Para, para, para!

Clinton nostaljisinin yerini Clinton nevraljisi aldı. Amerika'nın sinir bozucu ailesi niçin somutken değil de hep soyutken daha iyi görünüyor?

Para, para, para!

Clinton nostaljisinin yerini Clinton nevraljisi aldı. Amerika'nın sinir bozucu ailesi niçin somutken değil de hep soyutken daha iyi görünüyor?

paraOnlar dünyayı bir kere daha yönetmeye yaklaştıkça önceleri canımızı sıkan şeyler tekrar aklımıza geliyor. Clintonların sürekli bir şeyler istemeleri, verdikleri kamu hizmetleri için insanların kendilerine maddi olarak borçlu olduklarını düşünmeleri, herkesin parasında hakları olduğunu düşünmeleri yok mu? Lincoln Yatak Odası'na yine "Kiralık" ilanı mı koyacağız? Amerikalılar siyasette para için endişeleniyorlarsa Clintonlardan daha büyük dertleri olamaz. Bu Clintonların çizgi film karakteri Wile E. Coyote gibi bir sıkıntısı var; bir şeyler sürekli olarak patlıyor. Aile 2016'ya kilitlenerek vakur bir hayırseverlik bulutuna çıkmış, her şeyin üstünde süzülürken, etrafta yaşanan küçük infilaklar bize onların sorunlu ilişki ve ahlak değerlerini hatırlattı. Örneğin Anthony Weiner ve Huma Abedin çevresinde dönen acayip olaylar. Tabii Clintonların en üretken kaynak toplayıcısı Terry McAuliffe'le Hillary'nin kardeşi Tony Rodham'ın GreenTech Automotive girişimiyle olan şüpheli ilişkileri de var; federal soruşturma geçiren girişim, McAuliffe'in valiliğe aday olduğu Virginia'da deprem yaratıyor. Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in 90'ıncı doğum günü kutlamalarında konuşmak için Bill Clinton'un 500 bin doları cebe atmayı tasarladığını öğrenince Birçok İsraillinin midesi bulandı. Sanırım Peres'le iyi arkadaş olmak ve ona Nobel Barış Ödülü'nü kazandıran uzlaşmanın arabulucusu olman Bill için yeterince kutlamaya değer değildi. Yahudi Ulusal Fonu İsrail şubesi, Clinton V akfı'na y arım m ilyon dolar bağışlamayı kabul etmişti. Fonun geri adım atmasından önce Haaretz gazetesi, bunların "bağışçı paralarıyla ağaç dikmeleri gerekmiyor mu? Galiba para cidden ağaçta yetişiyor" diye eleştirmişti. Ira Magaziner adıyla yine karşılaşacağımı tahmin etmezdim. Fakat Hillary'ye kendi sağlık sigortası programını sabote ettiren adam geri döndü. The New York Times'taki yeni bir yazıda Nicholas Confessore ve Amy Chozick, adı Bill, Hillary & Chelsea Clinton Vakfı olarak değiştirilen kurum hakkında nefis bir tarihçe hazırlamış ve orada Clinton bendeleriyle vakfın mimarları Magaziner ve Doug Band (Başkan Clinton'un eski danışmanı) arasındaki mali ilişki ve gerilimleri aydınlatmışlar. Jimmy Carter Vakfı'nda bir sorun olduğunu işitmeyiz hiç; Carter dünyayı sessizce dolaşarak gine kurdu hastalığını yok eder. Fakat Magaziner, Donald Duck âleminin beceriksiz mucidi Gyro Gearloose gibi bir karakter olmayı sürdürüyor. Confessore ve Chozick, "Magaziner bir iklim değişikliği önerisi için diye çalışanlarından bir ekibi aylarca dünyayı dolaştırdı ancak öneri oluşturamadılar" diye yazdı. Clinton'a verilen her doların dünyayı iyileştireceğine inanmamızı istiyorlar. Peki, iyileştiriyor mu? Clintonistan, kişisel zenginleşme ve siyasi yükselmenin kusursuzca harmanlandığı, kulak tırmalayacak kadar tanıdık isimlerin keselerini doldurduğu bir âlem. Nitekim Confessore ve Chozick, "Vakf ı potansiyel anlaşmazlıklardan soyutlama çabaları, Clintonların hayır işlerini Bill Clinton'un para kazanma girişimlerinden ve Hillary Clinton'un siyasi geleceğinden ayırmanın ne kadar zor olduğunu göstermiştir" diye yazıyor. En berbat ihtilaflar ağıysa Doug Band'ın kurduğu ve kurumsal danışmanlık, halkla ilişkiler ve ticari bankacılığı şüpheli bir şekilde birleştiren Teneo firmasıydı. Bill'in manevi oğlu Band, Hillary'nin manevi kızı Huma'yı maaşa bağlamıştı. Büyük B aba B ill b ile danışman olarak ödeme alıyordu. The New York Times'ın bildirdiği gibi, avans esasıyla çalışan, aylık 250 bin doları bulan ücretler alan ve Clinton Vakfı'nın bağışçılarından müşteri bulan Teneo, başkalarını da bağışçı olmaya özendiriyordu. Fakat müşterilerden biri olan uluslararası aracılık firması MF Global'ın batarak kötü reklam olmasından dolayı ağızları yanan Clintonlar, Teneo'yla aralarına mesafe koymak zorunda kaldı. George Packer'ın The New Yorker dergisinde yazdığı gibi Bill Clinton, Lagos'taki bir şirket için yaptığı 700 bin dolarlık konuşma dâhil, geçen yılki konuşmalarından 17 milyon dolar kazandı. Hillary de konuşma başına 200 bin dolar alıyor. Eski başkanlardan Harry Truman hatıralarını yazmadan önce ordudan aldığı 112.56 dolarlık emekli aylığıyla geçiniyordu. "Ne kadar saygın olursa olsun, başkanlık makamının itibar ve şerefini ticaret konusu yapan bir sözleşmeye imza atamam" demişti Truman. Tuhaflığa bakın, diye gözlemliyor Packer, "Amerikan hayatının zirvesi ne kadar cici, kim olduğunuzun ve kimi tanıdığınızın sosyal sermayesiyle akıl almaz paralar kazanabileceğiniz ne kadar kârlı bir yer oldu". Clintonlar yararlı işler yapmak, ama aynı zamanda dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, zenginlerden de para sızdırmak, siyaseti, hayır işlerini ve kendilerini ayırmadan hepsi için birden doymak bilmez bir şekilde nakit toplamak istiyorlar. THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Hayatın deneyleri ve darbeleri bazılarımızı olgunlaştırır, bazılarımızı imha eder. Herkes iki yoldan birini seçmek zorundadır. Ya olgunlaşacağız ya da
  • Günümüz şartlarında aldatmanın tanımı biraz karıştı. Facebook, internet, sosyal ortamlar ve iş ortamları...
  • Güneşli hava mutlu ediyor. Değişen hava koşulları psikolojimizi etkiliyor. Termometre değerleri psikolojimizi nasıl etkiliyor?
  • Sorumluluk sahibi herkes eko anksiyete yaşayabilir… İşte eko anksiyete belirtileri…
  • Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, çiftlere yapılan bebek ile ilgili baskıların olumsuz yanıtla sonuçlandığını söylüyor.
  • Bu ilişki bitti! Her ne sebeple olursa olsun eski sevgiliniz sizinle romantik bir ilişkiye devam etmek istemiyor. Bunu anlayıp kabul ettikten sonra iy
  • Randevu Al