Lobotomi eskiden ağrıyı gidermek için kullanılırdı

Lobotomileri (beynin uyarıcı bölgelerinin alınması işlemi) filmlerden hatırlarız: Akıl hastalarını kontrol etmek için olur olmadık yerde başvurulan korkunç ameliyatlardır.

Lobotomi eskiden ağrıyı gidermek için kullanılırdı

Lobotomileri (beynin uyarıcı bölgelerinin alınması işlemi) filmlerden hatırlarız: Akıl hastalarını kontrol etmek için olur olmadık yerde başvurulan korkunç ameliyatlardır.

lobotomiAncak 1950'lerde, cerrahlar lobotomiyi kanser gibi hastalıklardan kaynaklanan şiddetli ağrı ları dindirmek için de kullandı. Şimdi ise Yale Üniversitesi'nden bir araştırmacı, vakti zamanında kansere bağlı ağrılarını geçirmek için lobotomi geçirdiği anlaşılan ünlü bir hastaya dair şaşırtıcı kanıtlar ortaya çıkardı: Evita olarak tanınan, Arjantin'in First Lady'si Eva Perón. Lobotominin yanı sıra ağrı kontrolünün de tarihine ışık tutan bu hüzünlü hikâye, son derece ilginç. Perón'un hastalığı, ilk başlarda kendisinden gizlendi. Doktorları Ağustos 1951'de ileri derece rahim ağzı kanseri teşhisi koydu ancak o zamanlar yaygın olduğu üzere, hastaya idrar yollarında bir sorun olduğu söylendi. Biyografi yazarları Nicholas Fraser ve Marysa Navarro'ya göre, hastalık o kadar büyük bir ciddiyetle gizleniyordu ki, Amerikalı doktor George Pack'ın gerçekleştirdiği kanser ameliyatından ne Perón'un ne de halkın haberi olmuştu. Pack ameliyat odasına Perón narkozla bayıltıldıktan sonra girdi. Ameliyat, radyasyon tedavisi ve kemoterapiye rağmen, durumu git gide kötüye giden Perón, Temmuz 1952'de, 33 yaşında hayata veda etti. Rahim ağzı kanserinden öldüğü o zaman açıklandı ancak tedavisiyle ilgili detaylar gizli kaldı. Bir zamanlar lobotomi, psikolojik hastalıkları gidermek için büyük bir ilerleme olarak görülüyordu. İşlemi 1930'larda geliştiren Portekizli nörolog Egaz Moniz'e 1949 yılında Nobel Top Ödülü verildi. Cerrahlar çeşitli lobotomi türleri uyguluyordu ancak çoğu, şizofreni ve depresyon sonucu hasar gördüğü sanılan bağlantıları koparmak amacıyla, beynin ön loblarıyla diğer bölümleri arasındaki sinirleri kesmeyi içeriyordu. Akıl hastalıkları için yapılan lobotomiler 1960'larda şizofreni ilaçlarının geliştirilmesi, işlemin kötüye kullanılması ve ameliyat sonucu hastada oluşan kafa karışıklığı hissinin doktorları git gide daha fazla rahatsız etmesi nedeniyle gözden düştü. Ancak ameliyatı ilk uygulayan doktorlar, başka bir potansiyelin daha farkına vardı: Lobotomi şiddetli ve mükerrer ağrıları azaltıyordu. New Yorklu beyin cerrahı Doktor Sidney W. Gross, 1953'te lobotominin hastanın duygusal ağrıya verdiği duygusal tepkileri körelterek ağrıyı azaltan "değerli ve insancıl" bir prosedür olduğunu yazdı. Lobotomiyi savunanlar, operasyonun hastalarda "çocukça davranışlara, sersemlemeye, hissizleşmeye ve duygusal deneyimler için kapasitelerinin azalmasına" yol açtığını kabul ediyordu. Ama bu halin kronik ağrıdan iyi olduğuna inanıyorlardı. Johns Hopkins Tıp Okulu'ndan Macaristan doğumlu nörolog George Udvarhelyi, 2005'te çarpıcı bir iddia ortaya attı. 1950'lerde Perón'un tedavisine katkıda bulunduğunu söyleyen Udvarhelyi, hastaya ölümünden birkaç ay önce dinmek bilmeyen kanser ağrılarına çare olarak lobotomi uygulandığını iddia etti. Yale'de görev yapan Arjantinli beyin cerrahı Daniel E. Nijensohn'ın, iddiaları araştırmasıyla, kanıtlar birbiri ardına ortaya çıkmaya başladı. Nijensohn, Udvarhelyi'nin ve Perón'un ağrılarını dindirmek için ameliyat olduğunu söyleyen akranlarının anlattıklarını doğruladı. Nijensohn lobotominin 1952 yılının Mayıs ya da Haziran ayında gerçekleştirildiğini söylüyor. Nijensohn'a göre Perón'un kafatası röntgenlerinde, lobotominin sıklıkla uygulandığı bölgelerde delikler görülüyor. Şayet doğruysa, Nijensohn'un hikâyesindeki ironilerden biri, Perón'un ağrıları dindirmek için başka bir yöntemin halihazırda mevcut olması: afyon bazlı ağrıkesicilerin konsantre kullanımı. Ancak dönemin doktorları tedavi ettikleri kanser hastalarının bu ilaçlara bağımlı olmasından o kadar korkuyordu ki lobotomiyi daha makul bir alternatif olarak gördüler. THE NEW YORK TIMES