E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

MESAJI NASIL İLETİRSİNİZ

MESAJI NASIL İLETİRSİNİZ

Feriha Diladar Şenkaya

İlk olarak çocuğunuzun davranışa uyması ve uymaması durumunda kazançlarını ve kayıplarını belirlemelisiniz. İkinci adım ise, talimatı çocuğunuzun yanına giderek vermenizdir. Bu şekilde, çocuğunuzun talimata duyarlılık kazanmasını sağlamış olursunuz. Sonuncu adım ise, sakin olmaktır.

Çocuklarımızı büyütmek ve eğitmek, bazı zamanlarda onların da iyiliği için sınır koymayı gerektirir: Tabii ki istekleri gerçekleşmediği zamanlarda çocuklar, anne-babalarına onları iyi yetiştirmeye çalıştıkları için teşekkür etmezler. Aksine, daha fazla deneyerek ve durumu kendi lehlerine çevirebilmek için anne-babalarının kararlılık düzeylerini ölçerler. Bu deneyimler, eğlence yerine sıkıntı getirir, öğrenmeyi engeller ve uzun dönemde anne-baba ve çocuk ilişkisini yıpratır.

Çocuğumuzun yanlış davranışlarıyla nasıl başa çıkacağımızı veya olumlu davranışlarını nasıl ödüllendireceğimizi bilmemiz beklenir. Çocuklarımızın sorun yaratan davranışlarıyla istikrarlı ve başarılı bir şekilde baş edebilirsek anne-babalığın tadını çıkarmamız o kadar mümkün olur.
Aradaki sevgi ve iletişim bağı kendi kendine kurulur ve paylaşılan eğlenceli zamanlar artar. Diğer bir deyişle, iyi bir disiplin keyifli zamanların yaratılmasını ve çocukla sağlam temeli olan bir ilişkinin kurulmasını sağlar. Bu da zaten hepimizin istediği şeydir.

Çocuğunuza sınır koyarken uymanız gereken üç temel adım vardır. İlk olarak, çocuğunuzla konu hakkında önceden konuşmanız, çocuğunuzun davranışa uyması ve uymaması durumunda kazançlarını ve kayıplarını belirlemeniz gereklidir.

Yani, çocuğunuzla ön kontrat yapmalısınız, "Eğer söylediğimde yatağına gidersen, yattığında sevdiğin iki hikayeyi de sana okuyacağım". İkinci adım ise, talimatı çocuğunuzun yanına giderek vermenizdir.

Bu şekilde, çocuğunuzun talimata duyarlılık kazanmasını sağlamış olursunuz. İlk söylediğinizde en mükemmel şekilde uygulamasını beklemeyin.
 
Örneğin, çocuğunuza oyuncaklarını toplamasını söylediğinizde ilk başta sadece 5 oyuncak toplaması ve geri kalanını sizin toplamanız önemli değildir.

En sonuncu adım ise, bütün bu süreçte sakin olmayı başarmaktır. Tabii ki sizler de insansınız ve bazı durumlarda toleransınız düşebilir.

Fakat bir problem çözerken, bir kural koyarken sakin ve kararlı bir tutum içinde olmak gereklidir.

Dikkat etmeniz gereken noktalar

Kullanacağınız cümle, "Yaptıkların karşısında kardeşinin kendini nasıl hissettiğini düşünüyorsun?" veya "Bu çirkin davranışını kimse beğenmiyor" değil, "Kardeşini rahatsız etmeyi derhal bırak" olmalıdır.

Doğrudan ve belirgin ifadeler kullanın. Mesajınız, "Akşam geç kalma" veya "Vaktinde evde olmaya çalış" yerine, "Saat 7.00’de yemek için evde ol" olmalıdır.

Normal ses tonunuzu kullanın. Ses tonunuz, kontrolün sizde olduğunu, kararlı olduğunuzu ve çocuğunuzdan istediğinizi yerine getirmesini beklediğinizi göstermelidir. Mesajınızı iletmenin en iyi yolu da normal ses tonunuzu kullanmanızdır. Çocuğunuzu kararlı olduğunuza ikna etmek için bağırmanız, çığlıklar atmanız gerekmez.

Davranışı sonucu yapacaklarınızı belirtin. Çocuğunuz sürekli sizin kurallarınıza uymuyorsa veya sürekli sizi test ediyorsa, ona dediklerinize uymadığında uygulayacağınız sonuçları anlatın. “Alışveriş merkezinde lütfen elimi bırakma. Eğer bırakırsan, sana istediğin oyuncağı almayacağım.”

Sözlerinizle mesajınızı iletemediğinizi düşündüğünüzde davranışlarınızla desteklemeniz etkili olacaktır. Çocuklar, sözlerinizin ancak davranışlarınızla desteklendiğinde geçerli olacağını bilirler. Örneğin, "salonda cips yeme" dediğinizde o yemeye devam ediyorsa, gidip cipsi elinden alarak veya "Ya bu kurallara uyarak oynarsın ya da oynamak için başka bir oyun bulmalısın. Hangisini yapmak istersin?" dediğinizde, kurallara uymamakta diretirse o oyunu oynamasına bir süre izin vermeyerek mesajınızı en etkili şekilde iletmiş olursunuz.