E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

GÜLÜMSETEN SOKAKLAR

GÜLÜMSETEN SOKAKLAR

Zaman

Diş hekimi Şifa Var, yıllardır 'şifa kliniği' muamelesi görmüş, avukat Yasal Erdemli, kapısındaki tabelası sayesine çok müşteri kazanmış, gazeteci Berrin Haberveren ise kimsenin unutamadığı bir gazeteci olmanın keyfini yaşıyor.

Mesleklere uyumlu isimler, her zaman espri konusu olsa da sahiplerinin çok işine yarıyor. Duyan bir daha unutmuyor, tanıyanın aklından çıkmıyor. Bu da Sıcak ve samimi ilişkilerin kurulmasına vesile oluyor. 27 yıldır diş hekimliği yapan Şifa Var, henüz bir yıllık bir avukat olan Yasal Erdemli ve 10 yıldan bu yana gazetecilik yapan Berrin Haberveren bu avantajı yaşayan isimler... Bir de tam tersi bir durum söz konusu. Mesela evlilik terapisti Selin Karacehennem'in ya da avukat Yunus Karabela'nın soyadları meslekleriyle tamamen birbirine zıt. Evliliği cehenneme dönen bir kadın ya da erkek, terapist olarak kendisine Selin Karacehennem'i hiç seçer mi? Ya da Karabela soyadlı bir avukatın kapısını kim çalar? Ama durum hiç zannettiğimiz gibi değil. Dezavantaj gibi görünen bu soyisimler onlar için avantaja dönüşmüş. Neler yaşadıklarını merak ettik ve yaşadıklarını sorduk. s.ozarslan@zaman.com.tr

Yasal Erdemli/Avukat: Tabelam sayesinde çok müşterim oldu
 "Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldum. Hocalarım bana 'Çok güzel bir tabelan olacak, bu tabeladan çok kazanacaksın' derdi. Gerçekten çok yararını gördüm. Henüz bir yıllık bir avukat olmama rağmen, meslektaşlarıma göre müşteri portföyüm ve çevrem çok genişledi. Sırf adımı görüp kapımı çalanlar oluyor. Güvenilir bir avukat imajı uyandırıyorum. Babam da avukattır ve idealist bir adamdır kendisi. Her şeyin kuralına, kanuna uygun olmasına çok dikkat eder. Bu yüzden adımı Yasal koymuş. Biz Diyarbakırlıyız, dedem ve ailesi Diyarbakır'da en dürüst aile olarak bilinirmiş. Soyadı Kanunu çıkınca da Erdemli unvanını uygun görmüşler."

Berrin Haberveren Gazeteci: Soyadımı duyup benimle tanışmak isteyenler var
 "Ben Urfalıyım, ailemin soyu Divan şairi Nabi'ye dayanıyor. Onun torunlarıyız... Soyadı Kanunu çıkınca Nabi'ye en uygun, en doğru kelime 'haber getiren'miş. Bu nedenle ona yakın olsun diye 'Haberveren' olmuş soyadımız. Meslekî açıdan bu soyadının çok avantajını gördüm. Duyan bir kere beni hiç unutmuyor, benimle tanışmak isteyenler oluyor. Ama 'Ne haber veriyorsun?' gibi esprilerden artık ne kadar sıkıldığımı tahmin edemezsiniz."

Selin Karacehennem Evlilik terapisti: İmzasız mektuplar aldım
 Tarihî bir soyadı bu. 1800'lerde Karacehennem İbrahim Paşa varmış. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırmasında görev yapmış. Eşimin soyu bu tarihî kişiliğe kadar uzanıyor. 6 sene evvel, İstanbul'da ilk görev yapmaya başladığımda bana imzasız bir mektup geldi. 'Soyadın Karacehennem olduğuna göre korkarım senden, gelemem terapiye' şeklinde şeyler yazmıştı. Televizyonda ya da sitelerde bana sataşmak için sebep arayanlar bir şey bulamayınca soyadıma takıyor. Ama bunun bir tarihî soyadı olduğunu her yerde söylediğim için artık kimseden tepki almıyorum. Kızlık soyadım Özkök aslında. Ama eşimin soyadını kullanmayı tercih ediyorum. Benim için daha avantajlı."

Yunus Karabela/Avukat: İşimde 'kara belayım' gerçekten
 "2005'ten bu yana Karabela Hukuk Bürosu olarak Fatih'te hizmet veriyorum. Tabelamdan telefon numaramı alıp arayanlar, daha sonra beni gördüklerinde 'Daha sert birini bekliyorduk' diyor. Müvekkillerim beni başkalarına anlatırken 'Kendisi tatlı beladır ama işinde kara beladır' der. Arkadaşlarım soyadımı değiştirmemi hep söyler ama lise hayatımdan beri insanlarla yakın ilişki kurmamda, bu soyisim çok işime yaradı. 2005'te ağır ceza mahkemesinde ilk duruşmama girmiştim. Bu mahkemenin ortamı çok gergin oluyor, hâkim, savcı, avukat, suçlular herkes gergin. Ne olacak bekleyişi var. Ben de gerginim. Mübaşir 'Avukat Yunus Karabela' diye seslenince salonda bir kahkaha koptu. Hakimin biri 'Karadenizli misin?' diye sordu, espriler yapıldı. Mahkeme ortamı da ben de rahatladım."

