BABALARIN YEDİ KORKUSU

BABALARIN YEDİ KORKUSU

BABY&YOU DERGİSİ /TEMMUZ

Baba adayları eşinizin hamileliğini öğrendiğiniz andan itibaren, tuhaf yeni bir dünyaya adım atıyorsunuz…

 


Henüz, korkularınızı ve güvensizliğinizi paylaşma konusunda tereddüt ediyor olabilirsiniz. Bu oldukça doğal. İşte size baba adaylarının yüzleştiği yedi ortak korku...

GÜVENLİK KORKUSU


Erkeklerin yüzleştiği en büyük korku kültürümüzle en derin bağa sahip olan korku: Ailemi gerektiği gibi koruyup kollayabilecek miyim? Birçok ailede ilk çocuk geldiğinde eşlerin her ikisi de çalışıyorsa aniden iki kişilik bütçeden tek kişinin çalıştığı üç kişilik bütçeye geçiş yaşanıyor ve bu durum, bugünün dünyasında yürütmesi oldukça zorlu bir süreç. Babanın daha önce hesaba katmadığı pek çok yönden güçlü olması gerekiyor. Yalnızca finansal anlamda değil ayrıca duygusal anlamda da destek sağlamalıdır: Eşi onun yardımına ihtiyaç duyuyor çünkü oldukça dramatik duygusal geçişler yaşıyor ve yaslanması için orada hazır bulunmalı.

PERFORMANS KORKULARI

Babaların yüzde 80'inden fazlası eşleri doğum yaparken yapmaları gerekeni yapamayacağından endişe ediyor. Bayılmaktan, kusmaktan veya tüm o bedensel sıvıları görüp midelerinin kalkmasından korkarlar. Bu tip korkular çizgi film ve komedi dizileri ve erkeklerle dalga geçmenin yollarına bağlı olabilir, fakat iki şey çok açıktır: Tüm erkeklerin bunların gerçekleşmesini bekler ve bütün bunlar neredeyse hiç gerçekleşmez. 600 erkekle yapılan bir ankette ortaya çıkan sonuca göre 600 baba adayından yalnızca biri bayılmış ve sebebi de sıcaklığın çok yüksek olduğu bir dönemde havalandırmaların çalışmaması gösterilmiştir.

Eğer kan görmeye gerçekten dayanamıyorsanız, doğum odasından çıkm. Korkularınızı görmezden gelmeyin-onların üzerine gidin, o odada bulunmuş babalarla konuşun. Tipik olarak doğum odasından çıkan babaların söylediği ilk şey," Bebek ve eşim çok iyi; bebeğimiz bir kız" oluyor. İkinci cümle ise, "Kendimi çok iyi hissediyorum".

BABALIK KORKULARI

Yeni babaların ve bebek bekleyen babaların yaklaşık yarısı bebekle iletişim kuramayacağına dair düşüncelere boğulduklarını itiraf ediyorlar. Mantık seviyesinde bu gerçekle bağlantının yittiği anlardan biri fakat duygusal anlamda bir şeyler olduğu anlamına geliyor. Aslında baba bir anlamda yetersizliklerinin üzerine gidiyor: "Bu muazzam bir şey, tanrısal bir şey, bir yaşam yaratmak. Ben bunu da başarabilirim."

ÖLÜM KORKULARI

Bir hayatın başlangıcının parçası olduğunuzda, hayatın sonu hakkında düşünmekten kaçınırsınız. Kendi ölümlülüğümüz konusunda düşünceler gözümüzde büyüyebilir: Artık en genç nesil değilsiniz, değişim zamanı geldi çattı ve her şey yolunda giderse, siz çocuğunuzdan önce vefat edeceksiniz. Ölümsüz veya yenilmez olduğunu düşünen birçok genç erkek için bu büyük bir değişikliktir. Örneğin dünya çapında ralli pilotlarından biri bebeği doğduğunda işini bırakıp şöyle demiştir: "Artık ölmeye hakkım yok."

EŞİNİZİN VEYA ÇOCUĞUNUZUN SAĞLIĞINA DAİR KORKULAR

Bir bebeğim doğum süreci sinir bozucu bir deneyimdir. Dünyada en çok sevdiğiniz insanın başına aklınızdan bile geçirmek istemeyeceğiniz şeyler olabilir. Bebeği kaybedebilirsiniz veya bebeğinizi tek başınıza büyütmek zorunda kalabilirsiniz.

Bu durum genel olarak geçmişimizden miras kalan genetik korkulardan ileri gelir. Doğumun tehlikeli bir sorun olduğu yılların üzerinden henüz çok geçmedi ve büyüklerimiz için bu durum çok daha korkutucuydu. Bugün ise eğer doğum yolunda gittiyse ve bebek iyi ise, birçok ebeveyni gizli gizli bebeklerinin el ve ayak parmaklarını sayarken bulabilirsiniz.

İLİŞKİYE DAİR KORKULAR

Erkekler çoğunlukla eşlerinin bebeği dünya üzerindeki herkesten daha çok seveceğinden ve onları bu sıcak ve yakın ilişkiden uzak tutmasından korkar. Bu yer değişimine ilişkin en gerçek korkudur.

Bebek sahibi olmanın eşinizle ilişkinizin üzerinde ekstra bir gerginlik taşıyacağı reddedilemeyecek bir gerçek. Ayrıca babaların o güçlü anne-bebek bağının dışında bırakıldığı duygusuna kapıldığı da bir diğer gerçek, özellikle doğumdan sonraki ilk birkaç hafta. Fakat her ebeveyn bu ortaklığın farklı yönlerini tamamlar.

Çocuk genellikle annesine güvenlik, rahat ve sıcaklık için yaklaşır. Oysa babasını daha çok özgürlük, farklılık ve dünya algısını oluşturmak üzere izler. Elbette bu nitelikler ebeveynlerin her birinde bulunabilir, fakat tüm bu farklılıklar el ele çalıştığında, ortaya çıkan sonuç inanılmazdır.

Babalara tavsiyemiz şu ki, kucağınıza aldığınız bu bebek sizin kendi bebeğiniz ve onu yetiştiren ebeveynlerden biri de sizsiniz. Sizin bebeğinizle baş başa vakit geçirmeye ve annesinin de biraz kafayı dinlemeye ihtiyacınız olacak, inanın.

KADIN DOĞUM KLİNİĞİ KORKUSU

Erkekler kadın hastalıkları ve doğum kliniklerine pek alışkın değildir. Bu klinikler erkekler için yabancı, soğuk, pek anlayamadıkları yerlerdir. Sadece gözlemci olarak dahi birçok erkek utanır ve tüm o muayene masaları ve jinekoloji testlerinden çekinir. Hastane muayene odaları ve doğum salonları bir baba için pek rahatlatıcı yerler değildir. Hazırlıklı olmak, eşiniz ve bebeğiniz için istediğiniz bakım tipine birlikte karar vermek, tahmin edemeyeceğiniz kadar yardımcı olacaktır. Bir doğum planına sahip olmak sizin için de bir rol belirleyecek ve ayrıca önünüzdeki süreçte neyle karşı karşıya olduğuna dair bir fikir edinmenize yardımcı olacaktır.