E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Soru işaretlerini çoğaltan bir hastalık

Milyonlarca çocuğa dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) teşhisinin konduğu bir çağdayız ve bu sorunun üstüne ilaçlarla çok fazla gidildiği yönünde kaygılar var.

Soru işaretlerini çoğaltan bir hastalık

Milyonlarca çocuğa dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) teşhisinin konduğu bir çağdayız ve bu sorunun üstüne ilaçlarla çok fazla gidildiği yönünde kaygılar var.

korkutanhastalikŞimdi bu da yetmezmiş gibi akıl sağlığı alanındaki bazı isimler, yeni bir rahatsızlığı belirlediklerini ileri sürüyor. Dikkat bozukluğu için tedavi gören küçüklerin saflarını fazlasıyla kalabalıklaştıracak olan bu soruna ağır bilişsel tempo deniyor ve belirleyici özelliklerinin uyuşukluk, hayallere dalma ve yavaş bir zihinsel işleyiş olduğu ifade ediliyor. Konunun daha fa z la araştırılmasını isteyen uzmanlar, ağır bilişsel temponun meşru bir bozukluk olarak tanınmaya (dolayısıyla ilaç tedavisi için aday olmaya) yaklaştığını belirtiyor. Anormal Çocuk Psikolojisi Dergisi, Ocak sayısının 136 sayfasını bu hastalığı açıklayan yazılara ayırırken, ilgili sayının ana yazısı, "bu dergide yer almakla" bozukluğun varlığına dair kuşkunun kalmadığını savunuyordu. Güney Carolina Tıp Üniversitesi'nden psikolog Russell Barkley araştırma yazıları ve derslerinde, ağır bilişsel temponun "çağın yeni dikkat bozukluğu" olduğunu iddia ediyor. California Üniversitesi'nden Keith McBurnett de, "Hayallere dalmak gibi şeylerden söz etmeye başlayınca bazıları, çocuklarının da böyle hallere çok düştüğünü ve kendi tecrübelerinden de bunu bildiklerini belirtiyorlar. Yani konudan aslında haberleri var" diyor.

ÇOCUKLARINIZDA BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Fakat gerek Dr. McBurnett gerek de başka bazı uzmanlar, bu bozukluğun değil bilimsel geçerliliği, belirtileri üstünde bile bir fikir birliği olmadığını aktarıyor. Onlara göre yeni kavramın çok daha yoğun bir bilimsel süzgeçten geçirilmesi gerekiyor; aksi halde çocuklar yersiz teşhis ve ilaç alımlarına maruz kalabilir (DEHB ile ilgili olarak bu sorunlar zaten yaşanıyor). Duke Üniversitesi'nden Dr. Allen Frances'in sözleriyle, "Yeni bir merakın evrimine şahit oluyoruz; DEHB 15 yıldır nasıl moda bir teşhis haline geldiyse, burada da bir yenisinin ba şlangıc ını görüyoruz . Milyonlarca çocuk üstünde toplu bir sağlık deneyi bu." Ağır bilişsel tempo kavramı ya da SCT 1980'lerden beri araştırılsa da, Amerikan Psikiyatri Derneği'nce kullanılan Zihinsel Bozukluk Teşhis ve İstatistik Elkitabı'nda yer almıyor. California Üniversitesi'nden Steve S. Lee, psikoloji dergisinin ağır bilişsel tempodaki ısrarından rahatsız olduğunu dile getiriyor. Ona göre küçüklerin genelgeçer davranışları için bile birçok çocuk zaten DEHB kapsamına alınıyor; ya da yetersiz uyku, farklı öğrenme bozuklukları ya da başka sorunlardan dolayı çocuklara DEHB teşhisi konuyor. DEHB teşhisi konan çocukların üçte iki kadarı her gün Adderall veya Concerta gibi ilaçları alıyor. Bu ilaçlar dürtüsellik veya dikkatsizliği çoğunlukla yatıştırsa bile uykusuzluk ve iştahsızlık; ayrıca gençler ve yetişkinlerde de taciz veya bağımlılık riski taşıyor. Dr. Lee'nin sözleriyle, "Bilim insanı olan yanım bilgiyi kovalamamız gerektiğini söylüyor ama öbür yandan da biliyoruz ki, daha konunun gerçekliği bile anlaşılmadan aileler çocuklarında böyle bir sorun olduğunu söylemeye, doktorlar da teşhis koyup ilaç yazmaya başlayacaklar. DEHB bir kamu sağlığı sorunu ve toplumsal bir mesele haline geldiği için SCT'ye ihtiyatla yaklaşmalıyız. Frene basmakta yarar var." THE NEW YORK TIMES