EVLİLİĞİN 33 ÇEŞİDİ VAR

EVLİLİĞİN 33 ÇEŞİDİ VAR
Paylaş:

A.A

Atatürk Üniversitesi (AÜ) Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü  Öğretim Üyesi Dr. Lütfi Sezen'in AÜ Türkiyat Araştırmaları Dergisi'nde yayımlanan  çalışması evlilik kavramına ayrılmış.

Evliliğin, insan hayatının “geçiş dönemleri” olarak bilinen, doğumla  başlayıp ölüme kadar devam eden sürecin en önemlilerinden biri olarak tanımlanan  çalışmada, çocukluk ve gençlik dönemi bitince; evlilik hazırlıklarının başladığı  hatırlatılıyor.

İŞTE EVLİLİĞİN 33 ÇEŞİDİ
                 
1- GÖRÜCÜ USULÜ İLE EVLENME: Gelenekselliğin ağır bastığı yörelerde  görülen bir evlenme biçimidir. Bu evlenme biçiminde kız seçme girişimi, doğrudan  doğruya evlenecek gencin annesi,babası veya diğer yakınları tarafından  başlatılmaktadır. Gencin kızı beğenmesi yeterli değildir. Diğer aile bireylerinin  de onayını alması gerekmektedir.

İlk önemli değerlendirme kızın güzelliği, asaleti, huyu, mahareti ve  iffeti konusunda olur. Akrabalık kurmada ailenin ekonomik durumu da gözden uzak  tutulmaz. Kız alıp vermenin birbirine denk aileler arasında olması yeğlenir.  Anadolu'da “Davul dengi dengine” sözü bunun için söylenmiştir.
        
2- KIZ KAÇIRMA: Ailelerin evliliğe kesin karşı çıkması durumunda kız  kaçırma olayı gündeme gelir. Bu durum, sosyo-ekonomik ve diğer sebeplerle en çok  kız tarafının engellemesi ile ortaya çıkar. Bu engeller arasında kız tarafının  başlık parası istemesi önemli bir yer tutmaktadır. Delikanlı kızla anlaşarak kızı  kaçırır.

Kız kaçırmanın diğer bir şekli de kızın rızası olmadan, zorla  kaçırılmasıdır. Bu durumda delikanlı, arkadaşlarından veya yakınlarından yardım  almakta, bu da aileler arası sürtüşme ve kavgalara sebep olmaktadır.
        
3- BAŞLIK PARASI KARŞILIĞINDA EVLENME: Başlık, Anadolu'nun birçok yerinde  ,evlenecek gencin kız tarafına ödediği paraya denir. Bu ödeme nakit para yanında;  altın, ev, bahçe, tarla veya canlı hayvan (at, koyun, sığır vb.) olarak da  gerçekleştirilmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi'nde başlığa; “bedel”, “ağırlık”,  “ana hakkı” gibi isimler de verilmektedir.

4- OTURAK ALMA EVLİLİK: “Erkeğin kızı zorla kaçırması yanında, kızın  bohçasını alarak oğlan evine gidip oturması durumu vardır ki buna bazı yörelerde,  “oturak alma” denilmektedir. Kütahya, Sivas, Kastamonu illerinde bu evlilik  biçimlerine rastlanmaktadır.

5- BAŞ ÖRTÜSÜ KAÇIRMA YOLUYLA EVLİLİK: Hakkari, Van, Ağrı ve Erzurum'un  bazı ilçelerinde rastlanan bu evliliğin gerçekleştirilmesinde; kıza ait bir  eşyanın kaçırılması, kızı kaçırmakla eş tutulmaktadır. Yerel adı “dezmal  kaçırması” olan bu adete göre; çeşmede, evde veya yoldayken, bir kızın baş  örtüsü delikanlı tarafından zorla kaçırılırsa, baş örtüsü kaçırılan kızın iffeti  (kızlığı) bozulmuş sayılır. Oğlanın ailesi, kız tarafıyla anlaşmak zorundadır.  Aksi taktirde silahlı çatışmalar ve kan dökülmeleri kaçınılmaz olur.
        
6- BEŞİK KERTME: Ülkemizde rastlanan evlenme biçimlerinden birisi de  “beşik kertme”dir. Dede Korkut Kitabı'nda adı geçen bu evlenme biçiminin çok  eski bir geçmişi olduğu anlaşılmaktadır. Birbirini çok seven eş-dost, komşu veya  yakınlar, çocukları henüz beşikte iken, beşiklerine birer kertme (işaret) vurarak  kız ve oğlanın haberi olmadan nişanı gerçekleştirirler.
      
