E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

7 SANİYEDE KALP KRİZİ RİSKİ

7 SANİYEDE KALP KRİZİ RİSKİ

DHA

Bu yeni sistem, yaklaşık 7 saniye gibi kısa zamanda vücudun damarsal sistemlerini çok net bir şekilde görüntülüyor.

 


Bursa’da, Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalı’na kurulan ‘çok sıralı dedektörlü bilgisayarlı tomografi (BT) cihazı’, yaklaşık 7 saniye gibi kısa zamanda vücudun damarsal sistemlerini çok net bir şekilde görüntülüyor.

UÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Gürsel Savcı, özellikle kalp damarlarında tıkanma riski bulunan hastalarda, hastalığın erken teşhisinde bu cihazın büyük kolaylıklar sunduğunu söyledi. Koldaki toplar damardan kontrast madde verildikten sonra dönen bir tüpün her dönüşünde 128 kesit elde etmesiyle oluşan görüntüleme işleminin 7 saniyede tamamlandığını belirten Prof.Dr. Savcı, alınan görüntülerin ayrıntılı biçimde incelenmesiyle en küçük damar hastalıklarını bile başarıyla saptadıklarını kaydetti.

Ailesinde şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kan- kolesterol seviyesinde artış hikayesi bulunan, ‘orta derecede’ kalp krizi riski taşıyan kişilerin bu cihazla kalp krizi risklerini öğrenebildiklerini anlatan Prof.Dr. Gürsel Savcı, “Departmanımıza bir yıl önce kurulan BT cihazı, ülkemizdeki en gelişmiş 3- 5 cihazdan birisidir ve Bursa’daki en gelişmiş cihaz durumundadır. Elde edilen görüntüler bilgisayar sisteminde işlenerek kalp ve damarsal yapılar üç boyutlu olarak inceleniyor.

Koroner damarlarda sorun oluşturabilecek tıkayıcı plaklar saptanabildiği gibi, yırtılarak ani kalp krizine yol açabilen ve diğer yöntemlerle saptanması zor olan damar duvarındaki yumuşak planlar da saptanabiliyor” diye konuştu.

‘ANJİYOGRAFİNİN ALTERNATİFİ DEĞİL’

Çok sıralı dedektörlü BT anjiografinin, kasıktaki atar damardan girilerek yapılan geleneksel anjiografiye alternatif gibi algılanmaması gerektiğini vurgulayan Prof.Dr. Gürsel Savcı, şunları söyledi:

“Kasıktaki atar damardan girilerek yapılan geleneksel anjiografinin çözümleme yeteneği de yüksektir ve üstelik aynı seansta girişim yapılarak tedavi olanağı da sunabilmektedir. Nitekim, özellikle kalp damar hastalığı riski ‘fazla’ olan hastalarda halen tercih edilen bir yöntem. İki yöntemin birbirinin tam alternatifi olarak algılanması bu nedenle doğru olmaz.

Ancak, tanısal nedenli yapılan geleneksel anjiografi sonrasında hastaların altı saat süreyle kum torbası ile yatakta hareketsiz yatmak zorunda kaldıkları göz önüne alındığında ‘çok sıralı dedektörlü BT anjiografi’nin, tanısal nedenli yapılan geleneksel anjiografiye alternatif olduğunu söyleyebiliriz.”

RADYASYON DOZU AZ

Son günlerde basında, bilgisayarlı tomografide hastaların yüksek dozlarda radyasyona maruz kaldığı şeklinde haberler yayınlandığına da değinen Prof.Dr. Savcı, “Çok sıralı dedektörlü bilgisayarlı tomografi (BT) cihazları geliştikçe hastaya verdiği radyasyon dozu da azalıyor. Bu cihaz ile hastanın maruz aldığı radyasyon dozu, geleneksel anjiografide alınan radyasyondan fazla değildir.

Öyle ki, hastanın vücut yapısı ve kilosuna göre otomatik doz ayarı yapabilen sistemlerde, görüntüleme süresi de kısa tutulduğunda daha da az radyasyon verildiğini söylemek mümkündür.

Kaldı ki, verilen radyasyon dozu ile elde edilen tanısal bilginin değerini kıyaslamak doğru olmaz. Belli miktarda radyasyona maruz kalsa da, yapılan tanı sayesinde hayatı kurtulan çok hastamız oldu” diye konuştu.