E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

İKİZ DUYGU HALİ

İKİZ DUYGU HALİ

SENİNLE DERGİSİ -NİSAN SAYISI

Depresyon ve aşırı neşe gibi iki zıt duygu halinin, yaşandığı manik depresyon hastalığı gündemdeydi.

 


Manika depresyon (bipolar bozukluk) hastalığı, sık değişen gündemimize magazinel bir boyutla taşındı. Oyuncu Nurseli Idiz'in alkol yüzünden turneye gitmediği iddiası, Idiz'in yaptığı "Alkolik değil, manik depresif hastasıyım.

Vücudumda lityum eksik ve tedavi görüyorum", açıklaması üzerine başka bir boyuta taşındı. Bipolar bozukluk tanımının köşe yazılarına dahi taşınmasına neden olan olay konuşulur olmasına rağmen, hastalık hakkında fazla bir bilgi sunmadı. Toplumda görülme sıklığı yüzde 1-2 olan ve hem kadınlarda hem erkeklerde eşit oranlarda görülen hastalık hakkında, Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Aytül Çorapçıoğlu Özdemir'e sorular yönelttik.

MANİK DEPRESYON NASIL BİR HASTALIK?

Bipolar bozukluk ve manik depresyon aynı hastalığın farklı isimleridir. Bu hastalık mani ve depresyon atakları ile karakterizedir. Hastanın duygulanımı mani dönemlerinde neşe, depresyon dönemlerinde umutsuzluk ve çökkünlükle karakterizedir. Ara dönemlerde kişi normale döner.

HASTALIK NASIL BİR SEYİR İZLİYOR?

Hastalar ilk atağı sıklıkla yirmili yaşlarında geçirirler. Daha genç ya da daha ileri yaşlarda da olabilir. Beş-altı yaşlarında ya da 50 yaşından sonra ilk atağını geçiren hastalara da rastlanabilmektedir. Bazen ilk atak depresyondur, bu durumda tanı koymak daha zordur. Ataklar birkaç günde sonlanabilir ya da birkaç aya kadar uzayabilir. Özellikle tedavi edilmediğinde uzun sürer.

KİMLER BU HASTALIĞA YATKIN?


Ailesinde, özellikle birinci derece akrabalarında bipolar bozukluk olanlar, toplumdaki diğer kişilere oranla daha fazla hastalığa yakalanma riski taşır. Hastaların yüzde 50'sinin anne ya da babasında aynı hastalık olduğu tespit edilmiştir. Tek yumurta ikizlerinden birinde mani olduğunda, diğerinde mani görülme oranı yüzde 70'tir. Bu hastaların birinci derece yakınlarında mani ve depresyon görülme oranı normal topluma göre daha sıktır. Akrabalık derecesi azaldıkça risk azalmaktadır.

DEPRESYONDAN FARKI NE?


Depresyonda en belirgin özellik mutsuzluk, umutsuzluk, çökkünlük ve hayattan zevk alamamaktır. Bipolar bozuklukta ise depresyon dönemlerinin yanısıra mani dönemleri de vardır. Mani dönemleri, depresif dönemlerin neredeyse tam zıttı özellikler taşır. Hastada ciddi bir özgüven artışı, engellenemeyen tahammülsüzlük, coşku, taşkınlık, aşırı para harcama, cinsel ilgi ve aktivitede artma gibi özellikler vardır.

Ara dönemlerde ise kişi normale döner. Bu dönemlerde hasta aşırı neşeli, canlı davranabilir, engellenmeye kalkan olursa neşesi bir anda öfkeye dönüşür. Özel bir gücü ve yeteneği olduğuna inanabilir. Kendini ve ailesini zarara sokacak cüretkar iş girişimlerine kalkışabilir. Aşırı konuşma eğilimi gözlenir. Kişi, olağan durumundan farklı ve belirgin bir biçimde hızlı ve sürekli konuşma eğilimindedir. Zihinsel etkinlikler hızlanmıştır. Düşünceler ve çağrışımlar birbiri ardı sıra gelir. Dikkatini belirli bir konu üzerinde, belirli bir süre tutmakta zorlanır.

HASTALAR AİLE, SOSYAL VE İŞ YAŞAMLARINDA ZORLUK ÇEKİYORLAR

Prof. Dr. Aytül Çorapçıoğlu Özdemir Psikiyatrisi


Manik ataklar sırasında kişi; son derece yaşam dolu, neşeli, canlı, mutluluktan uçan bir insan görünümü verir. Bununla. birlikte aşırı tutumlar sonucu davranışları, aile sosyal ve iş yaşantısı bozulur. Hastalık sinsi bir başlangış yapar ve tanınmazsa kişiler gereksiz yere yıllarca ıstırap çekebilir.
Tedavi edilmediğinde alkol ve madde kullanımı, bozulmuş ilişkiler, kötü iş ve okul performansı, artan özgüvenin verdiği cesaretle yapılan yanlış işlerin sonucunda finansal, sosyal sorunlar ve artan intihar riski gibi yıkıcı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Toplumsal ilgi belirgin bir biçimde artmıştır. Kişi çok daha sosyal, çok daha girişken, çok daha atak olur. Sonuçlarını hesaplamadan, yaşamdan zevk almaya yönelik etkinliklere girişilir. Çoğu geçici bir hevese yönelen etkinliklerdir bunlar.

Giyiniş biçimini birden bire köklü bir şekilde değiştirme, toplumsal kuralları zorlayan cinsel deneyimlere girişme, hesapsız para harcama, ayna karşısında uzun süre vakit geçirme gibi belirtiler kendini gösterir.

Uyku gereksinimi düşer, günlerce uyumadan yaşarlar. Buna rağmen kendilerini iyi hissederler, hastalığın en önemli belitisi de budur ve sonuç itibari ile bir döngü yaşanır. Aşırı ve abartılı bir özgüven görülür. Kişi kendini, her şeye gücü yeten, her sorunu çözebilecek, giriştiği her işin üstesinden rahatlıkla gelebilecek bir durumda algılar. Hastada ani saldırganlık ve ani hareketlilik gözlemlenebilir.