Sağlıklı uyku beyni resetliyor

Uyku sırasında dışarıya kapattığımız sistem, kendini yeni güne hazırlıyor, bir anlamda yeniliyor. Sağlıklı uyku beyni resetliyor.

Sağlıklı uyku beyni resetliyor
Paylaş:

Uyku sırasında dışarıya kapattığımız sistem, kendini yeni güne hazırlıyor, bir anlamda yeniliyor. Sağlıklı uyku beyni resetliyor.

Prof. Dr. İsmet Kırpınar, uyku sırasında zihinsel fonksiyonların istirahatinin  söz konusu olmadığını belirterek, “Uyku, dinamik bir istirahat durumudur. Uyku  sırasında 'Beyin kendini resetliyor' diyebiliriz. Uyku sırasında dışarıya kapattığımız sistem, kendini yeni güne hazırlıyor, bir anlamda yeniliyor” dedi. Kırpınar, uykunun ruh ve beden sağlığı  için çok önemli olduğunu belirterek, değişik şekillerde uyku sorunu yaşayanlarda,  belli bir miktarın altında veya üstünde uyuyanlarda performans düşüklüğü, stres,  anksiyete, depresyon, kalp krizi, hipertansiyon, diyabet, obezite gibi  hastalıkların arttığını söyledi. Zannedildiğinin aksine uyku sırasında zihinsel fonksiyonların kesin bir  istirahatinin söz konusu olmadığını, rem uykunun bazı dönemlerinde beyin  etkinliğinin uyanıklık kadar hatta daha fazla olduğunu belirten Kırpınar,  uykunun, dışarıdan gelen birtakım fiziksel ya da psikolojik etkilenmelere kapalı  bir ortamda, insanın bedensel ve ruhsal uyaranlarıyla faaliyeti olarak  tanımlanabileceğini kaydetti.

UYKU BOZUKLARIYLA İLGİLİ BİLGİ ALIN

Kırpınar, uyku sırasında kalp ve akciğer gibi beynin de çalışmaya devam  ettiğini, rüyaların da bunun kanıtı olduğunu ifade ederek, “Uyku, basit bir  dinlenme değildir. Uykunun çeşitli dönemleri var. Bunların içinde 'rem uykusu'  diye bilinen, kalp atışları, solunum ve göz hareketlerinin hızlandığı dönemde  insan hem bedensel, hem de ruhsal olarak uyanıklık durumundan daha da etkinleşir.  Rem uyku dönemi hem bedensel, hem ruhsal olarak en yoğun olduğunuz dönemdir. En  çok rüya bu dönemde görülür, aynı zamanda en derin uyku dönemidir. Biz genellikle  o dönemde uyanırsak rüyaları hatırlarız” diye konuştu.

İDEAL UYKU, 6 İLE 8 SAAT

Prof. Dr. Kırpınar, Türkiye'de yapılan çalışmaların, insanların yüzde  75'inin 6 ile 8 saat arasında uyuduğunu ortaya koyduğunu belirterek, bunun  erişkin bir insan için gerekli olan miktar olduğunu söyledi. Uykunun, bedendeki pek çok hormon ile diğer sistemlerin belli bir devrede  çalışmasını sağlayan, dış uyaranlara kapalı, aktif bir dinlenme dönemi olduğunu  belirten Kırpınar, şöyle konuştu: “Uyku sırasında bir taraftan birtakım beyin yapıları, beyindeki bilgi  alışverişini sağlayan maddelerin düzeni devam ediyor, bir taraftan da bunlar  değişerek, yenileniyor. Uyku, dinamik bir istirahat durumudur. Uyku, gündüz bir  yere uzanarak yapılan dinlenmeden çok farklı bir şey. Uyku sırasında 'Beyin  kendini resetliyor' diyebiliriz. Uyku sırasında dışarıya kapattığımız sistem,  kendini yeni güne hazırlıyor, bir anlamda yeniliyor. Uykunun bazı dönemlerinde  beyin daha çok çalışıyor.”

 “İNSANLARIN YÜZDE 30-35'İNİN UYKU SORUNU VAR”

Herkesin hayatının bir döneminde uyku ile problem yaşadığını belirten  Kırpınar, “Tanı düzeyinde insanların yüzde 30-35'inin uyku sorunu var. Yaş  arttıkça uyku ihtiyacı azalıyor ama uyku sorunları da artıyor” dedi. Kırpınar, kaliteli bir uyku için yapılması gerekenleri de şöyle  sıraladı: “- Akşam saatlerinde çay, kahve içilmemeli, nikotin gibi uyarıcı etkisi  bilinen maddelerden uzak durulmalı. - Hafif bir akşam yemeğe yenilmeli. - Yorucu olmamak kaydıyla egzersiz ve yürüyüş yapılmalı. - Yatak odasının ışıksız ve sessiz olması, alışkanlıkla ilgili bir şey.  Uyunacak yer, ses ve ışık açısından uygun olmalı. - Yatak odası, uyku için kullanılmalı. Kişi 15-20 dakika uyuyamayınca  yatağı terk etmeli ve uykusu gelince tekrar yatmalı. - Yatağa birtakım sıkıntı ve düşünce ile girilmemeli. Sıkıntı ve stres  verecek durumlar bilinçli olarak zihne getirilmemeli. - Uyumadan önce süt, peynir ve yoğurt gibi gıdalar tüketilmeli. - Alışılan uyku karakterini sağlamak gerekiyor. Yatma saati kişisel  farklıklar gösterebilir ama ritmin korunması açısından her sabah, hafta sonları  dahil aynı saatte uyanılmalı. - Uyku odası, ağır bir çalışma mekanıdır. Mümkün olduğunca rafine bir oda  olmasında yarar var. Lavanta, gül gibi rahatlatıcı kokular rahat uykuya dalmayı  sağlayabilir.” Prof. Dr. İsmet Kırpınar, her uykusuzluk çekildiğinde ilaçlara sarılmanın  çok yanlış olduğunu vurgulayarak, “İdeal bir uyku ilacı yoktur. Uyku sorununa  neden olan duruma göre hekimlerin önerecekleri ilaçlar olur. Sadece uyku için  geliştirilen bir ilaç yoktur. Hemen uyku ilacına sarılmak yerine basit önlemler  almak daha önemli” diye konuştu. A.A