E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

HAMİLELİKTE BATIL İNANIŞLAR

HAMİLELİKTE BATIL İNANIŞLAR

Anneyizbiz

Doğum dünyanın her yerinde mutlu bir olay olarak kabul edilmiştir. İşte hamilelikte bu kadar olmaz dedirten inanışlar.


Dünyaya gelen her çocuk sadece anne babayı değil, aynı zamanda akrabaları da sevindirmektedir. Gelenek, görenek, adet ve inançlar hamile kadını ve çevresindekileri daha doğum öncesinden, hatta çocuk sahibi olma isteğinden başlayarak birtakım adetlere yönlendirmiştir Anadolu’da. Şimdi bile inandığımız, kimi zaman uygulamaktan kaçınmadığımız adetlerden birkaçını sıraladık.

HAMİLELİKTE NE YAPILIR, NE YAPILMAZ?

Hamile kadın, hamileliği süresince ayıya, maymuna, deveye bakmaz, balık, tavşan, paça, kelle yemez, sakız çiğnemez, cenazeye gitmez, cesede bakmaz, gizli saklı bir şeyi alıp yemez.
Yukarıdaki sayılanların dışında birtakım uygulamalar da vardır ki, bunlar da aynı çıkış noktasından kaynaklanan olumlu istekle yüklü olan davranış biçimleridir. Hamile kadından yapması istenilen davranışlar ise: Aya, gökyüzüne ve güzel kimselere bakmak, gül koklamak, ayva, elma, yeşil erik ve üzüm yemek.

DOĞUMA GİTMEDEN SIRTINIZI SIVAZLATTINIZ MI?

Kadının saç bağları çözülür. Kilitli kapılar, sandıklar, pencereler açılır, kuşlara yem serpilir, kolay doğum yapan başka bir kadın, doğum yapacak olan kadının sırtını sıvazlar. Silah atılır, kadın sırta alınıp silkelenir, kadın yüksek bir yerden atlatılır, bir bezin içerisine konarak sallanır.

AL KARISI DA NEDİR?


Loğusa ve kırklı çocuklara sataştığı ve kimi zaman da onları öldürdüğü düşünülen al karısı, cadı, al anası, al kızı, al karası, koncoloz, goncoloz, kara koncoloz gibi adlarla tanımlanmaktadır. Anadolu’da ahır, samanlık, değirmen, terk edilmiş virane yerlerde, su kuyusu, su kaynakları ve loğusa kadın ve kırklı çocuğun yalnız olduğu yerlerde bulunduğuna inanılan al karısından korunmak için halk birtakım uygulamalara başvurmaktadır.

Bu uygulamalara örnek olarak, loğusa ve kırklı çocuğun bulunduğu yere süpürge, Kuran-ı Kerim, soğan, sarımsak, nazarlık asılması, loğusa veya kırklı çocuğun yastığının altına iğne veya çuvaldız sokulması, yine yastığın altına kama, orak, bıçak vb. gibi kesici aletlerin konulması ve loğusa ve kırklı çocuğun bulunduğu yere ekmek ufağı ve su konulması verilebilir.

KIRKI DOLMADAN DIŞARI ÇIKARILMAYAN BEBEKLERİN HİKAYESİ

Anadolu halkı loğusayla kırklı çocuğun doğumdan sonraki kırk gün içerisindeki hastalıklarına ve ileriki aylardaki gelişim eksikliğine, kırk basması, kırk düşmesi, kırk karışması, loğusa basması, aydaş gibi adlar vermektedir.

Kırk günlük dönem içerisinde loğusa ve kırklı çocuğa, birtakım canlı ve nesnelerin zarar vereceği inancı yaygındır. Kırk baskınlığını önlemek için yapılan pratik ve uygulamalar oldukça yaygındır. Kırk baskınlığını önlemek için anne ve çocuk kırk gün dışarı çıkarılmaz. Loğusa kadın ve kırklı çocukların birbirleriyle karşılaştırılmamasına dikkat edilir.