E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

MUTLULUĞU ÖĞRENİYORUZ

MUTLULUĞU ÖĞRENİYORUZ

MUTLULUK VEREN ETKENLERİ ÖĞRENİYOR

The New York Times

Gören bilgisayarlar artık hayatımıza giriyor. Yazılımlarda hızla yeni gelişmeler kaydediliyor ve makineler asla yanılmıyor.

 


Yüksek çözünürlüklü ve düşük maliyetli kameralar yayılarak akıllı telefon, dizüstü bilgisayar ve benzeri ürünlere giriyor. Görsel verilerin akışını arayan, eşleştiren ve inceleyen yazılımlarda hızla yeni gelişmeler kaydediliyor.

Bu teknolojiden hastane, alışveriş merkezi, okul, metro istasyonu, işyeri ve stadyumlarda yararlanılabiliyor. Ve makineler asla yanılmıyor. Bu gelişme, son derece yararlı veya kaygı verici olarak görülebilir. Google'da çalışan görüş uzmanlarından Bilgisayar Bilimcisi Hartmut Neven, "Makineler bizi kesinlikle daha iyi gözlemleyip anlayabilecek. Ama bunun nereye varacağıysa belirsiz" diyor.

Bu teknolojinin gelişiminde de, kaygıların kaynağında da Google ön saflarda yer alıyor. İnternet kullanıcılarına belli bir yere yakından bakma imkânı sunan Street View (Sokak Görüşü) adlı hizmet, mahremiyet odaklı şikâyetlere konu oldu. Talepleri dikkate alan Google, evleri flulaştırmaya karar verdi. Şirketin Google uygulaması sayesinde de insanlar akıllı cep telefonuyla resim çekip eşleşen görüntüler için internette arama yapabiliyor.

Şirket yöneticileri, kişisel bilgilere ulaşmakta kullanılabilir diye yüz tanıma özelliklerini uygulamanın dışında bıraktı Bilim insanları, yalnızca görmekle kalmayıp bir de gördüklerini yorumlayabilen makinelerin giderek yaygınlaşacağını öngörüyor. İzleme teknolojileri uzmanı Frances Scott, yetkililerin bu sayede teröristleri, kayıp çocukları veya yolunu şaşırmış Alzheimer hastalarını saptayabileceğini belirtiyor. Bilgisayar görüşünde kaydedilen ilerlemeler bugün milyonların kullandığı ürünlere girmiş durumda.

Resim paylaşım hizmetleri yüz tanıma teknolojilerini kullanıma soktu bile. Microsoft'un Xbox 360 oyun konsoluna eklenen Kinect adlı ürün de bu teknolojideki şaşırtıcı ilerlemelerin çarpıcı bir örneği. Sesli komutları anlayan Kinect, insanları ve onların hareketini tanıyan dijital bir kamera ve sensörlerden yararlanıyor. Ürünün tasarımına katkıda bulunan mühendis Alex Kipman, "Kinect teknolojisi sizi daha iyi anlıyor, dolayısıyla sizin onu anlamanıza gerek yok" diyor.

'Lütfen Ellerinizi Yıkayın'

New York, Cooperstown'daki Bassett Tıp Merkezi üç ay önce bilgisayar görüşüyle denemelere başladı. Tavanda küçük kameralar hastaların hareketlerini, odalara girip çıkan insanları izliyor. General Electric firmasının geliştirdiği sistemin ilk uygulaması, hatırlatıcı ve uyarıcılardan ibaret. Doktor ve hemşirelerin, hastalara dokunmadan önce ve dokunduktan sonra ellerini yıkamaları gerekiyor. Araştırmalara göre hastane enfeksiyonlarının önemli bir bölümü bunun unutulmasından kaynaklanıyor.

Ve böyle bir durumda bir ses, "Affedersiniz, lütfen ellerinizi yıkayın" diye uyarıyor. Sistem, hastanın yataktan düşebileceğini gösteren hareketleri tanıyarak hemşireyi uyarıyor. Şirket araştırmacılarından Kunter Akbay'ın aktardığına göre, şiddetli acı ve benzeri sorunları gösteren yüz ifadelerini analiz eden yazılımlar ve benzeri özellikler de sisteme eklenebiliyor. Bilgisayar görüşünün uygun maliyetli olup olmayacağını söylemek içinse henüz erken.

