E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

GERÇEKLE BAĞDAŞMIYOR

GERÇEKLE BAĞDAŞMIYOR

CUMHURİYET BİİLİM TEKNİK EKİ / Scientific American, Mayıs/Haziran 2011

Scientific American dergisinin sponsorluğunda her yıl düzenlenen Yılın En Başarılı İllüzyonları Yarışması’nda 2010 yılında dereceye giren çalışmalar, fiziksel gerçeklikle bağdaşmayan görüntüleri içeriyor. Bu yarışmanın amacı algılama ve kavramanın altında yatan sinirsel mekanizmaları anlamamıza yardımcı olacak eserler yaratmak. Yarışmaya katılan bilim insanları, yazılım mühendisleri, matematikçiler, sihirbazlar, grafik tasarımcılar, heykeltıraşlar ve ressamlar insan algısının sınırlarını zorluyorlar.

 


Yarışmanın birincisi:

YERÇEKİMİNE MEYDAN OKUYAN TAHTA TOPLAR


Bu illüzyonda, tahta toplar, eğimli rampalardan yerçekimine karşı gelerek yukarı doğru tırmanıyormuş gibi görünüyor. Gerçekte toplar rampalardan aşağı doğru yuvarlanıyor, fakat farklı bir açıdan bakıldığında, destek sütunlarının içinde en uzununun merkezdekiymiş gibi görünüyor.

Japon matematik mühendisi Kokiçi Sugihara, bu tasarımda üç boyutlu çizimler için geliştirilmiş bilgisayar programından yararlandı. Bu programı test ederken Escher-esk nesneleri kullandı. Programın hata mesajı vereceğini beklerken, yazılım bazı görüntüleri üç boyutlu nesneler olarak yorumladı. Sugihara programında bir yanlışlık yaptığını düşünürken, yazılımın belirgin açılardan olanaksız olan nesneleri tanıdığını fark etti. Bu sonuçtan yararlanma yoluna giden Sugihara, nesnelere hareket de katarak illüzyonu geliştirdi. Bu hareketli illüzyonu izleyiniz: //Illusionoftheyear.com/2010/Impossible-motion-magnet-like-slopes. Bu illüzyonun yapım aşamalarını gelecek hafta ayrıntılı bir şekilde yayımlayacağız.

ATMAKTA OLAN KALBİN SIRRI

Sınırları belirgin olmayan bu illüzyon, basit ancak etkileyicidir. Gözleriniz artı şekillerinin arasında gezinirken, bulanık kalbin atıyormuş gibi göründüğünü fark edersiniz, ancak konturları net olan kalp sabittir.

Tokyo Üniversitesi’nden Kohske Takahaşi, Ryosuke Nimi ve Katsumi Watanabe isimli görsel bilimciler tarafından geliştirilen bu illüzyonun gözünüzü yanıltmasının nedeni, bulanık kenarların hareketleri algılayan nöronları faaliyete geçirmesidir. Mavi rengin üzerine kırmızı bir kalp yerleştirmek bu etkiyi arttırır. Ancak bunun nedeni henüz bilinmiyor. Tasarımcılar, “İllüzyon çok basit, fakat etkisi çok sağlam. Daha önce kimsenin böyle bir illüzyon yapmamış olması şaşırtıcı” diyor.

BİR TAŞLA ALTI KUŞ

2010 İllüzyon Yarışması’nda üçüncü seçilen proje, algısal belirsizlik konusundan yararlanıyor. İllüzyonu tasarlayan Prag’daki Charles Üniversitesi’nden Jan Kremlacek, “Beynimiz öğrenilmiş yorumları yeniden oluşturma yeteneğine sahiptir, ancak herhangi bir anda yalnızca birini algılayabilir” diye konuşuyor.

Kremlacek’in “İki Sinusoid” adını verdiği bu çalışmada, sabit duran ve hareketli sinusoidleri birleştiriliyor. Görüntü altı farklı şekilde algılanabiliyor. Kremlacek’in illüzyonu burada gösterilemeyecek kadar dinamik (//illusionoftheyear.com/2010/two-sinusoid.-6-1-perceptions adresinden izleyebilirsiniz).

