E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

KOCASINI PAYLAŞMAK İSTEMEZ!

KOCASINI PAYLAŞMAK İSTEMEZ!

Şaban Özdemir (NP GRUP)

Çok eşlilik tartışmaları gündemdeki yerini koruyor… Prof. Dr. Nevzat Tarhan açıklamalarda bulundu.

 


Seçim öncesinde siyasilere yönelik internete düşen cinsel içerikli kasetlerle tartışılmaya açılan çok eşlilik, aile danışmanı Sibel Üresin'in ilginç açıklamalarıyla zirve yaptı. Çok eşlilik yasalaşmalı diyen Üresin'in açıklamalarına ilk tepkiyi Prof. Dr. Nevzat Tarhan gösterdi. Üresin'i "Freud'cu Muhafazakar" olarak tanımlayan Tarhan, açıklamalarını kadınların onurunu zarar veren açıklamalar olarak değerlendirdi.

Aile danışmanı Sibel Üresin'in açıklamaları daha çok tartışılacak. Üresin; "Erkek, bir başkasıyla imam nikâhı yapacağı zaman karısından izin almak zorunda değil. 4'üncü kadına kadar imam nikâhıyla evlenebilir. Ancak 2., 3. ve 4. eşler suiistimal ediliyor. 'Boş ol' dendiği zaman kadın ortada kalıyor. Bu nedenle çokeşlilik yasalaşmalı." Demişti.

HABERTÜK Televizyonu, 1 GÜN programında aile danışmanı Sibel Üresin'in çok eşlilik yönündeki açıklamalarını Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile masaya yatırdı. Canlı yayınlanan programda Rektör Tarhan Sibel Üresin'in açıklamalarını aile bütünlüğüne zarar veren açıklamalar olarak değerlendirdi. Üresin'i Freudcu Muhafazakar olarak tanımlayan Tarhan;

Şimdi Freudcu muhafazakarlar çıktı. Cinselliği hayatın merkezine alan freudcu yaklaşım bütün dünyada terk edildi. Bir kişinin cinselliği hayatın merkezine alması ve bunu savunuyor olması erkeğin ve kadının biyopsikolojisini bilmemek demektir.

Erkeklerin yüzde 85'i aldatıyor açıklamalarının hiçbir temeli, istatistiği yok. Bu popüler olmak için söylenmiş bir şey izlenimi uyanıyor bende. Kadınlık onuruna zarar veren bir yaklaşım.

Erkeğin fizyolojisi ile kadının fizyoloji farklı çalışıyor. Erkekte erotizm kadın ise romantizmi ön planda tutuyor. Evliliğin 4 ayağı vardır masa misali. Bu dört ayağı sevgi, saygı, güven ve cinsellik oluşturur. Cinselliğin evlilikte yüzde 25 gibi bir değeri varken bunu evliliğin en önemli ayağı gibi algılamak ve yansıtmak hatalı yorumlara neden olur.

Evliliğin sevgi, arkadaşlık, dostluk ve muhabbet boyutları varken hepsini göz ardı ederek 8 dakika süren bir cinselliği ön plana taşımak evliliği bilmemek demektir.

İkinci evliliği yapıp da mutlu olan erkek ve ya kadın olsun yok denecek kadar az. Gelen kişi sorunlarıyla birlikte geliyor çünkü. Bana daha az vakit ayırıyorsun, ona şunu aldın bana almadın gibi kıyaslamalar yapıldığı için mutluluk düşüyor. Bu tarz konuşmalar kadınların onuru açısından incitici bu tutum yanlışa teşvik eder.

Bizim inanç sistemimiz tek eşliliği amaç edinmiş. Böyle bir durum varken tersini savunmak inanç sistemini manipule anlamı taşır. Ailelere zarar verecek yaklaşımlar bunlar. Bunun için fırsat kollayan kişiler olacaktır. Hanımefendi 3'üncü eş olarak kabul edebilir mi kendini. Teşvik edici konuşmalara dikkat etmek gerekir.

İnsanın hayatını cinsellik yönlendirmez insan bu duyguyu yönlendirir. Cinsellik kontrol edilmesi gereken bir duygu. Bu konuda psikoloji bilimine uygun davranarak konuşması gerekir. Teşvik ederek konuşması aile bütünlüğüne zarar verir.

Yasallaşması ayrı bir tartışma konusu. Batıda 1950'lerde boşanma yüzde 10'idi 1990'larda yüzde 50'ye kadar çıktı boşanma oranları. Fransa'da evlilik dışı doğan çocuk sayısı yüzde 50'nin üzerine çıktı. Anne baba bir arada olmadan nikahsız doğan evlilikler arttı bu da evlilik kurumunu ciddi krize soktu. Bu durumun ardında cinsellik konusundaki değer yargılarının değişmesi yatıyor. Kadınlar eşini paylaşmamayı arzular.

Kadının cinsel yönde kendini sergileme zaafı varken erkeğin ise çok eşliliğe yönelik bir zaafı vardır. Önemli olan iki tarafın bu zaaflarını kontrol edebilmesi. Bunlar insanı insan yapan özelliklerdir. Bu enerjiyi iyi yönetebilmek önemli." Dedi.