7- TAYGELDİ: Dul bir kadının, eski kocasından olan çocuklarını da alarak  dul bir erkekle, ya da dul bir erkeğin eski karısından olan çocuklarını alarak  dul bir kadınla yaşamasından doğan evliliğe denir. Kadın veya kocanın yanında  getirdikleri çocuklar, “taygeldi” olarak adlandırılırlar.
        
8- KUMA: Cumhuriyetten önce, karısı kısır olan veya erkek çocuk  doğuramayan erkek, yeniden evlenirdi. Günümüzde büyük kentlerde giderek kaybolan  bu adet, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin kırsal kesimlerinde hala devam  etmektedir. Bu gibi evlenmelerde ilk kadın, sonradan gelenin yanında ikinci plana  düşer.
        
9- BERDEL (BEDEL): Doğu ve Güneydoğu Anadolu;da uygulanan bir evlenme  biçimidir. Başlık sorunu ve yükümlülüğünü ortadan kaldıran bu tür evlilik; hem  kızı hem de oğlu bulunan iki ailenin, karşılıklı olarak hem kızlarını hem de  oğullarını birlikte evlendirmeleri suretiyle gerçekleştirilmektedir.

10- KEPİR (YABAN DEĞİŞİMİ): Zor kullanılarak gerçekleştirilen bir evlilik  biçimidir. Evlenmek isteyen fakat başlık parası ve düğün masraflarını  karşılayacak durumu olmayan ya da ailelerin çıkardıkları zorluklardan çekinen  bekar iki arkadaş, kız kardeşlerini kendi aralarında değiştirmeye karar verirler.  Ailelerine sezdirmeden, kız kardeşlerini yanlarına alarak (özellikle bir akşam  vakti) ıssız bir yere götürürler. Karşılıklı birbirlerine teslim ettikleri  kızlara zorla sahip olurlar. Böylece bir değiş tokuş evliliği gerçekleşmiş olur.  Yanlarına karılarını alarak obalarına (köylerine) dönerler. Bu durumda, evden bir  kız gitmiş, yerine bir gelin gelmiştir. Fakat kız kardeşinin namusunu kendi  eliyle teslim eden, onun iğfal edilmesine göz yuman oğulları ile her aile bir  süre küskün kalır. Bu tarz evlenme biçimine Hakkâri ve çevresinde  rastlanılmaktadır.
        
11- ÖLEN KARDEŞİN KARISIYLA EVLENME: Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da  rastlanan bir evliliktir. Törelerden kaynaklanan bu evlilik biçimi, “Namusu  başkalarına kaptırmamak” gibi bir anlayışla gerçekleştirilmektedir. Ölen  kardeşin karısı, bekar olan erkek kardeşle evlendirilir veya evli olan erkek  kardeşin ikinci eşi olması yoluna gidilir. Erkek kardeşin olmaması durumunda ise,  yeğenler veya yakın akrabalardan birisi tercih edilir. Mirasın bölünmesi, öksüz  kalan çocukların geleceğinden duyulan endişeler de bu tarz evliliklere neden  olmaktadır.
        
12- BALDIZLA EVLİLİK: Eşinin ölümünden sonra dul kalan kocanın, baldızı  (eşinin kız kardeşi) ile evlenmesidir. Öksüz kalan çocuklara “üvey anne” olarak  seçilen teyzenin daha hoşgörülü davranabileceği düşüncesi, bu evlenme biçiminin  tercih edilmesinde etkili olmaktadır. Türkiye'de karşılaşılan evliliklerden biri  olan bu tür, Batı Avustralya'da yaşayan bazı toplumlarda yaygın olarak  görülmektedir. Bu evliliğin başka bir biçimine “sorarat evlilik”  denilmektedir.

13- İÇ GÜVEYİ: Erkek çocuğu olmayan, ekonomik durumu iyi bazı aileler,  kızı dışarı verme yerine, damadı “iç güveyi” olarak eve almaktadırlar.  Özellikle tek kız çocuğu olan bazı aileler bu yola başvurmaktadır. Erkeğin  ekonomik durumunun bozuk veya işsiz kalması gibi nedenlerle de iç güveyi  evliliğinin gerçekleştiği görülmektedir.
        
14- YETİM EVLİLİĞİ: Anne ve babası ölmüş, kardeşleri olmayan bir  delikanlı veya kızın, ileride kimsesiz kalmaması için yakın akrabalarından  biriyle evlendirilmesidir. Bu evliliğin temelinde yardımseverlik ve sosyal  dayanışma arzusu yatmaktadır.
        
