Hafızanızı korumayı unutmayın

Hafızanızı güçlendirmek, demans ve bunamadan korunmak için neler yapmalı?

Hafızanızı korumayı unutmayın
Paylaş:

tanridag Hafızanızı güçlendirmek, demans ve bunamadan korunmak için neler yapmalı? NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ anlatıyor… DEMANS NEDİR? Genellikle 50 yaşının üzerinde ortaya çıkan, yavaş ilerleyen; beynin bilgi, davranış ve gündelik yaşamı sürdürme konularında gösterdiği yetersizlik ve davranış değişimi. NASIL TEŞHİS EDİLİR? Kişi ve ailesinin verdiği öyküyle, nöropsikolojik testlerle, beyin haritalamasıyla, bazı kan testleriyle, MR ve SPECT gibi tetkiklerle. DEMANS VE ALZHEİMER Her demans Alzheimer değildir ama her Alzheimer hastalığı demanstır. Alzheimer hastalığı dışında demansa neden olan bir çok hastalık ve durum var. HAFIZANIZI KORUMAYI UNUTMAYIN! Çevrenizde aniden davranış bozukluğu gösteren insanlar varsa, 50'lerinde bir yakınınız aniden depresyona girmişse ve çıkamıyorsa hafife almayın. Nörologlar 2000'lerde bunamayla birlikte seyreden yeni hastalıklar tespit etti. İşte belirtileri, neticeleri ve hafızayı dik tutmanın pratik yöntemleri. Dürüstçe söylemek gerekirse neden bu dosyayı hazırlamaya başladığımı unutmuştum. Uzmana başvurduğumda ise yazmak için pek çok yeni nedenle karşılaştım. 50'sine kadar şarkı söylemeyen amcanız bülbül kesildiyse, çöp adam çizemeyen eşiniz soyut resimlere başladıysa, boş bir ümide kapılmayın! Sebebi, unutkanlık derinleştiğinde anlaşılacak, beynin ön bölgesindeki bir sorun olabilir. Oysa unutkanlığı yeterince tehlikeli bulmaz, hatta gülüp geçeriz. Ciddiye almak gerektiğindeyse hemen her şeyi Alzheimer ile açıklama eğilimindeyiz. Görüntüleme teknikleri ve genetik biliminin gelişmesi, pek çok yeni bunama hastalığıyla tanışmamıza neden oluyor. Çoğunun henüz ilacı yok. Tedavi için psikiyatrik ilaçlar kullanılıyor. Ama bunlar psikiyatrik hastalıklar değiller, sadece eşlik eden belirtileri aynı. Dolayısıyla belirtiler ortaya çıktığında bir nörologa da mutlaka görünmek gerekiyor. Tedaviye başlamanın faydasız olduğu da söylenemez. Her yeni vakada ilaç geliştirilmesi ihtimali kuvvetleniyor. Peki hangi durumlarda hastalıktan kuşkulanmaksınız? Harvard'dan psikolog Dr. Aaron Philip Nelson'a göre bedenin tümü gibi beyin de yaşlanmayla aşmayıp yıpranıyor. Anahtarları yanlış yere koymak, bir tanıdığın ismini unutmak genellikle dikkat boşluklarından kaynaklanıyor. "Bunlar Alzheimer veya diğer bunama hastalıklarının erken belirtileri değil" diyor Nelson. "Bellek işlevinde anormal değişiklikler depresyon, uyku bozukluğu, beslenme yetersizliği ve hormonal değişiklikler gibi durumlardan kaynaklanabilir. Hafıza için daha endişe verici örneklerse şunlar: Aileden biri ya da yakın bir arkadaşın ismini hatırlamakta zorlanmak; birkaç dakika veya saat önceki konuşmanızı unutmak; tanıdık çevrelerde kaybolmak ya da yön duygusunu kaybetmek; bir ev aletini nasıl kullandığınızı hatırlayamamak..." ARAŞTIRMALAR ARTIYOR Son yıllarda Alzheimer'a yoğunlaşan NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer'ın gölgesinde