Saba Tümer’de bu akşam Müzikle tedavi işleniyor!

Saba Tümer’de bu akşam Müzikle tedavi işleniyor!

Günün en sıcak gelişmeleri, gündeme damgasını vuran haberler ve gözden kaçan tüm detaylar "Saba Tümer ile Bu Gece"de ekrana geliyor. Müzikle tedavi konusunda çalışmaları ve kitabı bulunan uzmanımız Dr. Adnan Çoban çalışmalarını bu akşam ‘Saba Tümer ile Bu Gece’ de anlatacak.


Saba Tümer’de bu akşam Müzikle tedavi işleniyor!Tarihten günümüze müzikle yapılan tedavilere de değinecek olan Çoban NPİSATANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nde yatan hastalara uyguladığı çalışmalara da değinecek. Müzikle tedavinin kişiye olan olumlu etkilerinin de dile getirileceği programda müzik ve beyin arasındaki ilişkinin nasıl gerçekleştiğine de değinilecek. Burcu Batu’nun yapımcılığını gerçekleştirdiği programda hangi makamların hangi hastalıklara iyi geldiği ve bu konudaki yapılan en son çalışmaların neler olduğu konusuna da temas edilecek.

Müziğin insan beynine etkisi bilimsel çalışmalarla her geçen gün yeni boyutlar kazanmaktadır. Beynin sağ ön bölgesinde oluşan bir aktivite artışı, depresyonda sıklıkla karşılaşılan bir beyin elektrosu bulgusudur.  1999 yılında Florida’da 30 ergen üzerinde yapılan bir çalışmada, müzikle tedavi beyin sağ ön bölgesindeki aktivasyon artışını azaltmış ve buna paralel depresyonda bir düzelme elde edilmiştir.

Yüz yıllar öncesinde Farabi ve İbn-i Sina gibi Türk Hekimleri, müziğin insan psikolojisi üzerine etkilerini incelemişler ve bulgularını yazmışlardır. Farabi 9. yüzyılda yaptığı müzik araştırmasında ‘Rast’ makamının safa ve neşe duygusunu artırdığı bildirilmiştir. 2001 yılında Amerikalı bilim adamlarının yaptığı bir çalışmada Rast gibi majör makamların beynin sol ön bölgesindeki yavaşlamayı ortadan kaldırarak depresyon tedavisine katkıda bulunduğu tespit edilmiştir. Merkezimizde müzikle tedavi uygulaması şu şekildedir.

  1. Kişinin psikiyatrik durumunun tespit edilmesi için psikiyatrik görüşme yapılması ve uygun psikiyatrik ölçeklerle değerlendirilmesi..
  2. Kantitatif Beyin Elektrosu yöntemiyle beynin elektriksel aktivitesi tespit edilip  fonksiyonel haritasının çıkarılması.
  3. Bütün bu veriler elde edildikten sonra gerekli ilaç tedavisi düzenlenerek   kişinin müzikle tedaviye uygun olup olmadığının tespit edilmesi.
  4. İlaç tedavisine başlandıktan ve uygunluk onayı verildikten sonra müzikle tedavi uygulamasının  planlaması.

Uygulama aşamaları:

Bireysel aktiviteler;   Birinci aktivite pasif olarak müzik dinletilmesi, ikincisi ise kişinin aktif olarak müzik etkinliklerinde bulunmasıdır. Birinci yöntemde müzik odasına alınan kişi başına giydirilen bir kep yardımıyla beyin elektrosuna bağlanıyor. Böylelikle kişinin beyninin elektriksel durumu canlı olarak gözleniyor. Beyin dalgalarının durumuna göre sıkıntıyı gideren ve istenilen beyin bölgelerinde aktivite artışı sağlayan müzik frekansı, müzik çeşidi ve müzik aleti tipi belirleniyor. Belirlenen müziği kişinin her ortamda dinleyebilmesi için bir CD’ye kayıt edilip veriliyor.. Tedaviyi monotonluktan ve etkinliğinin azalması tehlikesinden kurtarmak için belli zaman aralıklarla bu işlem tekrar edilerek güncelleniyor. Ayrıca belli zaman aralıklarla seanslar halinde aktif müzikal etkinlikler planlanmaktadır. Bir müzik aleti çalma, şarkı söyleme,  şarkı öğrenme gibi etkinlikler psikiyatri hastalarının sıkıntılarını azaltıp, duygularını ve kendilerini ifade etmelerini aynı zamanda sosyal bir etkinlik imkanı vererek rehabilite olmalarını sağlayacaktadır.

Grup müzikle tedavi etkinlikleri; Grup çalışmasındaki hedef, kişinin sosyal iletişimini ve motivasyonu artırmaktır. Grupla müzik aleti çalma,  şarkı söyleme,  şiir okuma,  şarkı sözlerini besteleme ve yorumlama gibi etkinlikler planlanır. Bu gibi etkinlikler kişinin kendi farkındalığını sağlamakta, yalnızlık duygusundan kurtarmakta ve tedavi etkinliğini artırmaktadır

Müzikle Tedavi Kimlere Uygulanabilir?

Bütün psikiyatrik rahatsızlıklarda, kişilik sorunlarında, davranış bozukluklarında müzikle tedavi uygulanabilir. Özellikle şu durumlarda müzikle tedavi düşünülmelidir;

  1. Zeka geriliği olan çocuklarda
  2. Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu olanlarda
  3. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda
  4. Okul sorunları olan çocuklarda
  5. Uyum sorunu olan ergenlerde
  6. Alkol ve madde bağımlılığı olan erişkin ve ergenlerde
  7. Konuşma bozukluğu olanlarda (kekeme v.b.)
  8. Otistik çocuklarda
  9. Depresyon hastalarında
  10. Sosyal fobiklerde
  11. Korkuları olanlarda
  12. Şizofreni hastalarında
  13. Sıkıntı, huzursuzluk sorunları olan bunama hastalarında
  14. Fiziksel engelli olup psikiyatrik sorun yaşayan çocuklarda
  15. Uykusuzluk yaşayanlarda
  16. Kişilik bozukluklarında
  17. Parkinson hastalığı gibi hastalıklarda
  18. Yaşlı hastalarda
  19. Takıntı hastalığı olanlarda
  20. Stresli bir ortamda çalışanlarda
Dr. Adnan Çoban
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Teselli edici sözler kişinin üzüntüsünü azaltmaz, aksine artırır. Önce kişilere üzülme, yani kendilerini ifade hakkı tanımak gerekir.
  • Motivasyonunuzu kaybettiğiniz anda hayatınızda bazı değişikliklere ihtiyacınız olabilir. İşte öneriler...
  • Kişinin hayatta en çok endişe duyduğu şeylerin başında sevdiklerinin başına kötü bir şeyin gelmesidir. Bu dönem eğer doğru biçimde geçirilmezse kişiy
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aşk su gibidir fazla kaynarsa buharlaşır diyor ve ekliyor: Aşkın formülü H20'dur. Pozitif iletişim kurulamazsa aşk buhar olu
  • Sevdiğini hastalık derecesinde kıskananlar, çevresine kötü koku yaydığına inandığı için suçluluk duyanlar, doktor muayenesine genelde kendi kafasında
  • Çocukluk çağında olduğu gibi erişkin yaşamda da DEHB tedavisinde ilaç kullanımı genellikle etkili ve hızlı cevap oluşturur.
  • Randevu Al