Amerika'nın yanıltıcı zayıflığı

Londra- Edward Snowden'ın macerası, ABD'nin azalan gücüne dair bir mesaj gibi algılanabilir. İnternet özgürlüğünün ve dijital haklarının en büyük savunucusunun, toplu gözetleme yaptığı ortaya çıkar.

Amerika'nın yanıltıcı zayıflığı
Paylaş:

Londra- Edward Snowden'ın macerası, ABD'nin azalan gücüne dair bir mesaj gibi algılanabilir. İnternet özgürlüğünün ve dijital haklarının en büyük savunucusunun, toplu gözetleme yaptığı ortaya çıkar.

amerikaBu ülkenin çevrimiçi faaliyetleri kontrol edip sınırladıkları için haklı olarak azarladığı ülkeler (Çin ve Rusya) de, elinde flaş bellek bulunan ifşaatçıyı ABD adaletine teslime etmeyi reddederek bu devin burnunu sürter. Bu satırları yazdığım sırada, Snowden'ın macerasının nasıl sonuçlanacağı belli değildi. Ancak Snowden'ın Hawai'den Hong Kong'a, oradan da Moskova'ya gidişi bir şeyi açıkça gösteriyor: A BD hâlâ b ir numaralı güç olsa da artık egemen ülke değil. Dışişleri Bakanı John Kerry'yi diplomatik olmayan alaylı yoruma sevk eden, belki de 21'inci yüzyıla özgü bu ikilemden duyulan hayal kırıklığıydı: "Snowden'ın yardım almak için Çin ve Rusya'yı seçmesinin nedeni acaba internet özgürlüğünün kaleleri olmaları mı diye merak ediyorum". Kerry'nin hakkı var ama bu işine yaramayacak. ABD'nin 11 Eylül sonrasında boyunu aşan işlere girişmesi, maddi anlamda pahalıya patladı. Bunlar maddi olmayan bir konuda da külfetli oldu: Ülkenin itibarı. Dünyada birçok kişi Snowden'ı, bir kabadayıya hak ettiği cezayı veren erdemli biri olarak görüyor. ABD'de gözetleme ve özgürlük arasındaki denge kaybolduğu için, Snowden'ın yaptıklarını anlayışla karşılıyorum. Ama ABD'den nefret edenleri ve onu karalayanları sevmiyorum. ABD'nin gerilemesine ilişkin tahminlerin abartılı olduğunu düşünüyorum. ABD son on iki yılda, Irak ve Afganistan'da kendisine bir trilyon doların üzerinde paraya mal olan ama zafer getirmeyen iki savaş yaptı, 2008'de patlak veren mali çöküşü atlattı ve düşük istihdam artışı sağlayan zayıf bir toparlanmaya rağmen ayakta kaldı. Dünyanın geri kalanı, özellikle de ekonomik büyüklük açısından ABD'yi yaklaşık on yıl içinde geçmesi beklenen Çin'in yükselişine tanık oldu. Asya'ya yönelik güç kayması tartışmasız bir gerçek. O halde sınırsız sosyal medyanın yükselişi hükümetlerin güç kaybetmesi pahasına mı gerçekleşiyor? Yüksek borç ve siyasi kutuplaşma ABD'nin ulusal iradesini aşındırıyor. Obama'nın Irak savaşı sonrasında ülkenin imajını düzeltmek için gösterdiği tüm çabalara rağmen, sebep ister insansız hava aracı saldırıları, ister Utah'taki büyük veri merkezi, isterse Boston bombacılarını hareket geçiren hedefi belirsiz ergen kaygıları olsun, ABD'ye öfke kusmak yaygın bir meşgale. Amerikalılar, savaştan ve ulus inşasından yoruldu. Şu anda birçok ABD'li, George Washington'ın 1796'daki veda konuşmasında söylediği şeye katılıyor: "Neden yabancı topraklara girmek için kendi toprağımızı terk edelim?". Ama işin başka bir yönü daha var. Bu tökezleyen güç dünyadaki askeri harcamaların üçte birinden fazlasını yapıyor, küresel çapta askeri güç kullanabilen tek ülke ve dünyanın isteksizce kabullendiği Amerikan Barışı'nın çerçevesini oluşturan asker üslerini koruyor. Kişi başına gelir açısından Çin ekonomisi ABD ekonomisinden hâlâ çok küçük ve bu uzun süre değişmeyecek. ABD üniversiteleri ve teknoloji şirketleri, dünyadaki yetenekleri çekiyor. Ağ odaklı dünyadaki ağların çoğu ABD'ye ait. Biyo ve nano-teknoloji gibi alanlarda herkesten daha hızlı yenilik üretiyor. Nüfusları azalan çoğu gelişmiş ülkenin aksine, demografi ABD'den yana. ABD yaklaşık on yıl sonra enerjide kendi kendine yetecek. Hollywood'un yumuşak gücü hâlâ etkili. ABD karşıtlığı abartılıyor. Orta sınıftan çoğu Avrupalı ve Arap, ABD "emperyalizmini" eleştirdikten sonra "Kızımın Harvard'a girmesine yardım edebilir misin?" diye sorar. 11 Eylül saldırıları sonrasında ortaya çıkan Büyük Çözülme'nin on ikinci yılında, ABD'nin siyasi sistemi hâlâ dayanıklı. Obama'nın artık bitirme sözü verdiği terörle mücadele, ABD'nin denetim ve denge sistemini bozsa da ortadan kaldırmadı. Snowden'ın ifşa ettiği gözetleme programlarına karşı çıkanlar, bunları sınırlamak için çoktan Kongre'ye girdi. Adalet Komitesi Başkanı Demokrat Vermont Senatörü Patrick Leahy, kişisel gizliliği koruyan önlemleri güçlendirmeyi ve denetim şartı getirmeyi amaçlayan bir yasa tasarısı sundu. Çin ve Rusya muhalefeti bastırmak ve bireysel hakları sınırlamak için interneti kullanıyor. Bu, interneti olası terör saldırı larını önlemek için kullanmaktan çok farklı. Aşırıya kaçmak düzeltilebilir (ve düzeltilmeli) ve Leahy'nin tasarısının gösterdiği üzere, ABD bunun için gereken mekanizmalara sahip. ABD'nin Snowden yüzünden düştüğü duruma sevinmek abartılı. THE NEW YORK TIMES