Kübalılar kaybolan değerlere üzülüyor

Bazılarına göre ahlaki yozlaşmanın suçlusu ekonomik yozlaşma.

Kübalılar kaybolan değerlere üzülüyor
Bazılarına göre ahlaki yozlaşmanın suçlusu ekonomik yozlaşma. kubalilarAlexi, Küba'da hayatın daha basit olduğu zamanları hatırlıyor. İnsanların düzgün giyindiği, çocukların büyüklere saygı gösterdiği, hırsızlığın hırsızlık olduğu zamanları. 46 yaşındaki başkentli işsiz şoför, "Babam beni belli değerlere göre yetiştirdi. Ama bu incelikler artık kalmadı" diyor. Yani Alexi, Devlet Başkanı Raúl Castro'yla aynı fikirde. Çünkü Castro, geçen ay bugüne kadarki en sert ve en uzun konuşmasını yaparak Küba kültür ve ahlakındaki yozlaşmayı eleştirdi. Ulusal Meclis'e hitap eden devlet başkanı, Kübalıların davranışlarına (sokağa tuvaletini yapmak, şehirlerde domuz yetiştirmek, rüşvet almak) bakınca adadaki "kültür ve terbiyenin gerilediği" sonucuna vardığını açıkladı. Başkanın yakındığı diğer davranışlar arasında sokakta bağırıp çağırmak, açıkça küfretmek, gürültülü müzikle komşuları uykuda rahatsız etmek, açıkta içki içmek, telefonlara zarar vermek, otobüslere kaçak binmek, trenlere taş atmak da var. Devlet maaşıyla geçinmenin mümkün olduğu, küçük hırsızlıklara gerek kalmadığı ve Küba eğitim sisteminin uluslararası övgü topladığı günleri özleyen birçok Kübalı küçük ahlaksızlıkların ve görgüsüzlüğün yaygınlaşmasından şikâyetçi. Fakat birçok Kübalı, hükümetin işlemeyen bir ekonomik sistemde ısrar etmesinden de şikâyetçi. Ülkede altyapı ve hizmetlerle beraber insanların toplumsal sorumluluk duygusu da çöktü. Alexi, Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra büyük ekonomik sıkıntılarından yaşandığı "özel dönemde" Kübalıların ahlaken yıkıldığını anlatıyor. Kaldırımda bir jant kapağını tamir eden 24 yaşındaki oğlunu göstererek, "Sofraya sırf pilav, fasulye ve et koymak için bile türlü kanunsuzluklar yapmak gerekirken onu aynı ahlakla nasıl yetiştirebilirdim? O yüzden hayatta kalma yöntemlerini öğretmek zorunda kaldım" diyor. Ona rağmen Havana'da, birçok Latin Amerika (ve Amerika) şehrini kasıp kavuran suç ve uyuşturucu şiddeti yok. Ayrıca görgüsüzlükle ilgili şikâyetlere rağmen birçok Kübalı kendini topluma karşı sorumlu ve ailesine bağlı hissediyor. Yine de şehir planlama uzmanı Miguel Coyula gibi bazı insanlar, koca bir neslin Sovyetsonrası çarpık ekonomiden ve mahrumiyetten başka bir şey görmemiş olmasından endişeleniyor. Küba gençliğini araştırmış olan New York Şehir Üniversitesi'nden antropoloji profesörü Katrin Hansing, hile ve aldatmanın hayat tarzı haline geldiği bir ortamda nemelazımcılığın arttığını belirtiyor. "Bu duygu insanların birbirinden uzaklaşmasını daha da körüklüyor. Bireylerin topluma karşı sorumluluğu çok azaldı" diyor Hansing. "Yöneticilerle yönetilenler arasında çok gözle görünür bir farklılaşma var" diye de ekliyor. 19 yaşında bir veterinerlik öğrencisi olan Juan, şehir merkezindeki hayvanat bahçesinde bir timsahın kafasına tükürüyor. Timsahın yüzdüğü kirli su ziyaretçilerin buruşturup attığı meşrubat kutularıyla dolu. Juan, yaşıtlarının ne okumak ne de çalışmak istediğini söylüyor. "Varsa yoksa giyim, güzel spor ayakkabıları ve reggaeton. Hiç reggaeton müziğinin şarkı sözlerini dinlediniz mi? Çok kaba" diyor. Oysa Küba kültürel itibarına büyük önem veriyor. 1959 devriminden sonra hükümet Havana'daki yozluğu ortadan kaldırmaya girişmiş, ulusal bir okuma yazma kampanyası başlatmış, herkese ücretsiz eğitim sağlamış ve spor, bale, müzik programları oluşturmuştu. Fakat Kübalılara göre mesleki standartların bozulması, öğretmenlerin genç ve deneyimsiz olmaları, kamu hizmetlerinin yetersizliği yüzünden insanlarda yurttaş sorumluluğu giderek azalıyor. Hansing, "İktidardakiler bu meseleyi Küba'da açık bir tartışma konusu haline getirseler ne güzel olur" diyor. Küba'nın kültürel değerlerini kurtarmak, Hansing'e göre "hâlâ mümkün. Ama bu en az bir nesil ister". THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Takıntılı davranış, takıntılı düşünceler ve obsesyonlarda kişinin saçma ve anlamsız olduğunu bildiği halde aklından o düşünceyi atamadığını kaydeden P
  • Çocuğun cinsel kimliğinin gelişmesinde anne ve babanın tutumlarının çok önemli olduğunu vurgulayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuğun kimli
  • ‘Tokum ama hala yemek istiyorum’, ‘Doydum ama üzerine bir tatlı olsa süper olurdu’, ‘Yiyecek için midemde yer kalmadı ama kahveye hayır diyemem’ gibi
  • Bir olay, durum, kişi karşısında karar alırken iyicil ya da kötücül güçlerimizin hangisinin baskın olduğunu, iyicil/kötücül tutum ve algılarımızı psik
  • Alman psikoterapist Bert Hellinger, ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılan bağları çözümleyerek bir psikoterapi yöntemi olarak aile dizimini keşfetmiştir
  • İnsanların şiddet karşısındaki davranışları sıkça araştırılan konular arasında yer alıyor.
  • Randevu Al