E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Kazancımızın yüzde 1'ini bilgiye ayırıyoruz

Bilgi üretmek diyoruz, bilim toplumunun öneminden bahsediyoruz. Üretilen bilginin raflarda kalmayıp yaşama tatbikinin gerekliliğini her fırsatta vurguluyoruz. Bilgi çağında uluslararası rekabetin günden güne getirdiği zorlukları konuşuyoruz.

Kazancımızın yüzde 1'ini bilgiye ayırıyoruz

Bunları konuşmak, tartışmak ve gündemde tutmak önemli ancak yeterli değil. Bu anlamda taşın altına elimizi koyup topyekûn bir seferberlik başlatmak da gerekiyor. Bu yönde hükümetin 2023 yılı hedefleri kapsamında AR-GE çalışmalarını destekleme kararı alması yerinde ve takdir edilmesi gereken bir karar. Ayrıntılarını aşağıda sizinle paylaşacağım ancak öncesinde AR-GE çalışmaların bir ülke için ne ifade ettiğini, ülkemizin bu alanda Dünya sıralamasında nerede durduğunun fotoğrafını paylaşmaya çalışacağım. Bugün gelişmiş, söz sahibi dünya ülkeleri ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki farkı ortaya koyan önemli göstergelerden biri AR-GE çalışmaları. Ülkelerin buna ayırdıkları paylar bu yönüyle önemli. Gelecek burada. Bilgiyi üreten ve stratejik kullanan ülkeler dünyada söz sahibi. Bilgi üretmeden, bilgiyi topluma yararlı ürün ve hizmet haline getirmeden var olma ve yaşama şansı bugün ne kurumların ne de ülkelerin söz konusu değil. Dünyada ve Türkiye’de AR-GE harcamalarının gelişimine baktığımızda bir artış olduğu doğru ancak yeterli değil. Gelişmiş ülkeler ile ülkemiz kıyaslandığında AR-GE harcamalarının milli gelire oranı arasında büyük fark göze çarpıyor. AR-GE yatırımlarında birçok ülkenin oldukça gerisinde bulunuyoruz. 2009 yılında Türkiye’de milli gelirin 0,85’i olan AR-GE payı, 2012 yılına gelindiğinde 0,95’e yükseldi. 2013 verilerini paylaşmak isterdim ancak TÜİK’in resmi sitesinde en güncel 2012 verilerine ulaşabildim. Gerçi 2013’te aşağı yukarı bu oranlarda olacaktır. 2012 yılında milli gelirin \% 0,95’i AR-GE harcamalarına ayrıldı. Bu da 13 milyar 62 milyon 263 bin 394 TL. Bu oranında yarısından fazlası yükseköğretime ayrılmış. Kalanı ise kalan ticari, kamu ve insan gücüne. Oysa ABD ve Avrupa ülkeleri milli gelirlerinin önemli kısmını AR-GE çalışmalarına harcıyor. 2009 verilerini sizinle paylaşacağım. 2023’te hedeflediğimiz oranı birçok ülke 2009 yılında kullanmış. Finlandiya 3.91 İsveç 3.75 Japonya 3.44 ABD 2.73 Avusturya 2.67 Almanya 2.63 Fransa 2.02 İngiltere 1.88 İtalya 1.81 Hollanda 1.63 AR-GE harcaması yapıyor. Ülkemizin 2023 hedefi ise % 3...

PEKİ NE YAPMALIYIZ?

Yatırım yapılmayız. Özellikle üniversitelere ciddi teşvikler vermeliyiz. Sanayi ile işbirliğini sağlamalıyız. Bilim insanlarına sahip çıkıp, onları desteklemeliyiz. Çünkü bilginin üretildiği yerler üniversiteler, üretenler de bilim insanlarımız. Hükümetin bu yöndeki gayretlerini yadsıyacak değiliz. Önemli adımlar atıyor. 2002 yılından günümüze sistematik bir artış var AR-GE harcamalarına ayrılan payda. Ancak bu oran çok daha yukarılara çekilmeli ve deste artırılmalı. Uluslararası arenada biz de varız demek için... Hükümet açıkladığı 2023 hedeflerinde AR-GE’ye ağırlık verileceğini duyurdu. Planlı ve programlı şekilde çalışılmaya devam edileceğine, 10. Kalkınma Planı'nın da bu hedeflere ulaşmaya ivme kazandıracağı söylendi. Özel sektör öncülüğünde AR-GE'ye daha fazla ağırlık vererek, harcamaların artırılacağı vurgulandı. Başta otomotiv, makine ve imalat teknolojileri, bilgi ve iletişim teknolojileri ile sağlık gibi alanlardaki araştırma altyapılarını oluşturmaya ve araştırmacı insan gücünü yetiştirmeye ağırlık verildiği duyuruldu. AR-GE ve yenilik projelerini teşvik edilerek bilginin raflardan indirilip, araştırma sonuçlarının ticari ürün ve hizmete dönüşümüne öncelik verileceği ifade edildi. Üniversitelerin, Teknoloji Transfer Ofisi desteklemelerinin artırılacağına vurgu yapıldı. 2023 yılına kadar 81 ilde bilim merkezi açılacağının altı çizildi. Hepsi Türkiye’nin geleceği adına iyi niyetli, güzel çalışmalar ama yeterli değil. Daha çok desteklenmeli, bilgi üretmeli, sanayi ve teknolojiye dönüştürüp ihraç etmeliyiz...

sabanozde@gmail.com twitter/sabanozde