E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

GÜVEN BUNALIMI GİDERİLMELİ

GÜVEN BUNALIMI GİDERİLMELİ

DHA

Salgını gelmeden korkusu saran domuz gribi ile ilgili çelişkili açıklamalar toplumun psikolojini bozdu. Halk güvensizlik içinde.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Hakan Coşkunol, bu konudaki mesajların kafa karışıklığı yaratıp toplumu huzursuz ettiğini, Sağlık Bakanlığı'nın bu krizi iyi yönetemediğini ve kargaşaya yol açtığını öne sürdü. Vatandaşlara "Tıbbi otoriteyi dinleyin, sakin olun, abartmayın" diye seslenen Prof.Dr. Coşkunol, "Sağlık Bakanlığı domuz gribi konusunda üniversitelerin, sağlık meslek odalarının, kurumların yani bir üst otoritenin ortak kararını alıp açıklama yapsın, yeni bir yol haritası çizsin. O zaman toplumda karmaşa ve güven eksikliği azalacaktır" dedi.

Prof.Dr. Hakan Coşkunol, domuz gribi ile ilgili çelişen mesajların toplumda karmaşa yarattığını, insanların ciddi bir sıkıntıda kime güveneceklerini bilemediklerini, günlük yaşama adapte olmalarını güçleştirdiğini söyledi. Siyasi otoritenin başka, tıbbı otoritenin başka mesajlar verdiğini; oysa bu konuda herkese hitap edici, tüm kurumları kapsayan bir otoritenin açıklamasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Prof.Dr. Coşkunol, şunları söyledi:

"Ortak doğruya inanmak bizi daha huzurlu ediyor. Domuz gribi konusunda çok karmaşık mesajlar geldiği için aşı yaptırsak mı doğru, yaptırmasak mı doğru, ikilem yaşanıyor. Böyle bir durumda her iki tarafın da olumsuzluklarını göz önüne alırız. Bunlar kişileri huzursuz, mutsuz ediyor. Çelişkili açıklamaların yarattığı karmaşa ortamında kişi belirtileri abartmaya gidecek, kaygıları ortaya çıkacak, çok yoğun sıkıntı yaşayacak, kendisinde sürekli hastalık arayacak, ya da bu hastalıkla ilgili ilaç kullanacak. Sürekli huzursuzluk, uykusuzluk, iştahsızlık, mutsuzluk, değersizlik gibi düşünceler beraberinde çaresizlik hissini getirecek. Bu tür çelişkili mesajların otoriteler tarafından verilmesiyle birlikte giderek aslında öğrenilmiş bir çaresizlik halini alır. Ve hiçbir şey yapmayan kenarda kalan grup halini alabilir ve bunun getirdiği toplumsal bir mutsuzluk isteksizlik ve sıkıntı halinde olabilir."

Prof.Dr. Coşkunol, bu kargaşada herkese tıbbi otoriteyi dinlemelerini önerdiğini söyledi. Tıbbi otoritenin şu anda domuz gribinin öldürücülüğünün diğer grip virüslerinden daha yüksek olmadığını, domuz gribi virüsünün de ortamda uzun süre kalamayıp kendini 3-4 saat içinde öldürdüğünü bildirdiğini vurgulayan Prof.Dr. Coşkunol, "Sakin olmak, mümkün olduğu kadar bu konuyla ilgili çok ciddi bir takım önlemler almadan yaşantımızı sürdürmekte fayda var ve bu anlamda tıbbı otoriteye de güvenmek" dedi.

Prof. Dr. Coşkunol, toplumdaki kargaşanın giderilmesi, güvensizliğin azaltılması ya da güvenin sağlanabilmesi için bir üst otoriteye ve onun yapacağı açıklamaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Bu üst otoriteyi de Sağlık Bakanlığı'nın toplaması gerektiğini kaydeden Prof.Dr. Coşkunol şunları söyledi:

"Önlem aslında yukarıda gizli. Yukarıda bununla ilgili tutarlı, sakinleştirici mesajların verilmesi doğru önlemlerin alınması gerekiyor. Benim gözlemim açıkçası Sağlık Bakanlığı mesaj verecek grupları toplayamıyor. Onlarla birlikte ortak bir yol çizemiyor ve var olan kendi yolunu siyasi otoritenin yolu mutlak yolmuş gibi gidiyor. Bunun getirdiği aslında bir kargaşada oluyor toplumda. Bazen mutlak doğruda olması gerekmiyor, bu yolun bir yol çizilmesi gerekiyor. O yol olduğu zaman insanlar kendini çok daha huzurlu hissediyor. Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı ortak doğru olmadan yapılan bir hareketti. Domuz gribi şu anda yurtdışında bu kadar gündemde değil, Türkiye'nin gündeminde çok daha yoğun kendini gösteriyor.

Ve sanki gündeme sokulmasının altında bir takım başka art niyetler varmış gibi geliyor. Maddi bir takım art niyetler ya da bir takım başka siyasi art niyetler olduğu da söyleniyor. Güvenin sarsılması, bununla birlike huzursuzluğu da beraberinde getiriyor. Ama sağlıkta bunun olmaması gerekiyor. Sağlık Bakanı tıbbi otorite olamaz. Orada onun kimliği bir tıp hekimi olmaktan çok Sağlık Bakanı kimliğidir. Yapılacak olan Sağlık Bakanlığının bir üst otorite olarak üniversiteler, sağlık meslek odaları, kurumların bu konudaki ortak kararlarını alıp açıklamasıdır. Hepsinin birlikte vereceği ortak bir karar karmaşayı ve güven eksikliğini azaltacaktır diye düşünüyorum. Çünkü bizler böyle bir durumda var olan durumu çok daha abartılı bir biçimde yaşıyoruz, en ufak bir durumu bu hastalık belirtisi gibi değerlendirip yanlış yollara sapabiliyoruz. Bununla ilgili bizi bilgilendirecek bizi bir yola sokacak kimlik gerekiyor. Bir otorite gerekiyor bunu da yapacak Sağlık Bakanlığıdır. Yeni bir yol haritası oluşturulmalı, açıklanmalı."