Senin psikolojin dev mi benim psikolojim cüce mi?

İnsan Psikolojisi ne zamana dayanır? Yüzyılları var mıdır?

Senin psikolojin dev mi benim psikolojim cüce mi?
Paylaş:

Yüzyıllardır süregelen bu derin konuda; insana özel iyi duyguların, bilinçsizce verilmeye başlandığını göreli beri ne kadar oldu? Ne kadar çok psikoloji konuşur olduk ve ilgili ilgisiz ne kadar çok herkesin psikolojiyle ilgili söyleyecekleri, söyledikleri var..

Her şeyi insan psikolojisine bağlar olduk ve ne zamandır?

Doktora gittiğinizde altında yatan bir sebep bulunamayınca "psikolojik efendim" demeleri sizi hiç kızdırmadı mı?

Bunun son yıllarda çok sakıncalarını görür olduk diye düşünenlerdenim. Kaçımız eşimizle, ailemizle, çocuğumuzla, işimizle yaşadığınız sorunları profesyonel bir yardım alarak çözmeye çalıştık?
Ama arkadaşımızla yaptığımız bir çay sohbetinde "artık ben bu adama-kadına-patronuma katlanamıyorum, kaprisleri beni boğuyor" dediğinizde kaçınızın arkadaşı size "bırak rahatla" deyip de kaçımız bu denileni yapıp, yolları ayırıp sonucunda mutsuz olduk...

“Psikolojik efendim.”

Sahi ilişki iki kişilik değil miydi? İki kişilik yaşanmaz mıydı?

Üçüncü kişi eğer bir profesyonel değilse bizimle paylaştıkları sadece kendi hayat tecrübeleri olmayacak mıydı?

Evet, "KENDİ HAYAT TECRÜBELERİ AMA BİZİMKİ DEĞİL"
Sürekli; kişisel gelişim, ilişkinizi güçlendirmek için 10 altın kural gibi gelişim dizileri yayınlanır durur her yerde.
Biz de alır onu kendimize uygulamaya çalışırız doğru mu?
Ama sosyal çevremiz nedir, aile çevremiz buna uyumlu muydu sormayız. Bu güdülemelerle "içindeki devi uyandır" adına etrafımızda ya çok sinirli saldırgan insanlar haline geliriz ya da çok güvensiz sürekli her şeye itiraz eden kişiler..
Oysa ben X kadın karakteri olarak sen y erkek karakteri olarak; ayrı birer değer ve ayrı ihtiyaç sıralamalarına göre donanmış öncelikle bireyler değil miyiz?


Senin psikolojin dev mi?
Benim psikolojim cüce mi?
Senin depresyonun var galiba.
Gözlerin de pekiyi bakmıyor, mutsuz musun?

Eğer kendinizi bezmiş, kırgın, yılgın hissediyorsanız kendinizi aşmayı hedeflemediğinizi düşünmelisiniz. Aldatıldığınızı düşünüyorsanız kendi güvensizliğinizi veya güven sorunlarınızı tartışmalısınız.
Size ifade edilen olumsuzluklarınızı süzgeçten geçirmeden kabul ederseniz farkındalığı yakalar ve değişime açık olduğunuzu gösterirsiniz ve o zaman değişirsiniz en azından değişmeye başlarsınız..
Sahip olduğunuz değerlerle var olun, başkalarının değerleriyle değil. Başkalarının değerlerine el de uzatmayın dil de..
Kendiniz olun ve başkalarının bıraktıklarından devam etmeyin siz "TREND SETTER" olun. Başlatın. İyiliği..
Bu sizin başkalarıyla yarışmanızı, başkalarına öfke duymanızı, başkalarına karşı saldırganlaşmanızı ve etrafınızdaki insanların sizden uzaklaşmasını engelleyecektir. Sizi siz yapacaktır ve sizi siz yapan değerleri ortaya çıkaracaktır.
En önemlisi de benlik algımızda ;kendini benliğinde değerli hissedersin, benliğinde yeterli hissedersin, benliğinde algılarsın, iyiyi benliğinde yakalarsın ancak, benliğini değiştiremezsen bunların hiçbiri olamazsın, birey olamazsın iyi olamazsın..
Ve gerekirse profesyonel yardım almaktan çekinmeyin..
Hepsi bu; bir cam, bir ateş bir toprak hikâyesi; baştan çıkarıcı, var edici, öncesini bilmiyoruz sonrasını da...



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: