E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

OĞLUNU SEVGİSİYLE YAŞATTI

OĞLUNU SEVGİSİYLE YAŞATTI

A.A

Diyaliz makinesine bağlanan ve böbrek nakliyle hayata yeniden tutunan genç, babası sayesinde yaşama tutundu.

 


Konya'da 8  yıldır diyaliz makinesine bağlanan ve böbrek nakliyle hayata yeniden tutunan  genç, zor günlerinde desteğini kendisinden hiç esirgemeyen babası sayesinde  yaşama sıkı sıkı sarıldı.

5 çocuk babası Halil Sumo (58), en  küçük çocuğu 30 yaşındaki Kazım Suma'ya yaklaşık 12 yıl önce böbrek yetmezliği  teşhisinin konulduğunu söyledi.

Bu teşhisin oğlu ve kendisi için zor günlerin başlangıcı olduğunu ifade  eden Sumo, “Benim bugüne kadar hiç düzenli bir işim olmadı. Bu yüzden de maddi  imkansızlıklar hiç peşimi bırakmadı. Ancak çocuklarımı kimseye muhtaç etmedim.  Özellikle Kazım'ı” dedi.

Oğlunu tedavi süresince hiç yalnız bırakmadığını ifade eden Sumo, şunları  kaydetti:

“Ankara'da oğlum böbreklerindeki taş nedeniyle ameliyat olmak  zorundaydı. Ancak maddi olarak buna pek gücüm yoktu. Eş dost sayesinde para  ayarlayarak oğlumla Ankara'ya götürdüm. Burada oğlum hastanede yatarken ben  sokaklarda geceleri geçirmek zorunda kaldım. Kartonların üzerinde çok uyudum. Aç,  susuz kaldım. Ancak Kazım üzülmesin diye bu durumu ona hiç yansıtmadım.  Ameliyattan bir süre sonra da ilaç tedavisi sonuç vermeyince 8 yıl önce oğlum  diyalize bağlanmak zorunda kaldı.”
        
OĞLUNU SEVGİSİYLE YAŞATTI
       
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde oğlunun haftanın 3  günü 4'er saat diyalize bağlanırken bir yandan da uygun böbreğin bulunması için  gerekli yerlere başvurduklarını dile getiren Sumo, bu süreçte oğlunun hep moral  ve motivasyonunu yüksek tutmaya çalıştığını bildirdi.

Yaşıtları gibi askere gidemediği ve evlenemediği için hayalleri yarım  kalan oğluyla güldüğünü, onunla ağladığına dile getiren Sumo, şöyle devam etti:

“Uygun böbrek bulunduğu düşüncesiyle her gelen telefonu umutla açtık.  Yaşamak isteyen oğluma üç ay önce uygun böbrek bulunduğu haberiyle hastaneye  koştuk. Ancak hevesimiz çok kısa sürdü. Çünkü bağışlanan böbrek bizimle birlikte  hastaneye çağrılan beş kişiden birine daha uygun çıktı. Ancak biz üzülmedik.  Çünkü onlarda bizim gibi acı çekiyorlardı. Kazım'ın rahatsızlığı ilerlediği için  kendi böbreğimi ona vermek istedim. Gerekli tahlilleri yaptırmaya hazırlanırken  ikinci defa 'uygun böbrek bulundu' haberiyle hastaneye gittiğimizde bu sefer  oğluma nakil yapıldı. Oğlumun tedavisini devletin sağladığı imkanlar sayesinde  yaptırabildim. Maddi olarak belki pek fazla birşey yapamadım ancak devletin  desteği, benim de sevgim sayesinde oğlum kurtuldu.”