Onları ne olur salmayın

10 ay önce eşinin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan İzmirli S., karısını döven, şiddet uygulayan kocaların hapis cezası yerine adli kontrol uygulanmasını öngören üçüncü yargı paketine şu sözlerle isyan etti:

Onları ne olur salmayın

10 ay önce eşinin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan İzmirli S., karısını döven, şiddet uygulayan kocaların hapis cezası yerine adli kontrol uygulanmasını öngören üçüncü yargı paketine şu sözlerle isyan etti:

“Bu karara karşıyım. Kadına şiddet uygulayan kocalar bu kararın dışında tutulsun. Onları salmasınlar.” onlari_salmayinİzmirli S., koca şiddeti yaşayan binlerce kadından biri... S., 5 yıl evli kaldığı eşiyle şiddetli geçimsizlik nedeniyle 2008’de ayrılmaya karar verdi. 2009’da da resmen boşandı. Genç kadın, velayetini aldığı 7 yaşındaki kızıyla birlikte yaşamaya başladı. Boşanan çift 10 Mart 2012’de kızlarının okul müsameresine birlikte katıldı. Dönüşte eski kocası, S.’nin evine gidip, hafta sonu kendisinde kalacak kızının akülü arabasını almak istedi. S.’nin Bayraklı’daki evine birlikte giden çift, bir süre sonra tartışmaya başladı. Eski kocası, S. ile yeniden barışmak istiyordu. Büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Sinirlerine hakim olamayan eski koca, cebinden çıkardığı çakıyla genç kadını vücudunun 7 yerinden yaraladı. Gözü dönmüş adamın elindeki çakının kırılması üzerine bıçak almak için mutfağa gitmesini fırsat bilen S., komşusunun evine kaçtı. Peşinden giden adam, eski eşinin balkona çıkıp yardım için bağırması üzerine olay yerinden kaçtı. ‘ONLARI DIŞINDA TUTUN’ S., iki gün yoğun bakımda kaldı. Polisin takip ettiği gözü dönmüş koca ise yakalandıktan sonra cezaevine gönderildi. Olayın üzerinden henüz bir yıl geçmedi. Önümüzdeki hafta ilk duruşma yapılacak. Ancak bu geçen zaman içinde ne kızı, ne de S. üzerlerindeki korkuyu, psikolojik baskıyı bir türlü atamadı. Henüz ilk duruşma bile görülmeden Cumhurbaşkanı’nın onayladığı üçüncü yargı paketi, şiddet gören binlerce kadın gibi onun da korkusu oldu. 2 milyon dosyayı etkilemesi beklenen pakete göre karısını döven kocaya da, hapis cezası yerine adli kontrol uygulaması verilebilecek. Bu haberi duyduğunda kulaklarına inanamadığını söyleyen S., “Bu karara karşıyım. Kadına şiddet uygulayan kocalar bunun dışında tutulsun. Onları salmasınlar” dedi. Eski eşinin henüz ceza almadığını, ilk duruşmanın önümüzdeki hafta yapılacağını anlatan S., duygularını şöyle anlattı: “Şu an cezaevinde olmasına rağmen, onunkine benzer bir araba gördüğümüzde bile kızımla korkuyor, ne yapacağımızı bilemiyoruz. Hala kabuslar görüyorum. Dışarıda olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Duruşmaya bir hafta varken bile stres yaşıyorum. Çıksa ve görsem belki bir daha zarar vermeyebilir ama ya verirse? Ya da ben onu gördüğümde ne yaparım? Kontrol edemeyebilirim belki de kendimi... Umarım salmazlar. Umarım bu hatadan dönerler. Bu karar kadınlar için çok daha korkunç ve ürkütücü” diye konuştu.

KADINA ŞİDDETE ADLİ KONTROL

Kadına yönelik şiddeti de içeren, üst sınırı 3 yıl ve daha az olan suçlarda tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebiliyordu. 3 yıllık sınır 5 yıla yükseltiliyor. Üst sınırı 5 yıl olan suçlarda, hakim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen sürelerde düzenli olarak başvurma, sürücü belgesini teslim etme, uyuşturucu ve alkol tedavisi için hastaneye yatırma, kefalet ve yurtdışına çıkış yasağı gibi hükümler uygulanabiliyor. İntihara yönlendirme, fuhuşa teşvik, görevi yaptırmama için direnme, Cumhurbaşkanı’na hakaret, basit dolandırıcılık, yaralama gibi suçlar böylece adli kontrol kapsamına alınabilecek.

“BURADA BİR HAKSIZLIK VAR”

İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş ise bu durumun kabul edilebilir olmadığını söyledi, şöyle devam etti; “Burada bir haksızlık var. Ceza alan insanları cezaevleri dolduğu için bırakıyoruz, masumiyet karinesi olan, henüz hüküm almamış insanları tutuklu yargılıyoruz. Türkiye’de gereksiz tutukluluklar var. Cezaevlerinde hükümlüden çok tutuklu sayısı mevcut. Yargılama sürecini insanlar tutuklu geçirdiği için cezaevleri cezaevi gibi işlemiyor. Kapasitenin üzerinde insan var. Cezaevlerini boşaltma yolunu bu şekilde buluyorlar. Haksız ve uzun tutuklulukların sebep olduğu bir infaz problemidir bu. Hüküm, ceza almış insanları cezaevinde tutmuyor, salıyoruz, henüz suçluluğu ispatlanmamış insanları cezaevinde tutuyoruz. Bu çelişkidir. Ve genel hukuk sisteminin içinde ele alınması gerekir. Bu kabul edilebilir değil.” HÜRRİYET - BANU ŞEN
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuğa birinci dereceden akrabası da olsa, vücuduna dokunmak isteyen birine ‘Hayır’ demesi konusunda eğitim ver
  • Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken T
  • Gençlerin aşkı popüler kültürün kurbanı oluyor. Kadına şiddet gösterecek kişi ise çocuklukta kendini belli ediyor.
  • Hayvana şiddet uygulayan bireylerin psikolojik durumunu sağlıklı olarak tanımlamak imkânsız. Uzmanlar söz konusu bu kişileri antisosyal olarak adlandı
  • Şiddet gören şiddet gösteriyor! Şiddet, öğrenilmiş bir davranış kalıbıdır. Kişilikleriyle ilgili sorunlar bulunabilir.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Çocuğa izinsiz dokunmak, sevmek suç olmalı...
  • Randevu Al