Matemli insanlar böyle rahatlasın

Mezar kazıcılar külrengi tabutun üzerine toprak attı; atılan toprak yaşlı gözlere birkaç damla daha ekledi. Tişörtlü bir genç, 27 yaşında hayata veda eden kuzeni için toprağa biraz bira akıttı.

Matemli insanlar böyle rahatlasın

Mezar kazıcılar külrengi tabutun üzerine toprak attı; atılan toprak yaşlı gözlere birkaç damla daha ekledi. Tişörtlü bir genç, 27 yaşında hayata veda eden kuzeni için toprağa biraz bira akıttı.

Ardından müzik sesi geldi. Meksika'nın en büyük kabristanlarından birinin girişinde bir saatliğine kiralanan, biri gitar biri akordeon çalan kovboy şapkalı iki arkadaş "The Wolves of the Sierra", uçmayı ümit eden bir serçeyi anlatan klasik bir şarkıyı söyleyerek onlarca matemli insanı düşüncelere ve hüzne daldırdı. Toprağa verilen Alberto Valvino Blancarte Colunga'nın kuzeni 33 yaşındaki Jesús Rojas, "Bugün üzgünüz ama yarın mutlu olacağız. Bu yüzden burada müzik var, üstesinden gelebilmemiz için" diyor. matemliinsanKiralanan müzisyenler tıpkı tekila ve aile gibi Meksika'da hayatın bir parçası. Nitekim bu üçü sıklıkla bir aradadır ancak cenazede melodilerin oynadığı rol daha bir özel. Meksika devriminden bu yana, "Corridos" denilen şarkılar savaşta öldürülen askerler için sözlü ölüm ilanları haline gelince, müzik de ölümü kutlamak ve yaslı cenaze sahiplerine daha neşeli hatıralar hatırlatmak için kullanılıyor. Özellikle Iztapalapa'da, başkentin diğer beldelerinden daha fazla cinayet vakasına sahip bir milyon nüfuslu bu kentte, The Wolves güvenilir bir yoldaş halini alıyor. Kabristanlarla dolu yamaçta 113 hektarlık bir alanı kaplayan Panteón Civil de San Nicolás Tolentino kabristanında, kiralanmadıkları gün pek olmuyor. Bir omzundan elektrogitar, diğer omzundan küçük bir hoparlör sarkan 55 yaşındaki Lázaro Martínez, "Bu iş her zaman kalıcı. Burada bir şarkıya ihtiyacı olan insanlar her daim vardır."diyor. 56 yaşındaki arkadaşı Edmundo Taurino Juárez Pérez, Mexico City'ye yıldız olma ve sabit bir gelir kazanma umuduyla yıllar önce geldi. 11 yıldır ölüler arasında çalıp söylüyor. Trafiğin, araba kornalarının ve egzozların şehrinde San Nicolás kabristanı kuşların sesinin işitilebildiği ve bir parça huzurun bulunabileceği bir yer. Juárez'in dediği gibi, "Burası huzur dolu." Juárez ve Martínez, kabristanın köşesinde çalıp söyledikten sonra yola doğru yürüdüler. Akrabalarını ziyaret etmek için mezarlığa gelen bir aile için sadece 10 şarkı (her biri 50 pesodan, toplamda 38 dolar) çalmışlardı. Dediklerine göre müzik, geçmiş dönemlerle ve göçüp giden sevdikleriyle yeniden irtibat kurabilmenin bir yolu idi. 64 yaşındaki Elena Contreras Moreno, "Artık hiçbiri burada değil, ama burada iken müziği seviyorlardı ve bu bir şekilde onları hatırlamanın bir yolu" diyor. Iztapalapa gayretli ancak fakir bir kent. Çoğu insan çevrenin imajı sayesinde korunmuş olmalarına karşın, uyuşturucu ticaretinin ve şiddetin kötüye gittiğini söylüyor. Geçen sene hükümetin istatistiklerine göre Iztapalapa'da 149 kişi öldürüldü, bu rakam Mexico City'de tespit edilen cinayetlerin yüzde 20'si. Martínez, iki yıl önce arkadaşıyla grup oluşturduğunu çünkü cenazelerde çalmanın kabristanın dışında çalışmaktan daha az tehlikeli olduğunu söylüyor. Fakat iş zor olabiliyor. Juárez, "Bilhassa ilk başladığım zamanlar zordu. Hep ağlayan insanlar için çalıyoruz. Onlar ne hissediyorsa biz de onu hissediyoruz" diyor. THE NEW YORK TIMES