15- YAKIN AKRABA EVLİLİĞİ: Türkiye'de evli çiftlerin yaklaşık üçte  birinin birbirleriyle yakın akraba oldukları ifade edilmekte ve akraba olan  eşlerin yüzde 80'inin kardeş çocukları oldukları belirtilmektedir. Doğu ve  Güneydoğu Anadolu;nun kırsal kesimlerinde oldukça yaygın olan bu evlenme  biçiminin sosyo-ekonomik ve psikolojik nedenlere dayalı olarak gerçekleştiği  bilinmektedir. Mirasın bölünmemesi, yakın akraba ve kardeş çocuklarının yaşlılık  döneminde kayın valide ve kayın pedere daha iyi bakabilecekleri ümidi vb.  sebeplerle bu evlenme biçimi tercih edilmektedir.
        
16- OLDU BİTTİ EVLİLİK: Bir oldu bitti sonucu, kızın erkeği kendisiyle  evliliğe zorlamasıyla gerçekleşir. Kızın, erkeğin zayıf tarafını yakalayıp onunla  ilişkiye girmesi sonucunda gerçekleştirilmektedir. Erkeğin, kızın zayıf tarafını  yakalayıp iğfal etmesi sonucunda da bu yola başvurulmaktadır.
        
17- PARA KARŞILIĞI EVLENME: Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun kırsal  kesimindeki yoksul ve eğitimsiz çevrelerinde gerçekleştirilmektedir. İlköğretim  çağındaki çocukların okula gönderilmeyerek veya okuldan alınarak para  karşılığında evlendirilmesidir. “Çocuk” denecek yaştaki kızların yaşlı ve  özürlülere satılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Öte yandan, Batı'daki büyük  kentlere yerleşmiş, belli bir iş düzeni kurmuş, Doğu kökenli bazı zenginlerin,  zihinsel ve bedensel özürlü çocuklarını, kırsal kesimlerden para karşılığı satın  aldıkları kızlarla evlendirdikleri de görülmektedir.
        
18- KAN PARASI KARŞILIĞI EVLENME: Doğu ve Güneydoğunun kırsal  kesimlerinde, öldürülen kişinin kan bedeli olarak para, altın, ev, tarla yanında  kız verildiği de görülmektedir. Temelinde eğitimsizlik olan, ilkel bir evlenme  biçimidir. Kan davalarının devam etmemesi amacıyla yapılmış olması tek olumlu  yanıdır.
        
19- ÖÇ ALMA KARŞILIĞI EVLENME: Aralarında kan davası bulunan kimi  ailelerin, karşı tarafın onurunu incitip saygınlığını zedelemek amacı ile bu yola  başvurdukları görülmektedir. Bu evlilik, ailelerin karşılıklı olarak  birbirlerinden kız kaçırması biçiminde gerçekleşmekte, silahlı çatışmalara ve kan  davalarına neden olabilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun kırsal  kesimlerinde bu gibi eylemlere başvurulduğu görülmektedir.

20- ÇOK EŞLİ EVLİLİK: Cumhuriyetten sonra çok eşli evlilik  yasaklanmıştır. Eğitim düzeyinin yükseldiği çevrelerde bu evlenme biçimi ortadan  kalmış olmasına rağmen, eğitim düzeyi düşük kırsal kesimlerde hala devam  etmektedir. Çoğunlukla, erkek çocuk sahibi olup bulunduğu çevreye hükmetmek amacı  ön plandadır.
        
21- ANLAŞMALI EVLİLİK: Dul kalan kadın veya erkeklerin yaşlılık döneminde  gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Yaşlı erkeğin bakımı için muhtaç dul  veya evlenmemiş bir kadınla anlaşılarak dini nikah yapılır. Nikahlanan kadına  para, altın ev cinsinden ekonomik destek sağlanılır.
        
22- HİLELİ EVLİLİK: Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli olan  erkeklerin dul olanlarının, maaşlarının öldükten sonra bir yakını tarafından  alınması için başvurulan evlilik biçimidir. Kağıt üzerinde kalan bir evliliktir.  Yurt dışında çalışan bazı vatandaşlarımız da bu tarz evlilik biçimini,  bulundukları ülkeden çalışma izni alabilmek için yabancı kadınlarla evlenmek  biçiminde gerçekleştirmektedirler.

