Mahkumiyetin ardından yeni bir hayat

Uzun yıllar İsrail hapishanelerinde kalan 78 Filistinliden biri olan Mukdat Salah, yedi ay önce Amerika aracılığında yapılan barış görüşmelerinin ardından serbest bırakıldı.

Mahkumiyetin ardından yeni bir hayat
Paylaş:

Uzun yıllar İsrail hapishanelerinde kalan 78 Filistinliden biri olan Mukdat Salah, yedi ay önce Amerika aracılığında yapılan barış görüşmelerinin ardından serbest bırakıldı.

uzunmahkumiyetFilistin'in finansal merkezi Nablus yakınlarındaki 4 bin nüfuslu Burka köyünde büyük bir kalabalıkla karşılandı. Salah 20 yıl önce, Netanya'dan 32 kilometre uzaklıktaki bir sahil otelinde güvenlik görevlisi olan ve Nazilerin katliamından kurtulmayı başaran Israel Tenenbaum'u başına metal bir sopayla vurarak öldürmüştü. Tenenbaum'um kızı Esti Harris için, Salah'ın serbest bırakılması, acı dolu yıllarını yeniden canlandırmıştı. Her gece uyumadan önce, babasının üzerinde duran adamın görüntüsünün aklına geldiğini söyledi. İsrailliler tarafından terörist, Filistinliler tarafından da özgürlük savaşçıları olarak görülen, 47 yaşındaki Salah gibi mahkûmlar barış görüşmelerinde odaklanan konu olmuştu. Bu orta yaşlı adamlar parçalanan hayatlarını yeniden kurmaya başlıyorlar. Filistinli yetkililerden evlerini inşa etmek, iş kurmak, evlenmek ve aile hayatı kurmak için 50,000 dolar hibe aldılar. Salah ise devletin, mahkûmların ailelerine yaptığı aylık yardımlardan 100,000 dolar aldı. Annesinin evinin tamiratını yaptırdı ve mobilyalarla döşedi. Çiftlik hayvanları için 220 metrekarelik bir alan yaptırdı. Nablus'ta dövize yatırım yaptı ve geçtiğimiz günlerde ilk arabasını aldı. Ancak hâlâ hapishane sayımlarında olduğu gibi sabah 5'te uyanıyor. Hücresinde yaptığı gibi elektrikli ısıtıcıda kahve yapıyor. Kefaya Abu Omar ile evliliğinden bir gün önce, kendisine ve kardeşlerinden birine, İbranice konuşan birinden tehdit telefonları geldi. Kardeşi Muhammed, arayan kişinin Salah'ı, Salah'ın eşini, kendisini ve tüm aileyi öldürmekle tehdit ettiğini söyledi. Ayrıca, Burka'da yaşadıklarını bildiğini söylediğini de ekledi. Serbest bırakılan diğer mahkûmlar gibi Salah'ın da, eskiden iki haftada bir olan, şimdi ise iki ayda bire çıkarılan aralıklarla, İsrail güvenlik birimlerine kontrole gitmeleri gerekiyor. Çoğu sabah, köy dedikodularından kaçmak için Nablus'a gidiyor. Sarraf dükkânlarında vakit öldürüyor. Devlet memurlarıyla birlikte kahve içiyor. Bir yıl boyunca Burka ve Nablus dışına, 10 sene de Batı Şeria dışına çıkmasına izin verilmeyecek. Sıkıldığını söyleyen Salah, "Artık seyahat etmek, insanları görmek ve nefes almak istiyorum" dedi. Salah, serbest bırakılan diğer mahkûmlardan daha zengin bir durumda. Kendisine miras kalan toprağı ve ayrıca mahkûmiyet maaşı var. 70,000 dolar yatırım yaptığı dövizden Şubat ayında, 1,700 dolar kâr etti. "Hapishaneden ayrıldığımda, kendimi düşündüm. Hayatımın 20 yılını kaybettim ve maaşlı bir şekilde yaşamak hiç iyi değil. Çocuklarım yoksulluk içinde yaşayacak. Onların yaşantısının benimkinden daha iyi olmasını istiyorum" dedi. Salah'ın yeni yaşantısını öğrenmek, özel eğitimci olan 56 yaşındaki Harris için üzücü bir durumdu. Ancak çoğu İsrailli, mahkûmların serbest bırakılmalarına karşı çıksa da, Harris, "Eğer barış sürecine katkı sağlayacaksa, biz bu katilin bile serbest bırakılmasını destekleriz" dedi. Netenya'da, Filistinlilerin saldırılarıyla ölenlerin yakınlarından yaklaşık 80 kişi, üç kez bombalanan Hasharon alışveriş merkezinden 2003 yılında kanlı saldırıların yapıldığı Café London'a yaptıkları yürüyüşte "Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz" sloganları attılar. İsrail mahkeme kayıtları, Tenenbaum'um 14 Haziran 1993 tarihinde sabah 7.30 sularında Sironit Oteli önünde, kanlı yüzünün üzerinde bir yastıkla bulunduğunu gösteriyor. Salah, güvenlik görevlisinin onunla uğraştığını, kendisinin de lambanın metal çubuğunu kırıp, sol kulağına vurduğunu söylüyor. Bunu planlamadığını söyleyen Salah, "Onu öldürme niyetinde değildim" dedi. Hapishanedeyken, siyaset bilimi üzerine çalışan Salah, 16 yaşında katıldığı El Fetih'i, "parçalanmış" olmakla, devleti ise "stratejisiz" olmakla suçladı. "Filistinliler, devrimimizin başarısız olduğunu kabul etmeliler" diyen Salah, "silahların kullanılmadığı" sivil itaatsizliği savunduğunu söyledi. Şu an çatışmaktan kaçındığını, vergilerini ödediğini ve eğer üçüncü intifada olursa, kanepesinde oturup, olanları televizyondan izleyeceğini söyledi. THE NEW YORK TIMES