E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

GÜNE HUZURLU BAŞLAYIN

 GÜNE HUZURLU BAŞLAYIN

A.A

Güne dinlenmiş olarak başlamak için iyi bir uyku şart. İyi uyumayan insan sabah kalktığında mutsuzdur, huzursuzdur.

 


Türk Uyku  Tıbbı Derneği Başkanı Doç, Dr. Sadık Ardıç, güne dinlenmiş olarak başlamak için  iyi bir uykunun zorunluluğuna dikkati çekerek, “İyi uyumayan insan sabah  kalktığında mutsuzdur, işe gitmek istemez, huzursuzdur, çevresi için stres  oluşturur, üretkenliği azalır, yaşam kalitesi düşer” dedi.

Türk Uyku Tıbbi Derneği tarafından Antalya'da düzenlenen “10. Uyku Tıbbı  Kongresi” başladı. Kongre dolayısıyla AA muhabirine açıklama yapan Dernek  Başkanı ve Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs  Hastalıkları Kliniği Uyku Hastalıkları Tanı ve Tedavi Merkezi Şefi Doç. Dr. Sadık  Ardıç, insan bedeninin ertesi gün yeni bir yaşama hazır olması için iyi bir  uykunun gerekli olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ardıç, “İyi uyumayan insan sabah  kalktığında mutsuzdur, işe gitmek istemez, huzursuzdur, çevresi için stres  oluşturur, üretkenliği azalır, yaşam kalitesi düşer. Kişinin güne dinlenmiş  olarak başlaması bu açıdan çok önemlidir” dedi.

İyi uykunun, yatağa yattığında kişinin tüm biyolojik fonksiyonların  düzenli olarak çalıştığı uyku demek olduğunu kaydeden Ardıç, “Örneğin evinin  yakınında gürültü yapan bir jeneratör varsa, kişinin uyku kalitesi otomatik  olarak olumsuz etkilenecek demektir. Yani ısı, ışık, ses ve uyunulan mekanın  konforunun yeterli olması lazım. Onun ötesinde, bireyin bedeninde rahatsızlığın  olmaması gerekiyor ki iyi uyku uyuyabilsin” diye konuştu.
        
UYKU VE HASTALIKLAR
        
Uykuyla ilintili 84 hastalık olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Sadık Ardıç,  diş gıcırdatma, sayıklama, gece bilinçsizce kalkıp gezmenin birer uyku problemi  olduğunu, ancak genel değerlendirme içinde verdiği zararın az olduğunu ifade  etti.

Solunumsal uyku problemlerinin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan  Ardıç, halk arasında komik sayılan horlama belirtisinin, çok önemli bir uyaran  olduğuna işaret etti.

Doç. Dr. Ardıç, şu bilgileri verdi:

“Nasıl öksürük, önemli bir uyaransa horlama da o şekilde hastalığın  varlığı hakkında habercidir. Solunumsal uyku hastalıklarının ilk belirtisi  horlama fark edildiğinde, hekime başvurmanın faydası var. Uyku şaka değil.  Horlama ile dalga geçmek bence bilimsel anlamda ayıp. Horlayana hepimiz güleriz.  Gülmek değil, doktora gitmesini tavsiye etmek lazım. Horlayan kişinin uyku ile  ilgili problemi var demektir. O çözüldüğünde, kişinin yaşam kalitesi, konforu,  yaşamdan aldığı keyif çok daha artacaktır.

Çünkü uykuya ilişkin hastalık, kişinin  depresif olmasına neden oluyor, libido kaybı oluyor. Solunuma ilişkin uyku  hastalıkları erkeklerde biraz daha fazla görülüyor ve erkek hastanın libidosu  azaldığında evliliğin anlamı da sorgulanır olmaya başlıyor.

O anlamda da riski  ortadan kaldırmanız gerekiyor. Ayrıca horlamalı uyku hastalığında 90 desibellik  gürültü oluşur. Bu durumda horlayanın yanındaki eş mahvolur. Horlayanın yanındaki  insomnia denilen uykusuzluk hastalığına yakalanır sıklıkla. Gürültü biraz daha  fazla ise işitme kaybına neden olur. Horlama sadece kişinin kendisi için değil,  eşi için de risk faktörü.”

Ardıç, uyku apnesi sendromu (uykuda solunumun durması) ve solunuma bağlı  uyku hastalıklarının başlamasıyla birlikte, bu hastalığa bağlı olarak gelişen yan  hastalıkların tedavisinin güç, yaşam kalitesini bozan, insanın üretkenliğinin  düşmesi nedeniyle topluma yük olmasına yol açan ve ekonomik kaybın çok yoğun  olduğu koşulların oluştuğunu belirtti. Ardıç, “Ama bunları erken teşhis ve  tedavi ederseniz, bireyler bu hastalık riskine maruz kalmıyorlar” dedi.
        
İDEAL UYKUNUN KOŞULLARI

Doç. Dr. Ardıç, ideal uykunun koşullarını ise şöyle açıkladı:

“Uyku hijyeni denilen şeyin sağlanması gerekiyor. Bireyin rahat edeceği,  huzursuz olmadan yatacağı, kişinin ekonomik gücüne göre her türlü materyalden  oluşan yatakta yatılmalı. Uyunulan yer, organizmanın, ışığın uyarısı olmaksızın  yapması gereken fonksiyonlara uygun olmalı. 18-22 derece uyku için iyi ısıdır. 

Uyunulan odada ses olmaması lazım. Yatak odasında sadece yatak olmalıdır.  Televizyon, radyo, kütüphane ve hatta gardırop bile olmamalıdır. Ayrıca bireyler  sigara içmemeli, alkol alıyorsa uykudan 4 saat önce içilip bitirilmesi gerekir.  Fazla kilo da uykuyu bozan önemli bir faktördür.”