E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

KÖTÜ ANILAR SİLİNİYOR

KÖTÜ ANILAR SİLİNİYOR

Sciencedaily.com - NP Grup

Yaşlıların geçmişi anmasının sebebi anlaşıldı.  Yaşlıların daha az sayıda negatif olay hatırlamaları beyin aktivitesinden.

 


Duke Üniversitesinden nörobilimcilerin tespitine göre, özellikle negatif emosyonlarla ilişkili hatıraların depolanmasında yaşlı insanların beyni farklı çalışıyor. Çalışmada yaşla birlikte beyin bağlantılarının  nasıl değiştiği araştırıldı. Çalışmaya katılan yaşlıların ortalama yaşı 70 iken, genç erişkinlerin 24 idi. Bu kişilere bir dizi fotoğraf gösterilirken, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme cihazı ile beyin görüntüleri çekildi. 

Resimlerden bir kısmı  doğaya ilişkin nötral resimlerken, bir bölümü oldukça güçlü olumsuz içeriğe sahip, vahşet ve şiddet içeren resimlerdi. Katılımcılar bu arada resimlerden duydukları memnuniyeti derecelendirdiler. Daha sonra ise bir hafıza ödevine tabi tutuldular. Ve her grubun hatırda tuttuğu nötral ve negatif resimlerin sayısı belirlendi.   

Bilim adamları yaşlı erişkinlerin emosyonları üreten beyin bölgesi ile öğrenme ve hafızada rol oynayan bölge arasında daha az bağlantıya sahip olduklarını keşfettiler. Bundan başka, yaşlıların yüksek düzeyde düşünme bölgesi olan frontal korteksle daha güçlü bağlantıları olduğunu saptadılar. Gençler ise emosyon ve hatıraların anımsanmasında tipik olarak rol oynayan beyin bölgelerini daha fazla kullandılar.

"Gençler daha fazla sayıda olumsuz fotoğrafı hatırlayabildiler" diyor Cognitive Neuroscience Merkezinden profesör Roberto Cabeza. "Şayet yaşlılar histen çok düşünceye daha fazla yer veriyorlarsa, olumsuz emosyonel içeriğe sahip resimleri hatırda tutmada neden daha başarısız olduklarını anlamak zor değil."

Olumsuz resimleri kodlamada yaşlıların hafızalarının daha başarısız olduğu görüldü. Şaşırtıcı olarak, hatırlayabilecekleri resimleri daha iyi kodlamalarına yardımcı olacak, farklı bir sistemden yararlandıkları anlaşıldı. 

Yaşlı erişkinlerdeki emosyonel merkezler genç erişkinlerinki kadar aktifti. Farklı olan beyin bağlantılarıydı. "Şayet hafızayla ilgili bir işte beynin ön bölgelerini kullanmak her zaman fayda verseydi, gençler de bu stratejiyi kullanırlardı" diyor Cabeza. Yöntemlerin her ikisinde de bazı ödünler söz konusu. Yaşlılar daha eksiksiz bir hafıza yerine, sağlıklarını ve emosyonel durumlarını korumak adına, olumsuz uyaranları kodlamayarak, olumsuz bilgiden daha az etkilenmeyi öğrenmiş durumdalar.

Cabeza'nın ifadesiyle "Muhtemelen yaşamın farklı evrelerinde, farklı beyin stratejileri devrede oluyor. Genç erişkinler nesnel dünyaya ilişkin hem pozitif hem de negatif bilgileri hafızalarında eksiksiz depolama gereği duyuyorlar. Oysa yaşlılar çok fazla sayıda olumsuzluk içeren bir dünyada hayatlarını sürdürüyorlar.

Bu sebeple muhtemelen negatif bilgilerin olumsuz etkisiyle nasıl baş edebileceklerini ve onları farklı bir şekilde hatırda tutmayı öğrenmiş olmalılar." Cabeza'ya göre, çalışmanın sonuçları Stanford Üniversitesinden Dr. Laura Carstensen tarafından ileri sürülen, yaşlılardaki emosyonel süreçlere ilişkin teoriyle tutarlılık gösteriyor.