kalmış yeni bunama rahatsızlıkları hakkında "Çoğu 2000'lerin başında ortaya çıkmadı. Sadece insanlar farkında değildi" diyor. Neyse ki artık Tanrıdağ gibi çok sayıda araştırmacı bu hastalıkların peşinde, iyi ödenek ayrılıyor ve insan vücudu araştırmalarda kullanılabiliyor. Mesela ABD Michigan menşeli NeuroNexus Technologies şirketi, Parkinson hastalığı, obsesif-kompulsif bozukluk ve depresyonun bazı semptomlarını iyileştirmek için elektrik dalgaları yollayan aletler geliştiriyor. Bu cihaz, büyük beyin hasarlarının tedavisinin yolunu açan yeni buluşlardan sadece biri. Söz konusu hastalıklar ABD'ye her yıl 1 trilyon dolarlık sağlık harcamasına mal oluyor. Yaşlanan nüfus göz önüne alındığında tüm dünyada maliyetin hızla artması bekleniyor. Türkiye açısındansa bu tür rakamlar veren kapsamlı araştırmalar bulunmuyor. Yeni tedaviler yalnızca gerçek hastaların işine yaramıyor. Aynı araçlar genel standartlara göre düzgün çalışan bir beynin fonksiyonlarım iyileştirmek için de kullanılabilir. Kendisini biraz dalgın ya da aptal hissedenlerin IQ'sunu, hatırlama hızını ve öz güvenini bir reçete ya da neşter vasıtasıyla yükseltebilecekleri, tasarım ürünü beyinler çağına yaklaşıyor olabilir miyiz? "Muhtemelen" diyen Nelson, bilgileri uzun vadede akılda tutmanın en iyi yolunu da özetliyor: "En iyi ve tek yol bilgiyi periyodik olarak tekrar etmektir." Materyali yeniden gözden geçirmek beyni dosyalamaya sevk ediyor. Bu da bilgiyi bir elektrik aktivite modeli olarak saklayan sinir ağını güçlendiriyor. Benzer bilginin anımsatıcı gücünü (mnemonik) de kullanma olanağı sağlıyor." Her şeyi bir seferde öğrenmeye çalışmayın! İŞTE BAZI BUNAMA HASTALIKLARI Pick hastalığı: Konuşma bozukluğu ile ilerleyen Pick hastalığı bir bunama türü. Beynin farklı taraflarını tutuyor. 100 yıllık bir tarihe sahip. Alzheimer beynin arkasını tutarak, kavram bellek ve algı ile ilgili davranışlarını etkiliyor. Pick tam tersine beynin ön ve daha çok sol bölümüyle ilgili sorunlar yaratıyor ve konuşmayı etkiliyor. Parkinson bunaması: Parkinson hastalığı ile birlikte görülüyor. 10 yıl öncesine kadar parkinson hastalığının bunama yaptığı bilinmiyordu. Hareket bozukluğu hastalığı olarak kabul edildi. Ancak araştırmalar gösterdi ki orta ve ileri dönemlerinden itibaren bu tür bir bunama başlayabiliyor. Lewy Body Demans: Lewy Cisimcikli Demans olarak tanınıyor. Bu hastalık Parkinson hastalığıyla ilişkili ancak demans bulgularının daha erken çıktığı özel bir bunama türü. Bu hastalarda unutkanlık, durgunluk, yavaşlama, hayal görme, düşmeler sık görülüyor. Vaskiiler demans (damarsal bunama): Son yıllardaki araştırmalarda vasküler demans vakalannın az olmadığı ortaya çıktı, Beyinde belirli bir yaştan sonra damar tıkanıklığı ve kanama meydana gelirse ve beynin bir bölümünü kaplarsa beyin artık işlevlerini yerine getirmek için yetersiz kalıyor. Damarlar beslenemiyor ve hasta yaşıyor ama bunamaya giriyor. Frontotemporal demanslar: Son on yıl içinde gündeme gelen ve psikiyatrik hastalıklarla karıştırılan önemli bir grup bunama var. Depresyon, şizofrenik belirtiler gibi psikiyatrik bulgularla başlıyor. Ortaya çıkma zamanı, 40 - 60 yaş arası. Tüm demanslar içinde ikinci, 65 yaş öncesindeyse en sık rastlanan demans grubu. 