Demansta Erken Tanı: Yeni Bir Koruyucu Hekimlik Alanı

1951 yılında Ankara'da doğdu. 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1984 - 86 yılları arasında ABD'de klinik araştırmacı olarak çalıştıktan sonra GATA'da Profesörlük ünvanını aldı. Nöroloji ABD'da servis şefliği görevinden emekli oldu. Halen Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi ve NPiSTANBUL Hastanesi'nde çalışmaktadır.
 
 Demans denilen ilerleyici beyin yetersizliği sadece günümüzde çok popüler olan ve dikkatlerin üzerinde yoğunlaştığı Alzheimer hastalığıyla sınırlı değildir. Alzheimer hastalığı demansa neden olan hastalıklardan sadece biridir. Ancak gerek raslanma sıklığının yüksekliği gerekse medyatik kampanya nedeniyle bu ikisi aynı şeymiş gibi değerlendirilmektedir. İkisinin arasındaki ilişki şu şekilde ifade edilebilir; her demans Alzheimer hastalığı değildir ama her Alzheimer hastalığı demanstır. Alzheimer hastalığı dışında demansa neden olan bir çok hastalık ve durum vardır. Örnek vermek gerekirse;

Uzun süreli beyin damar hastalıkları demansla sonuçlanabilir. Buna Damarsal Demans denmektedir.
Yaşam boyu bir çok geçirilen kafa travmaları demansla sonuçlanabilir. Parkinson hastalığı yıllar sonrası demansla sonuçlanabilir. Kronik psikiyatrik hastalıklar sonucu demans görülebilir. Bunlar dışında demansa benzer tablo yaratan durumlar vardır. Örneğin, depresyon, hipotiroidi, B12 vitamin eksikliği.

Bunların yanısıra demans kavramında tanı sınırlılığı yaratan önemli bir etken daha vardır. Bu da demansın sadece bellek bozukluğundan ibaretmiş gibi ve sadece bellek bozukluğuyla başlarmış gibi ele alınmasıdır. Bunlar da yanlıştır. Alzheimer hastalığı gibi bellek bozukluğuyla başlayan demanslar olduğu gibi,davranış bozukluklarıyla,beceri bozukluklarıyla, depresyonla, Parkinson hastalığı belirtileriyle, dil bozukluklarıyla başlayan demanslar da vardır. Bu konuda da şu tür pratik bir formül öne sürülebilir; her demans bellek bozukluğuyla başlamaz ama sonuç olarak her demansın içinde bellek bozukluğu vardır.

Bunları bütün olarak değerlendirdiğimizde tehlikenin sadece Alzheimer tarafından ve bellek bozukluğu tarafından değil çok yönlü olarak söz konusu olduğu anlaşılır. Bu nedenle, demansa yol açabilecek hastalıkların ve durumların erken tanısı önem kazanmaktadır. Bu konu boyutları nedeniyle aynı zamanda toplum sağlığını ve koruyucu hekimlik alanını ilgilendiren bir konudur da.

Demans ilerleyici ve bir çok alanda yitime yol açan bir konu olduğuna göre erken tanı adına söylenebilecekler nelerdir?

Demans genel olarak 50 yaşın üzerinde sık görüldüğünden erken tanı kavramı şimdilik bu yaş dikkate alınarak formüle edilmelidir. Ancak yaşanacak gelişmelerle birlikte bu yaşın daha da aşağı çekilebileceği unutulmamalıdır. Eğer bir kişi ortalama 50 yaş civarında ve daha üstünde üç alanda kendi yaşıtlarına oranla dikkati çekebilecek bozulmalar gösteriyorsa ve bu bozulmalar zaman içinde ilerleme özelliği gösteriyorsa demans erken tanısı için adaydır. Nedir bu alanlar? Bilişsel denilen beynin öğrenme,saklama ve kullanma kapasitesi;davranışsal alan denilen aile ve toplum içindeki davranışları ve gündelik yaşam alanı denilen ev içinde ve mesleki ortamlarda bağımsız yürütebildiği, kendine yetebildiği işler. Bilişsel alan için en başta bellek ve öğrenme problemleri; davranışlar için aşırı kıskançlık, alınganlık, cimrilik, depresif durum, şüphecilik; gündelik yaşam için kendi başına giyinme, yemek yeme, temizlik, hijyen gibi konularda
eğer dikkati çeken bir yetersizlik gözleniyorsa, bunlar teker teker ya da bir bütün olarak demans erken tanısı için değerlendirilmelidir.
 

Paylaş:



İlginizi Çekebilcek Diğer Yazılar
  • Alzheimer'da kesin çözüm bulundu mu?
  • Sürmenaj hastalığı Özellikle 20-40 yaş arası genç insanlarda iş verimini, hayat başarısını önemli derecede etkiler. Gazeteci Mithat Bereket'in hastalı
  • Alzheimer’dan korunmak mümkün mü? Alzheimer’dan nasıl korunuruz? Dikkat! Emekli hayatı Alzheimer’a zemin hazırlıyor… Farklı yaş gruplarında görülen
  • Hastanın bellek, dikkat ve dil gibi işlevlerinde bozulmalara yol açan Alzheimer, kişinin ilişkilerini ve iletişimini de olumsuz etkiliyor.
  • Unutma, doğal bir olay ve hayatın parçası. Öğrenme de unutma da kişiye göre değişiyor. Unutma normal hayatın bir parçası, unutkanlık ise hastalık beli
  • Beynimiz günlük hayattaki verileri sınıflandırarak kaydeder. Karşılaştığımız her şey bir veri olarak beynimizde depolanır. Tüm veriler hafızamızda bir
  • Randevu Al