Kendine ait objesi olsun

Uzmanlar: Çocuğun gerçekten kendine ait olacak objeyi seçmesi gerekiyor.

Kendine ait objesi olsun

Uzmanlar: Çocuğun gerçekten kendine ait olacak objeyi seçmesi gerekiyor.

anneHerhangi bir ebeveyne, geçiş objelerini sorduğunuzda (pelüş hayvanlar ya da çocuklarının kendilerini rahat ve güvende hissetmek için sıkı sıkı tutunduğu küçük battaniyeler vs.) kaybolan değerli bir objeyle ilgili iyi bir hikâye dinleme ihtimaliniz çok yüksek. Hiç beklemediğiniz kişiler size çocukken çok sevdikleri bir battaniyenin ismini söyler ya da pelüş bir ayıyı düşünürken gözleri dolar. Saygın bir pediatri uzmanı ve psiko-analist olan Doktor Woods Winnicott 1953'te, "Ebeveynler bu objelerin önemi anlıyor ve seyahat ederken onları yanlarında taşıyor. Anne, yıkandığı zaman çocuğun deneyiminin sürekliliğini böleceğini bildiği için, objenin kirlenmesine ve hatta kokmasına izin veriyor" diye yazmıştı. Winnicott'a göre obje, küçük çocuğun ayrı lma sorunuyla karşılaştığında yönünü bulmasını kolaylaştırıyor.

ÇOCUK GELİŞİMİ HAKKINDA HER ŞEY

San Francisco'daki California Üniversitesi'nde çocuk psikiyatrisi uzmanı olan Profesör Alicia Lieberman, "Geçiş objesi anneyle dış dünya arasında bir köprüdür" diyor. New York 't ak i C ty Üniversitesi'nden klinik Psikoloji ve Gelişim Psikolojisi Profesörü Arietta Slade, "Bu objeler, inanılmaz birer uyum mekanizması. Düşünün, çocuğun o rahatlık hissinin devamı için annesinin dışında tutunabileceği şeyler var" diyor. Çocuklar bir geçiş objesi seçerken, çoğunlukla kendi gizemli ve tutkulu tercihlerinden yola çıkıyorlar ve asıl objelerin yedeklerini her zaman kabul etmiyor. O battaniyeyi almak için tüm yolu geri dönmeyle ilgili hikâyeleri hatırlayın.

 ÇOCUĞUNUZLA DOĞRU İLETİŞİM KURUN

New York'ta yaşayan Klinik Psikolog Steve Tuber, geçiş objesinin bebek tarafından seçilmesi gerektiğini söylüyor. "Çocuğun gerçekten kendine ait olacak objeyi seçmesi gerekiyor" diyor. Kaçınılmaz olarak çocuğun objeye gereğinden fazla önem atfetmesi ve objeye bakmanın büyük bir külfet haline gelmesinden endişelenen ebeveynler oluyor. Bazıları da yaşı büyüyen çocukların hâlâ o objelere bağlı kalmasından korkuyor. Baltimore'daki Johns Hopkins Üniversitesi'nden Gelişim ve Davranış Pedagogu Doktor Barbara Howard, "Aileler geçiş objesini kaybedeceklerini, objenin mikrop yuvası olduğunu ve çocuksu göründüğünü düşünüp üzülüyor" diyor. Çocuklar büyüdükçe, bazı geçiş objeleri ayırt edici özellikler kazanıp hem bir rahatlatıcı hem de hayali bir arkadaş olarak ikili bir role bürünüyor. Çizgi film kahramanı Winnie the Pooh'un nasıl Christopher Robin'in oyun arkadaşı, yoldaşı ve bazen de yaramaz çocuğu olduğunu düşünün. Howard, üniversiteye giden genç kadınların yüzde 25'inin çocukluktaki geçiş objelerini yanlarında taşıdıklarını öne sürüyor. Bu, ayrılmayla ilişkili güçlüklerin (ve bağlanmanın getirdiği teselli ve zorlukların) gelişimsel açıdan yaşamın ilk yıllarıyla sınırlı olmadığına dair bir hatırlatıcı olmalı. Küçük çocuk ve geçiş objesinin, genelde tatlı ve hafif gülünç, zaman zaman da öfkeli ve hatta çaresiz olan o aşina görüntüsü, ayrılıkları ve birleşmeleri müzakere etmeyi ve hatta onların tadını çıkarmayı öğrenmenin, hem ebeveynler hem de çocuklar için büyümenin bir parçası olduğunu hatırlatıyor. THE NEW YORK TIMES