100 binde 15 kişide görülüyor. Yüzde 40 genetik geçişli. Başlangıçta belirsiz ve yavaş ilerliyor. Frontotemporal bunamalarda çoğunlukla kişisel ve sosyal farkındalıkta erken kayıp yaşanıyor, içgörü kaybı oluyor, hasta aldırmazlık içinde oluyor ve kabalaşıyor. Dürtüsellik, yoğun duygusallık, hastalık hastalığı, takıntılar, duygusal ilgisizlik bu tabloya eşlik ediyor. HAFIZAYI GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÖNERİLER İÇSEL NEŞE VE MİZAH ANLAYIŞI Hafızanın baş düşmanı strese karşı en güçlü silahlardan biri de neşe. Hayata daha pozitif, gerilmeden bakabilmek stres seviyemizin yükselmemesi açısından önemli. 2007'de ileri yaş grubuna ilaç tedavisine ek olarak mizah terapisi uygulayan Basel Üniversitesi uzmanları da, hastaların sadece ilaç alan gruba göre hayatla daha barışık olduklarını fark ettiler. ÇEVRESEL NEŞE VE POZİTİF EMPATİ Neşeli birini görmek, hiç tanımasanız bile insanı tebessüm ettiriyor. Bu refleks beynimize "ayna nöronlar" aracılığıyla kodlanmıştır. Çevremizde sevdiğimiz, hayatla barışık ve mutlu insanlar bulundurmak beyin sağlığını pozitif etkiler. KARŞI CİNSLE VAKİT GEÇİRMEK Calgari Üniversitesi'ndeki hayvan deneyleri, erkek feromonlarının dişi deneklerin beyninde yeni nöronlar oluşmasını uyardığını gösterdi. Şu anlama geliyor: Sosyalleşirken karşı cinse yeteri kadar vakit ayırmamız, uzun dönemde hafızamıza pozitif yansıyor. DÜZENLİ FİZİKSEL EGZERSİZ Burada önemli olan bedenin dizaynını kavramak ve buna yönelik yaşamak. Yaşla birlikte esnekliğini kaybeden damarların tansiyon gibi problemlerde çatlamaya elverişli hale geldiği düşünüldüğünde, hafıza için en akılcı yol damar esnekliğini genç yaşlardan itibaren düzenli egzersizle korumak ve böylece hipokampusun bolca kanlanmasını sağlamak. Egzersizin stres hormonlarını azaltıcı etkisi de cabası. DOĞRU BESLENME Son 50 yılda özellikle gelişmiş ülkelerde yüksek enerji içeren bir beslenme modeli ortaya çıktı. Basit şeker ve yağların ana bileşenleri oluşturduğu bu Batı tipi beslenmeden dolayı, bedende kandan dokulara kan şekeri girişini engellemeye yatkın bir yapı oluşuyor. İleri yaşlarda sağlıklı bir hafıza arzu eden herkes için bu önemli bir uyarı ama stres altındaki beyin mutlu olmak için yüksek kalorili besinlere yöneliyor. Pozitif yaklaşımlar birbirini tetikliyor. Düzenli egzersiz yapan biriyse daha az stres yaşıyor, bedeni yüksek enerjili besinleri daha az arzuluyor. Shizuoka Üniversitesi'nden Dr. Keiko Unno'ya göre yüksek kalori ile beslenmek, yeşil çay özü katekin ve kahvede bulunan kafeinle baskılanabiliyor. Ama kahvenin bedene pozitif ya da negatif etkilerine dair araştırmaların oluşturduğu bulanık ortamda, yeşil çay daha akıllıca. BEYİN UYARICI TEKNOLOJİLER Düzenli beyin egzersizleriyle nöronların yaş ve strese bağlı erimesinin önüne geçilebiliyor. Çok net olmasa da, üç ay tetris oynayan kişilerin beyninin belli bölümlerinde kalınlaşma gözlendi. HABERTÜRK