E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

HASTALARA BAKANLARA ÖNERİLER

DR. BAŞAR BİLGİÇ

En basitinden bu insanların duygulanımları  devam ettiği için ilgiye ihtiyaçları var, bu kesinlikle bilinmeli.

Huzur evlerinde ziyaret edildiklerinde çok mutlu olduklarını biliyorum örneğin. Hatta bize göre çok daha yoğun yaşadıkları söylenebilir. Her zaman her şeye tepki vereceklerini bilmek lazım. Onlar öyle oturup, tepki vermeyen insanlar değiller. Eskiden neye değer veriyorlarsa onu halen koruyorlar. Hitabeti de fark ediyorlar. Belki söylemezler bozulduklarını ama eğer tavrınızı beğenmezlerse sizinle iletişim kurmazlar o zaman. Hastaya bakarken, kişiliğini, eski dinamiklerini bilmek lazım. 

Saldırgan davranışlar


Demanslı bir kişinin bakımını üstlendiğinizde size çok küçük gelen bir eleştiriye ya da önemsiz bir engele fazla aşırı tepki göstermelerine anlam veremeyebilirsiniz. Aşırı tepki gösterme eğilimi hastalığın bir parçasıdır. Bakıcı için aşırı tepkinin üstesinden gelmek zor olabilir.

Bu tür hareketlerin HASTALIKTAN kaynaklandığı unutulmamalı ve hastaya aynı şekilde karşılık verilmemelidir.

Hastalar sıklıkla bir şeylere tepki vermektedir (tabi ki bu tepki mantıklı değildir). Örneğin hasta sakin sakin otururken, banyo yaptırılmak istenirse, yemek yemesi için zorlanırsa, üstünü giymesi söylenirse sinirlenebilir.

Bazı hastalar ise sıkıntılarını, ağrılarını sinirli hareketler ile dışa vurabilirler. Böyle durumlarda ilk olarak hastayı rahatsız eden bir şey olup olmadığı araştırılmalıdır. (Örneğin basit bir nezle, idrar yapma güçlüğü, suyun az içilmesine bağlı gelişen susuzluk, eklem ağrıları, düşmeye bağlı ezilme veya çatlaklar...vs). Böyle bir durum yoksa hastanın o sırada bir şeye tepki verip vermediği gözden geçirilmelidir. Mesela hasta bulantısı olduğundan sofraya oturmak istemeyip bunu sinirli hareketlerle gösterebilir.

Hastaların dikkati çok kolay çelinebilmektedir. Sinirli olduklarında hemen sevdikleri bir konu hakkında konuşmak, sevdikleri bir müziği duymak, sevdikleri bir şeyi yapmak (dışarı çıkartmak, sevdiği bir kişiye telefon etmek, sevdiği bir yemek yemesi...vs) sinirli davranışları ortadan kaldırabilir. Bu nedenle böyle durumlarda bakıcıların hastaların geçmişini iyi bilmesi ve yaratıcı olması gerekmektedir (Sebepsiz yere sinirlenen ve geçmişinde çapkın olan bir hastada kadın bakıcısı hastayı yanağından öptüğünde sinirli davranışlar ortadan kalkıyordu). Bu yöntemlere rağmen bu davranışlar devam ediyorsa ilaç tedavisi eklenebilir. Bu tedavinin bir hekim tarafından başlanması ve takip edilmesi gereklidir.

Bakıcılar böyle durumlarda sakin olmalı, hastayı cezalandırmadan kaçınmalı, ortamı huzurlu hale getirmeli ve üzerlerindeki yükü başkalarıyla da paylaşmalıdır.

AŞIRI TEPKİNİN ÜSTESİNDEN GELMEK İÇİN ÖNERİLER

Sakin Olun ve sakinliğinizi koruyun.

Kişi bir anda bu şekilde kızgın davranıyorsa ona mantıklı şeyler söyleyerek kolay kolay sakinleştiremezsiniz. Sakin kalmaya yoğunlaşın. Siz de sinirlenirseniz durum sadece daha da sorunlu bir hal alacaktır. Yapabileceğiniz en iyi şey kişiyi nazikçe rahatlatmak ve dikkatlerini dağıtmaktır.

Kişiyi asla cezalandırmayın

Kişiyi azarlamayın ve örneğin sevdiği bir şeyi yasaklayarak cezalandırmayın. Davranışları mantıksız bir huysuzluk gibi görünebilir ama bundan onlar sorumlu değildir ve bir çocuğun yapabileceği gibi, yaşanan deneyimlerden ders almazlar. Bunun yerine olayı çok kısa bir sürede unuturlar.

Tetikleyici Hareketlerden Kaçının

Bu deneyimler bakıcılar için, kişinin zor bir insan haline gelmesinin kasıtlı olmadığını kabul etseler bile yorucu ve üzücüdür. Bu tür tepkileri tetikleyenlerin ne olduğunu anlayabilirseniz onlardan kaçınma yolları bulabilirsiniz. Anlayamıyorsanız bile bu davranışlarla çabuk ve etkili bir biçimde başa çıkmanın yollarını bulabilirsiniz. Örneğin, bu patlamayı sakince görmezden gelebilir ve kendinizi başka bir şeyle meşgul edebilirsiniz ya da kişiyi bir bardak çay vermek gibi yollarla yatıştırabilirsiniz.

Huzurlu Bir Ortam Sağlayın

Demanslı kişinin alıştığı faaliyetleri devam ettirebileceği huzurlu bir ortam, bu tür davranışları önleyebilir. Onlara kafasını  karıştırabilecek seçenekler sunmayın. "Çay içmek ister misin?" gibi bir soru daha basitken "çay mı kahve mi istersin?" gibi bir soru daha karmaşık gelebilir.

Kendinizi koruyun

Kendinizi çok huzursuz hissederseniz bir müddetliğine yalnız kalmaya çalışın ve derin derin nefes alarak, olanların bir hastalık sonucunda olduğunu unutmayacak şekilde sakinleşmeye çalışın.

Kontrolünüzü Kaybederseniz Yardım İsteyin

Kontrolünüzü kaybetmeniz işleri sadece daha da kötüleştirmeye yarar. Ancak bu bazen yaşanabilir ve eğer yaşanırsa kendinizi suçlu hissetmemelisiniz. Kişi bunu büyük ihtimalle çok çabuk bir şekilde unutacaktır. Ancak çok sık böyle hissediyorsanız doktorunuzdan, bir sosyal görevliden ya da bir bakıcılar grubundan yardım isteyin. Durumunuzu anlayan insanlardan destek görmeye ihtiyaç duyacaksınız.