailelerinin çocuklarını medyaya maruz bırakma konusunda dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.

Hristakis, TV'nin ayrıca, oyuncaklarıyla, akranlarıyla veya aileleriyle oynayarak vakit geçirmek gibi daha önemli ve faydalı faaliyetlerin yerini aldığını belirtti.