23- RASTLANTI EVLİLİĞİ:
Rastlantı sonucu, başı sonu düşünülmeden yapılan  evliliktir. Bir yolculuk sırasında karşılaşma, arkadaş, eş dost, akraba evinde  karşılaşma, telefon konuşması sırasında ortaya çıkan etkilenme üzerine bu tür  evliliğe karar verilebilmektedir.
        
24- İLAN YOLUYLA EŞ SEÇME (EVLENME): Son zamanlarda, gazete, dergi,  televizyonların teletext sayfalarına ve internete ilan vererek eş seçme yoluna  gidildiği sıkça görülmektedir. Ortak noktalarda birleşenler, ilanı gerçekleştiren  aracı kurumun desteği ile bir araya gelip konuşup anlaştıktan sonra, evlilik  kararı verir.
        
25- TERCİHLİ EVLİLİK: Bu tür evlilik, genellikle ana baba, büyük anne,  büyük baba gibi aile büyüklerinin onayı ile gerçekleştirilmektedir. Genellikle  komşu ve yakın akraba grupları arasında gerçekleşir. Görücü usulü ile evlilikten  farklı yönü, kız ve oğlanın aynı çevreden olmaları ve önceden birbirlerini  tanımalarıdır.

26- YABANCI İLE EVLİLİK: Yurt dışında görev yapan veya “işçi” olarak  çalışanların gerçekleştirdikleri bir evlenme biçimidir. Bu evlilik, yabancıdan  kız alma veya yabancıya kız verme şeklinde görülmektedir.
        
27- FARKLI MEZHEP EVLİLİĞİ: Evliliklerin gerçekleştirilmesi sırasında  karşılaşılan engellerin başında din ve mezhep farklılıkları gelmektedir. Buna  rağmen, birbirini seven bazı gençler, bu engelleri aşıp mutlu evlilikler  kurabilmektedirler.
        
28- METRES EDİNME: Büyük kentlerde yaşayan eğitimsiz zenginler arasında;  refah ve zenginlik göstergesi olarak “metres edinme” modası görülmektedir. Her  türlü bakım ve masrafı üstlenilen, başka bir evde ikame ettirilen ikinci bir  kadınla sürdürülen gayr-i meşru ilişkidir.

29- MUTA EVLİLİĞİ:
Geçici bir süre için yapılan evliliktir. Daha çok  İran'da uygulanan bu evlenme biçimi, Türkiye'de de bazı çevrelerde  görülmektedir.
        
30- DIŞ GÜVEYİ EVLİLİĞİ: Son zamanlarda, bir Japon televizyonunun  çöpçatan aracılığı ile Türkiye'ye eş seçmeye gelen Kuni Nakazon'a gösterilen  aşırı ilgi,Türk erkeklerinin “dış güveyilik” konusuna ilgi duyduklarını, hatta  istekli olduğunu ortaya çıkarmıştır.
        
31- DUL EVLİLİĞİ: Karısından boşanmış veya karısı ölmüş bir erkeğin, yine  kocasından boşanmış veya kocası ölmüş bir dul kadınla evlenmesidir. Bazen de  evlilik yaşı geçmiş olan kızın veya yaşlı bekar erkeğin, karşı cinsle evlendiği  görülür.
        
32- TANIŞIP ANLAŞARAK EVLENME: Büyük kentlerde ve eğitim düzeyinin  yükseldiği çevrelerde en yaygın olan evlenme biçimidir. Kız ve erkek belli bir  süre arkadaşlık yaparak birbirlerini iyice tanıdıktan sonra gerçekleştirdikleri  evlenme biçimidir. Kişiliğini bulmuş, ekonomik özgürlüğü olan eğitim düzeyi  yüksek gençler, bu yolla evliliği tercih etmektedirler.

33- TELEVİZYON EVLİLİĞİ : Bazı televizyon kanallarınca yürütülen reyting  amaçlı bir evlenme biçimidir. Evlenmek arzusunda olan gençler, orta yaşlılar,  hatta; gençlerin evlenmesinde söz sahibi olan kaynana adayları, ilgili kanala  davet edilerek kapalı bir mekanda, aylarla ifade edilebilecek uzun bir süre bir  arada tutulmaktadırlar.

Bu süre içerisinde birbiriyle anlaşabilenlerden, izleyicilerle yapılan  anket sonucunda en çok oy alan kız ve erkeğin evlilik masrafı karşılanmakta,  çeşitli bağışlar yapılmakta ve ekonomik destek verilmektedir.

Ayrıca, son zamanlarda evliliğe aday insanlar bazı televizyon  kanallarında görücüye çıkıp program esnasında tanışarak da evlenebiliyorlar.