Bağımlılar anlatıyor: Rahatlarım sandım

Uyuşturucuya başlayan bağımlılar hayat hikayelerini anlattı. "Uyuşturucu kullanınca rahatladım sandım"

Bağımlılar anlatıyor: Rahatlarım sandım

Uyuşturucuya başlayan bağımlılar hayat hikayelerini anlattı. "Uyuşturucu kullanınca rahatladım sandım"

Bir çoğu,  “Bir defadan bir şey olmaz” diyerek ya da bir arkadaşının “Derdini  unutacaksın. Güzel rüyalar göreceksin” sözlerine kanarak bulaşmışlardı. Ancak  güzel rüyalar için aldıkları zehir kabusa dönüştü ve onlara hayatı zehir etti.  Onlar artık eroine ulaşabilmek için her türlü suçu işleyebilecek birer bağımlı  haline gelmişlerdi.

BAĞIMLILIKTAN KURTULUN

Henüz çok gençken tanışmıştı bir çoğu eroinle. Aralarında bu illet  yüzünden eşinden boşananlar da vardı, sahip olduğu mesleğini yapamaz hale  gelenler de... Kimi “Bir defadan bir şey olmaz”, kimisi de “Derdini  unutacaksın. Güzel rüyalar göreceksin” sözlerine aldanarak denemişlerdi. Bir kez  denedikleri eroin, onlara tüm hayatlarını esaret altında ve sefalet içerisinde  geçirmeleri dışında bir şey getirmedi. Yırtık ayakkabı ve elbiseleri ile 2 gündür  hiçbir şey yememelerine rağmen ceplerindeki son paraları da eroine veren  bağımlılar, bu zehirden kurtulacakları günün umuduyla yaşıyor. Anadolu Ajansı muhabirleri, Antalya'da uyuşturucu satışı, kullanımı ve  operasyonlar ile sık sık gündeme gelen Zeytinköy bölgesinde bağımlıların  hikayelerini dinledi. Bağımlılar, eroin kullanmak için çekildikleri, gözlerden  uzak ağaçlık alanlarda AA muhabirlerine, eroinle kararan hayatlarını ve  yaşadıkları sefaleti anlattı.

"PİLLE ÇALIŞAN İNSANLARIZ BİZ”

Eşiyle yaşadığı bir tartışmanın ardından gittiği arkadaşının evinde  “rahatlayacaksın” vaadiyle ilk kez kullandığı eroin yüzünden hayatı alt üst  olan 36 yaşındaki inşaat teknikeri G.A. beyaz zehirle kararan hayatını anlattı.