Ayna Ayna


Master öğrencisi Daniel J. McDuff, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nün (MIT) Medya Laboratuvarı'nda çift taraflı bir aynanın karşısında duruyor. Yirmi saniye sonra aynada bir sayı belirdi. Kalbi dakikada 65 kere atıyordu. Aynanın gerisindeki bir web kamerası McDuff'un görüntüsünü alıp yüzündeki kan akışını izleyen yazılıma sahip bir bilgisayara aktarıyor. Söz konusu yazılım, kamera görüntülerini üç kanala ayırıyor, yani temel renkler olan kırmızı, yeşil ve maviye.

Yüzdeki kan damarlarının minik hareketlerinden kaynaklanan renk değişimleri ve kıpırtılar insan gözüne görünmüyor ancak bilgisayardan bu gizlenemiyor. MIT'den master öğrencisi Ming-zher Poh, "Nabzınız yüzünüzden okunur" diyor. Soluma hızı ve kan basıncı gibi yaşamsal göstergeler de benzer ipuçları veriyor.

Poh, McDuff ve Doktor Rosalind W. Picard'ın Mayıs ayında yayınladığı bu nabız ölçme projesi sadece bir başlangıç. Poh'un belirttiğine göre, bilgisayar görüşü ve akıllı yazılım sayesinde insanların yaşamsal göstergelerini dijital bir bakışla gözlemlemek mümkün. Örneğin, günlük ölçümlerle kalp rahatsızlığı riskinin arttığı saptanabilir. "İleride bunları aynada görebileceğiz" diyor Poh. Yüzler, bilgisayarlara her türden bilgiyi aktarabilir.

MIT'den Picard ve araştırmacı Rana el-Kaliouby, yüz ifadelerini analiz eden yazılımları kullanarak otistik insanların duygusal belirtileri daha iyi tanımalarına yardım ediyor. Massachusetts, Waltham'da Affectiva adında bir şirket kuran iki kadın da tüketim malı imalatçılarına, perakendeci, pazarlamacı ve film stüdyolarına yüz analiz yazılımlarını pazarlıyor. Pazar araştırma şirketi Shopper Science'ın Genel Müdürü John Ross, Affectiva yazılımının gelecek vaat ettiğini, satın alma kararına götüren duygusal süreci objektif bir şekilde okumak için pazarlamacılara fırsat sunduğunu belirtiyor.

Ross'a göre, tüketici toplantılarında "ayıp olmasın diye sonradan farklı şeyler söyleyen insanların gerçekte nasıl tepki verdiğini görüp analiz edebilirsiniz". Yazılımın kiosklarda veya web kameralarında kullanılabileceğini ifade eden Ross, şirketinin Affectiva'yı büyük bir pazarlama mağazasında ve internetteki bir arkadaşlık sitesinde denediğini açıklıyor.

İzleyenleri İzlemek

Massachusetts, Waltham'da bir ofis çalışanı olan 33 yaşındaki Maria Sonin bir filmin fragmanını izlerken Affectiva yazılımı onun tepkilerini ölçüyor, yüzünün yirmi küsur yerindeki hareketleri takip ediyordu. İnsan gözüyle Sonin eğlenir gibi görünüyordu. Kaliouby, yazılımın aynı fikirde olduğunu, ama daha ayrıntılı bir analize başvurduğunu, örneğin gülümsemenin simetrisine baktığını (utanma değil, eğlenme işareti) aktarıyor.

Görsel Efektler Teknik Yönetmeni Christopher Hamilton, yüz ifadesiyle ilgili analiz teknolojileri sayesinde "izleyici tepkisini her sahne için ayrı ayrı ölçmenin mümkün olduğunu, geleneksel anketlerin bunu başaramadığını" belirtiyor. Bir yönetmen bu şekilde, örneğin, filmi genel olarak beğenen izleyicilerin birkaç sahneyi sevmediğini anlayabilir.

Ya da belli bir karakterin umulan duygusal tepkiyi uyandırmadığını görebilir. Bilgisayar görüşü, güçlü ama maliyeti nispeten düşük teknolojilerin hızla yayılmasıyla hayatımıza giriyor. Bu teknolojiyle işte veya okulda, daima izlemede olan elektronik amirlerin yolu açılabilecek. İzlendiğini bilen insanlara bunun nasıl yansıyacağını kestirmekse kolay değil. Suç işlemeye niyet edenleri vazgeçirmesi bakımından yararlı olabilir elbette. Fakat ya toplumun içinden geldiği gibi hareket etmesini, yaratıcılığını, yenilikçiliğini olumsuz etkilerse? New Hampshire, Dartmouth Üniversitesi'nden Bilgisayar Bilimci Hany Farid'in söylediği gibi, "Her teknolojinin karanlık bir yanı var".