Kaybolan lezzetler ve yabancılar

Terör. İşsizlik. Kültür yozlaşması. Bugünlerde yabancıların günah keçisi yapılmasına neden olan sorunlarda hiçbir eksiklik yok.

Kaybolan lezzetler ve yabancılar

Terör. İşsizlik. Kültür yozlaşması. Bugünlerde yabancıların günah keçisi yapılmasına neden olan sorunlarda hiçbir eksiklik yok.

kaybolanlezzetlerÜstelik buna şimdi bir de kaybolan mantarlar eklendi. Fransızların mantarları ciddiye aldıklarını tahmin edersiniz. O kadar ki, ormanda mantar topladıkları gizli yerleri bazen aile üyelerinden bile saklarlar. Dolayısıyla bu yıl olanlara verdikleri tepkiyi siz düşünün. Güney Fransa'da bir mantar şirketi olan Guy Sant, The New York Times'a, işçilerinin her sonbahar 54 ton kadar yaban mantarı topladığını açıklıyordu. Fakat bu yılki hasat 14 tonda kalmış. "İşyerimi kapatmak zorunda kalabilirim" diyordu Sant. Sant da, başkaları da mantarların yok olmasında yabancıların parmağı olduğunu; Bulgar, Romen ve Romanların kamyonlar dolusu mantar toplayıp satmak üzere İspanya'ya götürdüklerini söylüyor. Fransız orman işlerinden Jean Louis Traversier, "Avrupa'da sınırlar açıldığından beri gelişen bir olgu bu" diyor. Mülk sahiplerinden bir grubun başkanı olan Jean Carle da, The New York Times'a, mantarları yüklenip giden "işgalcilerden" ve "organize çetelerden" söz ediyordu. "Ormanda herkes yürüyüş yapabilir, ama bunlar aşırı miktarda topluyorlar". Kimileri yabancıların toplamasını bilmediklerini, o yüzden mantarların küstüğünü ekliyor. Fakat Hollanda, Wageningen Üniversitesi'nde mantar ekolojisi ve çeşitliliği profesörü olan Thomas Kuyper, Hollandalıların Almanya ve Polonya'dan gelen toplayıcılar için de aynı şeyi söylediklerini aktarıyor ve, "İnsanlar mantarlar için mi endişeleniyor, yabancılar için mi?" diye soruyor. ABD'de pekan cevizinin azalmasından da (yılın bu mevsiminde Güney'deki tatil sofralarında pekan cevizli turtanın önemi düşünülürse, hafife alınmayacak bir konu) yalnızca yabancılar sorumlu tutulamaz. Çünkü bu yemiş bazı yerlerde yağmurun fazlalığından, bazı yerlerde de azlığından etkileniyor. Sincaplar ve yaban domuzlarınca da yağmalanıyor. Ama tabii bir de Çinli faktörü var. Çinlilerin pekan cevizine olan merakı yeni bir gelişme. 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne katılmadan önce, Ulusal Pekan Cevizi Yetiştiricileri Konseyi başkan yardımcısı Randy Hudson'un sözleriyle, "pekan cevizinin ne olduğunu bilmiyorlardı". Şimdiyse Amerika'daki hasadın üçte biri, Çin Yeni Yılı'nda büyük rağbet gören Çin'e ihraç ediliyor. Arz yetersizliği ise fiyatları oldukça yükseltti. Çiftçilere yarayan bu gelişme fırıncıları ve şekerlemcileri olumsuz etkiledi. Manhattan'da yaşayan Texaslı Anna Butler, içi cevizli lokma biçimindeki çikolataları kastederek, "Sanki dünya artık pralin yapmamızı istemiyor" diyor. Mantar ve cevizin kokusu daha kötü olsaydı yerel gurmelerin şansı belki daha yaver gidebilirdi. Örneğin, The New York Times muhabiri Thomas Fuller'ın "dünyanın en kötü kokulu meyvesi bu olmalı" dediği durian'ı düşünün. "En nasırlı elleri bile delebilecek iri dikenli bir ragbi topunu andıran durian o kadar kötü kokuyor ki, onu uçaklara, otellere ve Güneydoğu Asya'nın çoğu şehrinde toplu taşıma araçlarına almıyorlar" diye yazıyordu Fuller. Ve "özellikle Güneydoğu Asya'yı ziyaret eden Batılılar arasında bu meyvenin kokusu ve vıcıklığını bir türlü unutamayanların durian nefretine" dikkat çekiyordu. Fakat kendisi onlardan biri değil. "Olgunlaşınca hayvan leşi gibi koktuğunu kabul ediyorum" diyordu Fuller. "Ama meyvenin sarı ve yumuşak olan etli kısmına ulaştığınızda alttan alta fındık, kayısı, karamelize muz ve yumurtalı krema tatlarını alırsınız. Ben durian'ı böyle tarif etmeye çalışıyorum. Ama kelimeler yetersiz; onun gibi bir meyve yok". THE NEW YORK TIMES
Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Narsistik kişilik, “Tanrılaştırılmış ve gerçekçi olmayan bir öz önem duygusu” olarak tanımlanıyor.
  • Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İletişim Günleri, açılış konferansıyla başladı.
  • Trafikte zaman kaybetme derdi olmadan, ofis ortamı yerine evinin konforundan çıkmadan çalışmak, yakın zamana kadar birçok kişinin hayallerini süsleyen
  • Uzmanlar, yardımsever olmanın, kişinin maddi - manevi verdiği desteğin daha iyi hissetmesini sağladığını vurguluyor.
  • Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların en üretken olduğu zamanın pazartesi günü saat 10:01 olduğu ortaya çıktı.
  • Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Anksiyeteyi anlattı. ‘Kibir, öz beğenidir. Bencil insanlar bu yüzden mutlu olamıyor. Çünkü insanın psikolojik doğası yalnız y
  • Randevu Al