Ancak illüzyonu, İngiliz sanatçı W.E.Hill’in Karım ve Kaynanam isimli basit taslağını anımsatıyor. Hill’in 1915 yılında yaptığı bu taslak (üstte, solda) 1930 yılında deneysel psikolog Edwin Boring tarafından şöyle tanımlandı: “Taslak şekillerden biri genç bir kadını, arkadan, dörtte üç sol profilden gösteriyor. Diğer şekil ise yaşlı bir kadını, önden, dörtte üç profilden gösteriyor. Genç kadının kulağı, yaşlı kadının sol gözü; genç kadının sol kirpiği, yaşlı kadının sağ kirpiği; genç kadının çenesi, yaşlı kadının burnu; genç kadının boyun bandı yaşlı kadının ağzı yerine geçiyor.

40 yıl sonra İngiltere’deki Newcastle Üniversitesi’nden görsel bilimci Gerald H. Fischer üçlü görüntü içeren bir şekil yarattı (üstte, sağda). Burada tek bir figür üzerinde genç bir kız, yaşlı bir kadın ve yaşlı, bıyıklı bir erkek görülüyor.

YÜZ MÜ VAZO MU?

Sihirbaz Victoria Skye, Randi’nin portresini kullanarak bu klasik yüz-vazo illüzyonunu yarattı. Skye’ın illüzyonu Amaz!ng Randi performansı için geri plan oluşturdu.

UZUN VE KISA KÜVET BİR YERDE

Algısal belirsizlik bu küvet illüzyonunda net bir şekilde görülüyor. Bir açıdan bakıldığında küvet uzun ve dar görülürken, başka bir açıdan küçük ve daha kare olarak görülüyor.

Sugihara’nın yerçekimini reddeden toplarında olduğu gibi küvet illüzyonu da bakanın perspektifi farklı algılamasından kaynaklanıyor. Sugihara’da olduğu gibi Washington D.C.’deki American Üniversitesi’nden Lydia Maniatis de bu illüzyonu tamamen rastlantısal olarak geliştirmiş. Bu illüzyon ile ilgili fotoğraf ve videolar için : //illusionoftheyear.com/2010/stretching-out-in-the-tub

BAKMA SONRASINDA ORTAYA ÇIKAN SANAL GÖRÜNTÜLER

2005 Illusion Yarışması’na katılan Tse, en basit, ancak en önemli illüzyonlarından biri ile katılmıştı. Yarı saydam, birbirinin üzerine binmiş dairenin (yanda) kesiştiği bölgenin ortasındaki mavi noktaya dikkatlice bakın.

Bu arada dikkatinizi sıra ile üç diske yönlendirin. Örneğin eğer alttaki diske bakıyorsanız, bu diskin diğer ikisinden daha parlak olduğunu fark edeceksiniz. Aynı şey diğer iki disk için de geçerli olacak. Tse’nin bu illüzyonu keşfinden önce, nöropsikiyatristler insanların dikkatlerini bir noktaya yoğunlaştırdıkları zaman dünyanın geri kalanının görece bir karanlıkta kaldığına inanıyorlardı. Tse, bu deneyi ile sahne ışıkları kavramının doğruluğunu kanıtlamış oldu.

Aradan beş yıl geçtikten sonra Tse, şimdi dikkat eğiliminin görüntü sonrası algısını da etkilediğini ortaya koydu. Sonraki görüntüler, parlak bir noktaya dikkatlice baktıktan veya bir resme uzun süre baktıktan sonra ortaya çıkan illüzyonlardır. Bakışlarınızı kareli şeklin (aşağıda, solda) tam merkezine bir dakika boyunca odaklayın. Daha sonra bakışlarınızı sağdaki boş dikdörtgenlere kaydırın. Boş alanların dolduğunu göreceksiniz. Dikey dikdörtgene dikkat ederseniz, buna uyan görüntü sonrası ile karşılaşırsınız; yatay dikdörtgene bakarsanız yine uyumlu bir görüntü sonrası göreceksiniz.

Görüntü sonrası kavramı yardımı ile bilim insanları, gözlerdeki ve beyindeki nöronların geçici olarak, değişmeyen uyarılara tepki vermeyi nasıl durdurduğunu anlamaya çalışıyor. İşte insanlar bu geçici sürede, şekilleri illüzyon olarak görür.