E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Ergenlik anne babaları çaresiz bırakıyor

Ergenlik anne babaları çaresiz bırakıyor. İşte her yönüyle anne babaları çaresiz bırakan sorun ergen tehdidi…

Ergenlik anne babaları çaresiz bırakıyor

Ergenliğin zor bir dönem olduğu bilinir. Ancak aileler “Ebeveynler hiçbir zaman bugünkü kadar zorlanmadılar. Çünkü artık en ufak bir tartışmada çocuklarımız bizi polise ya da 183 Sosyal Destek Hattı’na şikâyet etmekle tehdit ediyor. Ses çıkarmadan çocuklarımıza uzaktan bakıyoruz” diyorlar. Hatta bir ergen babası sosyal medyadan ‘Ergen Mağdurları Derneği’ kuracağını söyleyince binlerce destek aldı. Peki, ergen ve aile arasında yaşanan bu gerginliğin asıl nedenleri neler? Biz de bu gerçeğin peşine düştük, yaşanan vakaları dinleyip uzmanlardan yol gösterici bilgiler aldık

Anne babaları çaresiz bırakan sorun ergen tehdidi

Bu okuduğunuz anne baba ve ergen çocuk vakaları çok uzağınızda değil, kapı komşunuz, iş arkadaşınız ya da sizin evinizde yaşanıyor olabilir. Aileler ergen çocukları ile başa çıkamadıklarından, ergenler ise ailelerinin kendilerini anlamadığından şikâyetçi. Hatta ebeveynler çocuklarının kendilerini sürekli polisi ya da 183 Sosyal Destek Hattı'nı aramakla tehdit ettiğini dile getiriyor. Bu çocukların kendilerini koruyabilmeleri için nereden yardım almaları gerektiğini bildiklerini gösteriyor. Bu sevindirici. Ancak diğer yandan aileler, "Korktuğumuz için içimize kapandık" diyorlar. Peki, bu durumda yapılması gerekenler ne? Aileler başlarına gelen hadiselerle nasıl başa çıkacaklar? Ergenlerin bir kullanma kılavuzu var mı? Yoksa başa gelen her şey ebeveynlik hatalarından mı kaynaklanıyor? İşte tüm bu soruların cevabını uzmanlardan aldık.

GÜNLERCE KIZLARINI ARADILAR

14 yaşındaki bir kız çocuğunun elinden telefonun düşmemesi 19 yaşındaki abisinin dikkatini çekiyor. Sosyal medya hesaplarına baktığında erkek arkadaşı ile samimi fotoğraflarını paylaştığını görüyor. Kız kardeşine çok küçük olduğunu ve erkek arkadaşından ayrılması gerektiğini söylüyor. Kız kardeş itiraz ediyor, aralarında çıkan tartışma sonucu abi, kardeşine tokat atıyor. Kız çocuk durumu rehberlik öğretmenine anlatıyor. Rehberlik öğretmeni polise haber veriyor. Ailenin şiddet uyguladığı gerekçesiyle polis gelip kız çocuklarını ailenin elinden alıyor ve yurda yerleştiriyor. Anne ve baba günlerce çocuklarını arıyor. Bulduklarında kızları da eve geri dönmek istiyor. Sonraki günlerde aile kızlarının kendilerini sürekli polise şikâyet etmekle tehdit ettiğini söylüyor.

POLİS BABASINI ŞİKAYET ETTİ

Bir psikiyatrist karşılaştığı bir vakayı şöyle anlatıyor: "Birkaç yıl önce bir ergen kız çocuğu görmüştüm, babası polisti ve istismara uğrayan çocuklarla çalışıyordu, gerekli durumlarda bu çocukları sosyal hizmetlere yerleştiriyordu. Polis baba işinde yaşadığı zorlukları ve duygusal yıpranmasını evde eşine anlatıyordu. Bu konularda erkenden çok şey öğrenen kız çocuk büyüdü ve ergen olduğunda anne ve babasıyla çatıştığı anda babasını kendisine cinsel istismarda bulunmaktan şikâyet etti. Sosyal hizmetler ilk adım birimine yerleştirilen kız ergen burada işlerin hiç de sandığı gibi olmadığını görünce babasına iftira attığını söyleyerek evine geri dönmek istedi. Çünkü evinde anne-babasının kurallarına uyum sağlamak istemezken sosyal hizmetlerde durumun daha sıkı olduğunu gördü.

