Antalya'da şizofrenlere kontrol

Antalya’da bir şizofren tarafından 3 polis memurunun şehit edilmesi sonrasında Emniyet, Sağlık ve Milli Eğitim müdürlüklerince benzer olayların tekrar etmemesi için il genelinde benzer hastalıkları bulunan kişilerin tespiti ve sürekli kontrolü için çalışma başlatıldı.

Antalya'da şizofrenlere kontrol
Paylaş:

Antalya’da bir şizofren tarafından 3 polis memurunun şehit edilmesi sonrasında Emniyet, Sağlık ve Milli Eğitim müdürlüklerince benzer olayların tekrar etmemesi için il genelinde benzer hastalıkları bulunan kişilerin tespiti ve sürekli kontrolü için çalışma başlatıldı.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin Hillside Su Hotel’de düzenlenen geleneksel salı toplantılarının önceki günkü konuğu olan İl Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, 4 Ekim 2012 günü TRT Caddesi ve Cezaevi Kavşağı’nda polis memurları 30 yaşındaki Mehmet Çolak, 34 yaşındaki Abdullah Bülbül ve 45 yaşındaki Mustafa Kılınç’ın şizofren hastası olduğu belirlenen Çağrı Danışman tarafından şehit edilmesi olayı sonrası Emniyet Müdürlüğü’nce benzer olayların yaşanmaması için çalışma başlatıldığını açıkladı. Emniyet Müdürü Sağlam, bu konuda Milli Eğitim Müdürlüğü ve Sağlık İl Müdürlüğü ile ortak bir çalışma planlandığını kaydetti.

ŞİZOFRENİ HAKKINDA HER ŞEY

Mustafa Sağlam, kullarda aykırı tipler ve şizofren benzeri hastalıkları bulunan kişilerin daha ileriye gitmeden tespit edilmesi gerektiğini belirtti. Sağlam, "Kolay değil tabi? ki, bir insan oturduğunuz yerde taş atabilir, taşı havada engelleyemezsiniz ama yakalarsınız. Suç işleyen kişinin yakalanacağını bilmesi de caydırıcı etkendir. Bu gibi şahısları bilirsek bunları zaman zaman kontrol ederiz. Üzerinde suç aletleri varsa alır ve olası suçları önleriz. O açıdan ekiplerimizi talimatlandırdım" diye konuştu.

YETKİLİLERİN BÖYLE BİR HAKKI YOK - HÜRRİYET

Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay ise şehrin ve okulların güvenliği noktasında Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam ile görüşmeleri olduğunu, sözkonusu rahatsızlıkları bulunan kişilerin tespiti noktasında henüz resmi bir çalışma başlatılmadığını, ancak bu konuda tespitlerin Sağlık İl Müdürlüğü ekiplerince yapılabileceğini aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPSUAM Feneryolu Polikliniği’nden Prof. Dr. Orhan Doğan konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. İşte Doğan'ın açıklamaları: "Saldırganlık, şiddet, cinayet gibi olaylar tüm insanlarla ilgilidir. Bir grubun daha çok cinayet işlediğini söylemenin bilimsel bir temeli yoktur. Böyle bir niteleme o grubu damgalamaya girer ve insan haklarına aykırıdır. Şizofreni hastalarının şiddete veya cinayete daha yatkın oldukları gibi bir önyargı vardır. Çalışmalar şizofreni hastalarının şiddet olaylarına daha çok karıştıklarının ve daha çok cinayet işlediklerinin doğru olmadığını göstermiştir. Bu konudaki sonuçlar şizofreni hastalarıyla toplum arasında anlamlı bir fark olmadığını ortaya koymuştur. Bazı insanların şizofreni hastası olduğunun açıklanması damgalama yapmak, onları potansiyel suçlu olarak görmek, hasta ve insan haklarına aykırı davranmak demektir. Emniyet yetkililerinin böyle bir hakkı ve yetkisi yoktur." DHA