E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Hangimiz BİZ olabiliyoruz!

Hangimiz BİZ olabiliyoruz!

Hangimiz BİZ olabiliyoruz!

Takip edenler bilir.

Daha çok somut veriler üzerinden, gözlemlerimi paylaşır, Yaşanan sorunlara kendimce çözümler sunar, Objektifime takılan fotoğrafı aktarmaya çalışırım bu köşeden çoğu kez...

Bu kez yalnızlığa takıldı objektifim, Kalemim yalnızlık yazdı.

Bir süredir de meşgul ediyor beni.

Galip de geldi görünen o ki, Bu yazı da galibiyetin bir sonucu olsa gerek.

Yazdırdı bana kendini…

8 milyara doğru giden dünya nüfusunda, 80 milyona yaklaşan ülkemizde yalnız kalmak! Ne acı! Güler misin ağlar mısın? Öyle ya! İletişimin her bir koldan bizi kuşattığı, Her adımda biriyle omuz temasına muhatap kaldığımız bir dönemde üstelik…

Acı ama gerçek. Her birimiz yalnız dostlar! Hisseden hissediyor ama Hissetmeyenler de yalnız…

Dikkate alın derim söylemlerimi...

Almasanız da en azından kulak verin! Derim ki! Bakmayın topluluk içinde edilen şamatalara…

Aldanmayın dost meclisi tabir edilen buluşmalarda atılan yüksek sesli naralara…

Eğlence mekânlarında yüzeysel arkadaş buluşmalarına ise hiç takılmayın…

Aile içi akşam yemeklerine kanmayın…

Ne derdiniz? Öyleyse şunu sorarım? Bu buluşmalarda kaçımız ilişkiyi en derin haliyle yaşıyoruz?

Konuşurken hangi birimiz göz göze geldiğimiz kişinin sohbetinde kayboluyoruz?

Muhabbetin tadını hangimiz yenilene, içilene tercih ediyoruz?

Temasta hangi birimiz dost sıcaklığını iliklerimize kadar hissedebiliyoruz?

Sohbetin biran önce bitmesi için hangimiz dakikaları saymıyoruz?

Genelleme yapmıyorum, Ama! Hangimiz yalnızlığı mağlup edip, BİZ olabiliyoruz?

sabanozde@gmail.com twitter/sabanozde