UYUŞTURUCUYU BIRAKABİLİRSİNİZ

Soru: Hayatını karartan şeyler nasıl başladı? G.A: 7 yıl önceydi. Eşimle tartıştığım için psikolojim bozuktu. Bir  arkadaşımın evine gittim. O da Almanya'dan gelmişti. “Sigaranın içerisine peynir  dökeyim rahatlatır seni” dedi. 'Peynir' deyince eroin olduğunu anlamadım.  Nereden bileyim. Eroin deseydi hayatta başlamazdım. Bilmiyorduk. Soru: Peki vadedilen rahatlığı yaşadın mı? G.A: O zaman içince rahatladım sandım. Ama lanet olsun başladığım zamana  da, başlatan adama da. Bütün dünyamı, hayatımı yerle bir etti, altüst etti bütün  her şeyimi. Kanımda morfin etkisi var. Bir yandan da gözlerimde alkol etkisiyle  ölüm kalım derbisi yaşıyorum. Hangi rahatlığı verecek bu pislik insana? Bunu  içenler, pille çalışan insanlarız biz. Şarjımız bitince, yani bunun etkisi  geçince, kriz gelince hemen alacağız. Ne yapıp edip bulacağız yani çaremiz yok.  Bunun için de çekmediğimiz rezillik, sefalet kalmıyor. Soru: Bırakma uğraşın neden sonuçsuz kalıyor? G.A: Bunu bırakmak diye bir şey yok. Öyle görünüyor ama yok öyle bir şey.  Öyle bir madde yapmışlar ki bırakamıyorsun. 1-2 sene bırakıyorsunuz, temiz  kalıyorsunuz ama 3 sene sonra aklına geliyor. Adam eroin içtiği için suç işliyor  hapse giriyor. Hapisten çıkar çıkmaz koşup ailesinden önce buraya, eroin  kullanmaya geliyor. Çevresinde yakınında böyle bir şey olan uğramasın. Kullanan  ya da satan bir yakını varsa selam bile vermesin. Bu madde ölümle dansın adıdır.  Bir defadan bir şey olmaz diye kimse buna yaklaşmasın. Mahvolur, hayatını  bitirir. Ben bir kaç defa bırakmayı denedim. En son 8 ay önce tedavi olmuş ve bir  iki hafta içmemiştim. Ancak o dönem kızımı trafik kazasında kaybettim. Bu üzüntü  beni yeniden eroine itti. Tekrar kullanmaya başladım.           Soru: Kullananlar neden suç işliyor? G.A: Eroin alabilmek için. Çünkü bir süre sonra para yetmez oluyor. Para  bulamayınca, krizi de gelince eroin kullanmak zorunda kaldığı için suç işlemeye  başlıyor. Suç işlemek istemiyor kimse ama çaresizlik buna itiyor. Soru: Alıştırırken bu maddeyi ucuz mu veriyorlar? G.A: Başlangıçta ucuz gibi. Bir paketi 5 liradan alıyorsun ama kısa süre  sonra günde 60 liraya yakın parayı buna vermek zorunda kalıyorsun. Çünkü krizini  kesmemeye başlıyor. Bir süre sonra para yetmiyor. Başlıyor suçlar. Önce evden  çalıyor. Evdeki eşyaları kapıları, pencereleri, mutfak dolaplarına kadar satıyor.  Bunlar bitince bu sefer yakınlarındaki insanlardan, anneden, babadan,  akrabalardan, arkadaşlardan isteme, onları dolandırma başlıyor. Bir süre sonra  onlar da gerçek yüzünü görüyorlar. Bu sefer onlar da vermediği için hırsızlık  başlıyor. Aklınıza ne gelirse çalıyorlar. Bahçelerden biber, domates, boş evlerin  camları, pencereleri. İnşaatlardan demir, tuğla, kum çalanlar bile var.  Satıcılara bir kilo biber verip yerine bir paket eroin alınabiliyor. Sonu gasp  zaten. Yol kesiyorlar. Sinyal diyoruz mesela. Trafik ışıklarında 50 kuruş, 1 lira  dileniyorlar. 5-10 lira toplayan, bulan hemen buraya gelip eroin alıyor. Soru: İnsanların bunun kötülüğünü anlaması için neler yapılmalı? G.A: Eğer bir düşmanın varsa onu öldüreceğine eroine alıştır. O kadar  kötü bir şey. Beni eroine başlatan adam öldürseydi bu kadar kötülük yapmış  olmazdı. Ölmekten, yatalak olmaktan beter haldeyim. Uyuşturucu zaten tümüyle kötü  bir şey. Merdiven gibi. Basamak basamak atlıyor. Önce esrar, sonra kokain, sonra  eroin. En sonu da zaten ölüm bunun. Başka hiçbir çıkarı yok. Bir gün bu ağaçların  altında bunun yüzünden öleceğimi biliyorum. Evli, çocuklu, iş sahibi bir sürü  güzel insanın bunun yüzünden gözümüzün önünde hayatı mahvoldu. Burada pisliğin  içinde ölüp gittiler. Kimseler de sahip çıkmadı. Cenazesine bile. O yüzden, her  kim merak ediyorsa, Allah için, zerre kadar akılları varsa uzak dursunlar.  Kullanan bir yakınları varsa ondan uzaklaşsınlar. Soru: Sen kurtulma çabanda ne durumdasın? G.A: Her bağımlı gibi bırakmak istiyorum ama olmuyor. Öyle olunca tabi  ölüp de kurtulmayı hayal ediyorum. Ne diyebilirim? Bir de yetkililerden destek  bekliyoruz. Daha çok destek. Şu anda yapılanlar da var. İnkar edemem. Ama daha  fazla desteğe ihtiyacımız var. Bizleri dışlayarak, görmezden gelerek bu sorunu  halletmelerine imkan yok. Bizi görmelerini, fark etmelerini bekliyoruz. A.A