E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Sözel Agresyon Çocukların Davranışlarını Olumsuz Yönde Etkiliyor

Sözel Agresyon Çocukların Davranışlarını Olumsuz Yönde Etkiliyor

Sözel Agresyon Çocukların Davranışlarını Olumsuz Yönde EtkiliyorPurdue Üniversitesi’nin çalışmasına göre, annelerin oyun esnasında veya günlük aktivitelerde çocuklarını kontrol etme amacıyla kullandıkları yöntemler onların davranışlarını olumsuz yönde etkiliyor, öz güvenlerini zedeleyebiliyor.


Human Communication Research Dergisinin Haziran sayısında yer alan çalışmanın yazarlarından, iletişim profesörü Steven R. Wilson’un bu konudaki görüşleri şöyle; “Elbette tek bir çalışmaya dayalı olarak sağlıklı bir etkileşim modeli sunmak zor. Bununla birlikte biz bu çalışmada sözel olarak agresifleşmeye eğilimli ebeveynlerin oyun esnasında da çocuklarını yönlerdirme ve denetleme yanlısı olduklarını tespit ettik. Sonuç olarak, bu çocuklar daha az işbirlikçi bir tutum sergiliyorlar. Ebeveynler çocukları için koşulları zorlaştırmakla kalmayıp, içten içe onların öz güvenine zarar veriyorlar.”

Araştırmacılar yaşları 3 ila 8 arasında değişen çocuklarla annelerini on dakika süreyle oyun oynarken görüntülediler. Ayrıca anneler başkalarına yönelik sözel agresyon eğilimlerinin değerlendirildiği bir dizi anket doldurdular. Ankette yer alan agresyon özellikleriden biri de kişinin başkalarını dize getirmek amacıyla hakaret etmesiydi.  

Araştırmada sözel agresyon eğilimi yüksek çıkan annelerin çok defa oyun periyodunu denetleme çabası içerisinde oldukları saptandı. Söz gelimi, sözel agresyon skoru en üst seviyede olan anneler her 12 saniyede bir çocuklarının davranışlarını yönlerdirmeye çalışırken, sözel agresyon skoru en alt düzeyde olan annelerin bu tarz girişimlerde bulunma sıklığı yarı yarıya daha düşüktü.

Sözel agresif annelerin çocuklarına bir başka oyuncakla oynamalarını yahut oyun oynamayı artık bırakmalarını söylemelerinin dışında, buyruklarını pekiştirmek amacıyla beden dillerini olumsuz yönde kullandıkları, çocukları omuzlarından veya bileklerinden kavradıkları görüldü. 

“Elbette her ebeveyn çocuğunu yönlendirir. Ve genelde insanlar nesne aktarımı veya kapı kapama gibi meselelerde habire birbirlerine birşeyler buyururlar” diyor etkileşim analizcisi Roberts. “Bu aslında bizim her zaman yapageldiğimiz bir şey. Fakat sözel agresif tutum içerisindeki annelerin olan bitene müdahale etme tarzında niteliksel bir farklılık söz konusu. Talimatların sadece sıklığına değil aynı zamanda nasıl ve ne zaman verildiğine baktığımızda,  sözel agresyon skorları en üst düzeyde olan annelerin verdikleri talimatlarda çocukları ve oyun oynama tarzlarını kontrol etme amacı güttüklerini gördük. Bu agresif eylem bağırmak veya vurmak kadar aleni olmasa da, böyle olumsuz küçük taktikler çocuk için çok fazla şey ifade edebiliyor.

Wilson çocuklarıyla daha sağlıklı iletişim kurmak isteyen ebeveynlere bir pediatristle temasa geçmeyi veya sosyal hizmet programlarından yararlanmayı tavsiye ediyor. “Hepimiz çocuklarımıza pişmanlık duyacağımız şeyler söylüyoruz. Fakat çocuğun öz güvenine zarar veren bir dolu şey söylemek sağlıklı bir tutum değil. Söz konusu çalışma yapılandırılmamış, düşük stresli bir ortamda gerçekleştirildi. Biz bu davranışı bu kadar kısa sürede tespit edebildiysek, böyle negatif etkileşimlerin uzun vadede çocuklar üzerindeki etkisi kimbilir nasıl olacaktır? Ebeveynler her daim çocuklarının hangi etkinliği, ne kadar süreyle ve ne şekilde gerçekleştirdiklerini kontrol etmekle aslında onlara kendi yapmak istediklerinin bir önemi olmadığı mesajını iletmiş olmuyorlar mı?

Çeviri: Ayda Çayır

Kaynak: www.sciencedaily.com