Artık basılmasa da hala kalbimizde

Kitaplar öldü, yaşasın kitap. Basılı malzemelerin dünyası küçülse de kitap, çevrimiçi ortamda şaşırtıcı ölçüde dayanıklı çıktı.

Artık basılmasa da hala kalbimizde

Kitaplar öldü, yaşasın kitap. Basılı malzemelerin dünyası küçülse de kitap, çevrimiçi ortamda şaşırtıcı ölçüde dayanıklı çıktı.

kitapAnlaşılan, kitap imgesi toplu bilinçaltına öylesine derinden işlemiş ki kimse ondan vazgeçemiyor. Amazon en son e-kitap okuyucusunu tanıtırken, "sayfalar fiziksel kitap sayfalarıyla neredeyse tıpatıp aynı" diye övünüyor. Salonlardaki kitaplıklar yavaşça tarihe karışsa da Apple, iBooks'tan sipariş ettiğiniz kitabı "kitaplığınıza anında indirebileceğinizi" vadediyor. Kitapların dijital dünyada yeri yokmuş gibi görünen bazı işlevleri devam ediyor. Kitap kapaklarının işlevi olan kitapçıda müşterinin dikkatini çekmek gereği artık kalmasa bile, yayıncılar e-kitaplar için kitap kapağı yaptırıyor. Kitap deneyimini yakalamaya yönelik birçok çaba başarısız oldu. Sosyal okuma uygulamaları veya multimedyadan yararlanmaya çalışan onlarca yeni yayıncılık şirketinden çok azı başarıya ulaştı. Kullanıcıların kitaplardaki belli pasajlar hakkında yorum yapmasına izin veren Social Books, önce adını Rethink Books olarak değiştirdi sonra da zor duruma düştü. Metin resim, ses, görüntü ve e tkileşimli grafikleri birleştiren ve 2011'de Facebook tarafından satın alınan Push Pop Press'in artık sesi soluğu çıkmıyor. Bocalayan uygulamalar arasına en son katılan, kitaplar arasındaki bağlantıları keşfeden Smal l Demons oldu. "Muhteşem Gatsby" romanında geçen Ziegfeld Revüsü'nü merak eden kullanıcılar, uygulama aracılığıyla başka 67 kitapta daha bu dansçılardan bahseden pasajlara ulaşabiliyordu. Small Demons yeni bir yatırımcı bulamadığı için bu ay kapanacak. Yakında çıkacak "Sayfanın Sonu" adlı kitabında yayıncılıktaki dijital dönüşümü inceleyen Peter Meyers, "Bu uygulamaların çoğu, okurların talebinden ziyade programcıların yeteneği sayesinde doğdu. Kendimizi oyalayan şeyler peşinde koşup buna ilerleme dedik" diyor. Dijital yenilikler yapan Bob Stein geçenlerde, "İnsanlar genelde 'kitabın geleceği' konusunda daha fazla yazmamı istiyor" diye yazdı. Stein Kitabın Geleceği Enstitüsü'nün kurucusu olduğundan, insanlar onun bu konuyu çok sevdiğini zannediyor. Ama Stein "Açıkçası buna katlanamıyorum" diyor. Öyküleri okura sunmanın en yenilikçi yolunun çevrimiçi uygulamalar değil de fiziksel kitaplar olduğunu savunan bir tür akım bile var. Hareketin "Sadece Basılı Kitap: Kâğıt Üzerindeki Mürekkep: Yeni Yayınlar İçin Tasarımlar ve Konseptler" adlı yeni bir kitabın kapağına basılmış manifestosunda, internetin nihai yenilik olduğu görüşüyle alay edilerek "İnternet henüz ölmedi. Dijital metin yok olmayacak. Basılı kitap interneti öldürmeyecek. Fiziksel kitap icat edildiğinde haber sitelerinin onu önce görmezden gelip, sonra da sadece tuhaf kişiler için olduğunu söyleyerek gülüp geçtiği kolayca unutuluyor" denildi. İnternet yaygınlaşınca, kitapların yenilenmesi gerektiği izlenimi doğdu. San Francisco'daki Books in Browsers konferansını düzenleyen Peter Brantley, "Fiziksel kitap, kapağı hariç tasarıma kapalı olan çok sınırlı bir mecraya dönüştükten sonra, tüm kısıtlamalardan kurtuldu" diyor. Bazı yeni şirketler basit bir yöntem buldu: bir metni seçip bölümlere ayırmak. Safari Books'un Safari Flow adlı hizmeti, ayda 29 dolarlık abonelik ücreti karşılığında teknik kullanım kılavuzlarının bölümlerini sunuyor. Inkling aynısını daha tüketici odaklı kitaplarda yapıyor. Mesela sadece makarnayla ilgili bölümü istiyorsanız, yemek kitabının tümü yerine ilgili bölümü 4,99 dolara alıyorsunuz. Citia'nın yöntemi daha iddialı. Yazarla birlikte çalışan editörler kurmaca olmayan bir kitabı alıp, içindeki fikirleri farklı cihazlarda okunabilen ve sosyal ağlar üzerinden gönderilen dijital kartlara aktarıyor. Citia'nın yayın ve içerik geliştirme sorumlusu Meyers, "Bir k itaba 10 ila 15 saat zaman ayırabilmek iyice zorlaşıyor. Bu yüzden, kitaplardaki fikirleri özgürleştirmenin yollarını bulmalıyız" diyor. Citia'nın el attığı ilk kitaplardan biri, Kevin Kelly'nin "Teknoloji Ne İster?"i. Kitabın bölümleri bir kartta özetlenmiş. Böylece okur istediği bölüme gidebiliyor. Kelly "Citia'nın yaptığı işin boyutu beni şaşırttı" diyor. Ama 2002'de faaliyete geçtikten sonra sadece 4 kitabın kartlarını yapan Citia; reklam ve yetenek ajansları, mali hizmetler ve tüketici ürünleri şirketleriyle görüşmeler yapıyor. Meyers, "Tüm şirketler medya şirketlerine dönüşüyor. Hepsinin ürünleriyle ilgili öyküler sunması gerek" diyor. Bu öykülerin nasıl tanımlanacağı da başka bir sorun. İnternete koyulan bir metne hâlâ k itap demek sadece nostalji. Brantley, "İnternete göç etse bile, kitap bizim için hâlâ kitap. Ancak öykü anlatmakla ilgili görüşlerimiz kaçınılmaz olarak değişecek" diyor. THE NEW YORK TIMES