Hande Sinirlioğlu/Çocuk ve Ergen Psikoloğu: 'Sakinleşmeye mi, sinirlenmeye mi geldik?'
"Sinirlenmek tamamen bizim mesleğimizin karşıtı aslında. Özellikle ergenlerin aileleriyle soyadımdan dolayı çok muhabbetimiz oluyor. 'Mesleğinizle ne kadar uyumsuz bir soyadınız var, tedirgin olduk' diyenler çıkıyor. 'Biz buraya sakinleşmeye geldik ama doktorun soyadı sinirli' diyenler de var. Aslında dezavantaj gibi görünüyor ama bana yararı daha çok oldu. Mesleğim psikolog, soyadım Sinirlioğlu, dolayısıyla akılda daha çok kalıyorum. Evlilik soyadım var ama bu sebepten dolayı değiştirmedim."

Şifa Var/Diş Hekimi: Elleriniz de adınız gibi şifalı
"10 yıldır Eyüp Yeşilpınar'da görev yapıyorum. Daha önce Çemberlitaş'taydı muayenehanem. Adımı duyup da inanmayan var, şaka zanneden var, kabalaşanlar da oluyor. Yıllardır hastam olup da adımın Şifa olduğunu bilmeyen çok hastam var. Çoğu zaten Şifa kliniğine geldiğini zannediyor. Bilenler de 'Elleriniz de adınız gibi şifalı' diyor. Ben Kıbrıslıyım, Kıbrıs'ta Şifa adı çok yaygındır. Ailemde 4 kişi bu adı taşıyor."

Bu sokaklar gülümsetiyor! 
 
Dinlendik, Mülayim, Çiller, Başlamış, Mehteran, Çukur, Tarhana, Sakin, Dürbün, Arapkirli ve daha birçok isim...

Konya'ya ilk defa gelenler cadde ya da sokak tabelalarında bunlara benzer isimlerle karşılaşır... Okunduğunda insanları gülümseten bu isimlerin kimi Selçuklu, kimi Osmanlı kimi de Cumhuriyet döneminde verilmiş.

Üniversite kayıtlarıyla birlikte öğrenciler yavaş yavaş Konya'ya gelmeye başladı. İlk defa Konya'ya gelenler, birbirinden ilginç sokak isimlerini görünce tebessüm etmekten kendini alamıyor. Kaldıkları yurt ya da evin adresini öğrenmek isteyen öğrenciler, Karşı, Süslü, Teklif, Kumocağı, Emen, Ceberdet, Mendilli, Aşçıbaşı, Tuz Deve Yolu, Arap Sarnıç, İğde Çıkmazı, Koçyaka gibi isimlerle karşılaşıyor. Öğrencileri şaşırtan isimlerin hepsinin ayrı bir hikâyesi bulunuyor. Sokak ve caddelere verilen bazı isimler ise dönemin önemli bilim adamlarını, komutanlarını ya da tarihî olayları içeriyor. İbni Bibi Sokak, Kadı Mürsel, Tercüman Baba Sokak, Muallim Ferit Uğur Sokak, Gilistralılar Sokak, Cacabey Sokak...

Araştırmacı-Yazar Yrd. Doç. Dr. Hasan Özönder, mahalle ve sokak isimlerinin dönemin belediyelerinde sokak ve mahalle isimlerine bakan kişilerin zevkine, kültürüne, anlayışına göre verildiğini söylüyor. Bazı isimlerin günümüzde insanları rahatsız ettiğini ifade eden Özönder, bir komisyonun toplanarak rahatsız edici isimlerin değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. İnsanlara huzur veren isimlerin daha iyi olacağını dile getiren Hasan Özönder, şunları kaydetti: "Dürbün Sokak diye sokak var. Acayip isimler var. İsim yazan kişi kendi kafasına göre koymuş. Böyle mahiyetini bilemediğimiz sebeplerle isimlendirme yapılmış. Bir komisyon tarafından gözden geçirilmeli. Yakışık almayanların elenmesi yeniden isimlendirilmesi lazım. İsimlendirmeler bilirkişi tarafından, belirli bir kültüre sahip kişiler tarafından yapılmalı."

Bu arada Konya'nın Çumra ilçesinde de bulunan bir mahalledeki 15 sokakta Türkiye'nin değişik illerinin isimleri bulunuyor. Bardakçı Mahallesi'ndeki sokak isimlerinden bazıları şöyle: Çanakkale, Uşak, Elazığ, Erzincan, Mersin, Hatay, Erzurum, Samsun, Sivas ve Adana, Eskişehir, İstanbul...