E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

TOPLUMUN KADINLARI

TOPLUMUN KADINLARI

Şaban ÖZDEMİR (NPGRUP)

 "Saçı uzun aklı kısa, kadın gibi gülme."…vs. kullanımların yaygın olduğu toplumlarda kadın olmak zor.

 


Bir ilişki düşünün ki isteyen ve alan hep erkek, istenen ve alınan konumda ki kişi ise istisnasız kadın olsun… Maalesef gerçek o ki ülkemizin birçok bölgesinde kadınlarımız bu değersizlikle büyüyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlar birçok coğrafyada bugünde konuşulur, sorunları, toplumdaki yerleri ve önemi bu günde ifade edilir. Kadına yönelik şiddeti hemen her toplumda yakından görmek mümkünken ülkemizdeki gerçeği de göz ardı edemeyiz. Son dönemlerde medyada yer alan haberleri de göz önünde bulundurduğumuzda maalesef ülkemizde hak ettiği yerde değil kadınımız.

Kadınları ve maruz kaldıkları şiddet türlerini değerlendiren Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi uzman psikologlarından Zehra Erol, kadına yönelik fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddetin toplumumuzda oldukça yaygın olduğunu söyledi.

Şiddeti çeşitlendiren Erol;

DUYGUSAL BOYUTU DAHA DA AĞIR

"Erken yaşta hazır olmadan evlendirilen ergenler, ergenliğini yaşamadan anne olan kadınlar.
Çocuk yaşta işe başlayan genç kızlar. O kadar çok şiddet var ki. İşin fiziksel, cinsel boyutu aşikâr ama diğer yandan duygusal boyutu var ki o bir o kadar ağır.

SEN YOKSUN

Kadına yönelik şiddetin psikolojik nedenlerinden biri beklentilerdir. Erkeğin eşinden beklentileri karşılanmadığında karşısındakine fiziksel ve psikolojik zarar vererek istediklerini yapması için onu zorlar. Bu aynı zamanda benim istediğim gibi davranmak zorundasın, istediğimi yapmazsan sonucuna katlanırsın mesajı içerir. Kadının isteklerinin, ihtiyaçlarının, kendine özgü davranışlarının yok sayıldığı ileri durumlarda "sen yoksun" benim isteklerim var dendiği durumdur. Kadının karnından sıpayı, belinden sopayı eksiltmeyeceksin sözü de buna istinaden vardır.

OLUMSUZLUKLARIN NEDENİ HEP KADINLARDIR


Diğer bir neden de kişi mutsuzluğundan, sıkıntılarından baş edemediği durumlardan karşısındakini sorumlu tutmasıdır. Toplumuzda çok sık görülen bir durumdur. Erkek işte bir sorun yaşadığında örneğin işe geç gittiğinde bunun sorumlusu eşini görebilir ve ona yansıtabilir. Sen beni oyalamasaydın tam zamanında işte olacaktım gibi… Bazı durumlarda da  kendi yetersizliğinin neden olduğu öfkenin muhatabı kadın olmaktadır. 

Örneğin çocukları ile iletişim kuramayan babanın anneye "Senin yüzünden bu çocuklar böyle oldu" deyip, yetersizliği ile baş edemeyip bunun şiddete dönüşmesi.

KADINLAR DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR

Bir de kadın olmanın değersizleştirildiği toplumsal mesajlar var. "Saçı uzun aklı kısa olmak", "kızların evlat sayılmadığı" kız çocuk olduğunda etrafta sessizlik olduğundan doğanın kız olduğunun anlaşılması. Kadın gibi gülmenin" iyi olmadığının vurgulanması bununla ilgili espriler ya da yorumlar.

İlişkilerde erkeklerin isteyen veya alan, kadının ise istenen ya da alınan konumda olduğuna dikkat çeken psikolog Zehra Erol, kadınların bu değersizliklerle büyüdüklerini söyledi.