DERS ÇALIŞTIRMAK MÜMKÜN DEĞİL

11 yaşında bir çocuk ders çalışma konusunda annesiyle sürekli çatışıyor. Sabahları erken kalkıp okula gitmek istemiyor, annesinin söylediklerini duymamış gibi davranıyor. Evin içinde sürekli bir tartışma ortamı. Annenin daha güzel yazı yazması konusunda uyardığı bir an, çocuk elindeki kalemi annesinin koluna batırmaya başlıyor. Anne çocuğun kollarını tutarak sarsıyor. Ağlayarak odasına giden çocuk telefonu alıyor ve 183'ü arıyor. Amacı annesinin kendisine şiddet uyguladığını söylemek. Ancak vazgeçiyor ve kapatıyor. Anne, işlerin içinden çıkılmaz bir hal aldığını söylüyor

EVE GEÇ GİDİP HEMEN UYUYORUM

16 yaşında bir kız ve 11 yaşında bir erkek çocuğu olan baba, özel okula gönderip özel ders aldırdığı halde matematikten kötü not alan kızı ve söylediklerini duymazdan gelen oğlu ile başı dertte. Kızının yıllardır sigara ve içki içtiğini ise attığı şişe ve izmaritlerin apartmanın borusunu tıkaması sonucu öğreniyor. Uyardığı kızı ise kendisini polise şikâyet etmekle tehdit ediyor. Baba "Artık nasıl davranacağımı bilmiyorum, bu yüzden eve geç gidiyorum ve hemen uyuyorum" diyor.

DOÇ. DR. EMEL SARI GÖKTEN PSİKİYATRİST ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ NPİSTANBUL BEYİN HASTANESİ

Çocuğunuzla güç savaşına girmeyin

çocuk sınırların belli olmadığı bir ortamda mutlu, kendine güvenen ve davranışlarının sorumluluğunu alabilen bir birey olamaz. Biraz büyüyüp ergen olduklarında, sınırlarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Çünkü artık arkadaşlarıyla vakit geçirmeye ihtiyacı vardır, eve geliş saatlerinin belki biraz daha geç bir saate alınması uygun olabilir. Bu sınırları yeniden düzenlerken ergenle konuşarak, onun da fikrini alarak, onun bir birey olduğunu kabul ettiğimizi hissettirerek belirlemeliyiz. Sorumluluklarını yerine getirdiği ölçüde özgürlüklerinin artacağı ya da devam edeceği bilincini vermeliyiz.

Ergenle ilişkiyi mümkün olduğunca bir güç savaşı haline getirmemek gereklidir. Sınırlar konusunda net olmalı, ancak bunu biz onun üzerinde hâkimiyet kurmak istediğimiz için değil, yaşamın kuralı olduğu için, davranışlarının sorumluluğunu alması ve sağlıklı bir erişkin olması için uygulamamız gerektiğini hissettirmeliyiz. Ergenin sınırlamaya uymamak için anne-babayı tehdit etmesi durumunda anne-baba soğukkanlı bir tutum sergilemeli, kaygılandığını ve korktuğunu hissettirmemeli, tehdit etmenin doğru bir iletişim şekli olmadığı vurgulanmalı, sınırların yaşamın bir gerekliliği olduğu söylenmeli, yapacağı her türlü davranışın sorumluluğunun kendisinde olduğu bilgisi verilmelidir. Ergenin tehditlerine anne-baba korku tepkisi verirse ergen bu durumu kullanmaya devam edecektir. Ergenle orta yolu bulma konusunda anlaşmakta çok zorlanan ailelerin koydukları sınırları yeniden gözden geçirmeye ve ergenin uymakta çok zorlanmayacağı seviyeye getirmeleri uygun olacaktır. Yapmamız gereken çocuklarımıza en az zarar verecek, erişkinlerin yaşamlarını en az örseleyecek çözüm yolları geliştirmeye çalışmak.



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: